Arif Kızılyalın

İstanbul’u Ozan kurtardı

08 Eylül 2019 Pazar

Demek ki haklıymış; maçla ilgili, “Rakibin büyüğü küçüğü olmaz” diyen teknik direktör Şenol Güneş...
Kazanana kadar neredeyse göbeğimiz çatladı nokta ülke Andorra karşısında.
Direndiler, kaleci Gomes’le, kaptanları Lima’yla ve takım ruhuyla...
Biz de galiba kafaca hazır değildik. Yoksa istatistikler falan çok iyiydi; ilk 45 dakika Andorra’nın 1 şut girişimine karşı 15 şutumuz, yüzde 85’lik top kullanma yüzdemiz falan.. Ama o son vuruşları, final dokunuşlarını öyle kötü yaptık ki.
Belki 1. dakikada Cenk’le Yusuf’un direği yalayan hücum girişimleri gol olsa, farklı bir senaryoya bürünecekti ama olmayınca olmuyor.
Hatta Kenan’ın oyuna alnıp çift fotvete dönüşü de çözemedi kilidi. Taa ki Ozan’ın sahaya sürülüp rakip 18’i karıştırışına kadar da maç durdu adeta.
İşte o Ozan; dünü, daha doğrusu günü kurtardı. Yusuf’un kornerine çok iyi yükselip İstanbul’u aydınlattı.
Evet kazandık ancak anladık ki sakat Burak, Romalı Cengiz olmazsa olmazlarıymış.
Ya da acilen yeni hücumcular üretmeli Türkiye...
Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Hiçbir Avrupa kariyeri olmayan futbolculardan kurulu Andorra’yı niye 1-0 yendik diye... Örneğin; onların Fransa, İtalya, İspanya 2. liglerinde oynayan yarı profesyonel oyuncularının toplam ederi bizim Cenk Tosun’un haftalık kazancı kadar bile değil. Şimdi bu maçın 0-0 bittiğini düşünün; Milli Takım, yıllar sonra İstanbul’a dönmüş ve Andorra’yı yenemiyorsun. O yüzden son tahlilde Ozan’a ne kadar teşekkür etsek az. Ancak Moldova ya da Arnavutluk maçlarında ikinci bir Ozan çıkaramazsak vah halimize!..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ya kahramansın ya hain! 22 Haziran 2021