Arif Kızılyalın

Fanatizm, olimpizm ve seçimler

28 Eylül 2021 Salı

Geçen hafta sonu Süper Lig maçları vardı; kimileri kazandı, kimileri kaybetti. Kimileri ise hain, şikeci ilan edildi. Çünkü Türkiye’de futbol fanatizm çizgisinde. G.Saray seyircisi Luyindama’yı astı. Ayağındaki topu eveleyip geveleyip rakibe kaptırdığı, Göztepe’nin de sonra Berkan, ardından da Muslera’nın hatasından golü bulduğu için. Maç sırasında seyirci, sonrasında Twitter denen çöplük bu genç insanı resmen darağacına yolladı.

Sadece o mu? Göztepe’nin hatalı gol yiyen genç kalecisi İrfan Can Eğribayat da nasibini aldı linç kumpanyasından.

Ne o İrfan bilerek gol yemiş, topu kendi kalesine atmış. Evet, şanssız bir goldü İrfan’ın yediği. Şike mi yaptı İrfan? Asla! Her kaleci böyle goller yer, özellikle de iyi kaleciler! Yasin Özdenak’tan Rüştü Reçber’e Volkan Demirel’den Simovic’e, Muslera’dan Altay’a bu tip gol yemeyen kaleci var mı lig tarihimizde? O zaman, çocukken Arda Turan ile çekilmiş fotoğrafını yayımlayıp niçin karalıyoruz İrfan’ı ve diğer hata yapan futbol emekçilerini?

Gelin bırakalım şu fanatizmi.

Olimpizm felsefesi ile yaklaşalım olaya. Böyle yaklaşamazsak, İstanbul’un 2036 hedefini tutturamayız. Çünkü olimpizm felsefesi, tribünde oturup normal insanlar gibi müsabaka izlemekten, ertesi gün kalkıp spor yapmaktan, o işlerden keyif almaktan geçer. 

Peki, biz olimpiyatı alabilir miyiz? Ekrem İmamoğlu’nun İPA ile birlikte yürüttüğü bir proje var. Şu an kurulum aşamasında, olimpiyat yolunda İstanbul’un iç dinamiklerini harekete geçirmek için masalar oluşturuluyor. Spor dünyasının kanaat önderlerini topluyor İBB; Genel Sekreter yardımcısı Murat Yazıcı önderliğinde. Aynı zamanda da harıl harıl olimpik tesis yapılıyor; daha doğrusu tesisler olimpik standarda çekiliyor. Bu konuda da Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur’un kıymetli çalışmaları var. Gelgelim, merkezi otorite, iktidar-muhalefet çekişmesi nedeniyle İstanbul’un bu çalışmasına pek sıcak değil şu sıralar. Oysa bu işi en iyi Spor Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu bilir; eğer yerel ve merkezi yönetim 2036 İstanbul yolunda el ele vermezse, olimpiyat falan düzenleyemeyiz. O yüzden Ekrem İmamoğlu’nun, “Birlikte çalışalım, devlet, millet el ele; Ankara da İstanbul’un 2036 hedefine destek olsun” çağrısına kulak verilsin. 

Olimpiyat demişken insanın aklına yaklaşan federasyon seçimleri de geliyor.

30-35 gün içinde Türkiye’yi 2024 Paris oyunlarına taşıyacak yönetim kadrolarını seçecek Türk sporu. Belli kriterler olmalı 66 branş için. Öncelikle olimpik branşlar eğer Tokyo’ya sporcu gönderemediyse o branşların başkanlarının aday olmaması gerek. Keza, kota alıp olimpiyata turistik seyahat için giden federasyonların da başkanları aday olmamalı etik anlayış gereği. Olimpik olmayan branşlarda ise kıstas, halka dokunuş olmalı; kaç kişiye eriştik ona bakıp seçelim gelin federasyon başkanlarımızı.

Ve adaylar lütfen sporun içinden gelsin; kızı ilgili branşı yapan hatırlı baba tipi başkanlardan lütfen uzak duralım!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları