Arif Kızılyalın

Yeni nesil olimpiyat ve Tanrı Mete'nin ıslıklı oku!

03 Ağustos 2021 Salı

2020 Tokyo Yaz Olimpiyat Oyunları gösterdi ki, spor bizim bildiğimiz spor değil. Değişimin farkındaydık, ama Japonya’da gördük ki, babadan kalma, beylik branşlar yavaş yavaş o eski cazibesini kaybediyor, yeni heyecanlar ön plana çıkıyor. Örneğin 13 yaşındaki Japon kaykaycı Nishiya’nın sokak disiplini dalında olimpiyat şampiyonu oluşu, spor dünyasının içinde bulunduğu değişim-dönüşümün en önemli işareti. 2024 Paris ve sonraki iki olimpiyatın en fazla izlenecek branşı olmaya adaydır kaykay. Çünkü çağımız kent insanı fazla para harcamadan, evinden çıkar çıkmaz bu sporun içinde buluyor kendini. Keza sportif tırmanış da 2024 ve sonrasının branşı olacak kano ile birlikte. O yüzden, ister yerel olsun, ister merkezi spor yönetimi bu 2-3 branşa aciliyetle yatırım yapmak zorunda. İstanbul’un çeşitli ilçelerinde olimpik ölçülerde olmasa da halkın kullanabildiği kaykay alanları var; biraz para harcanırsa İstanbul kaykay cenneti olur. Sportif tırmanış da hemen sonuç alınabilecek bir branş gibi duruyor. Kaykaya göre fazlaca sorumluluk gerektirdiğinden yoğun katılım şu an için çok kolay gözükmese de cemaatlerin, tarikatların gölgesindeki izcilik federasyonu eğer biraz vizyoner düşünür ve ilgili federasyonla işbirliği yaparsa Türkiye bu branşta da yol alır. Diyeceksiniz ki, “kaykayda olimpiyat şampiyonu olsan ne olur.” Çokça izlenen erkekler basketbol branşı ile kaykayın olimpiyat şampiyonları günün sonunda aynı kefede değerlendiriliyor. Ülkenin şeref tablosunda branş farkı gözetilmiyor. O yüzden Bakanlık tarafında Mehmet Muharrem Kasapoğlu, yerel yönetim tarafında toplam ülke nüfusunun yarısına hitap eden Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Tunç Soyer ivedilikle yeni branşlara yatırım yapmalı, ki Sayın İmamoğlu’nun kurduğu İBB Spor Kurulu’nun kaykay, cimnastik, tırmanış, okçuluk gibi branşlara özel ilgi gösterdiğini biliyoruz.

TESADÜFİ BAŞARI DEĞİL

Söz okçuluktan açılmışken, Mete Gazoz, yıllardır hasretini duyduğumuz olimpiyat altınını getirdi. Kesinlikle tesadüfi bir başarı değil! TMOK Başkanı Uğur Erdener böyle bir başarının geleceğini kestirebiliyordu. Çünkü, Okçuluk Federasyonu Başkanlığı yıllarından, bu zafer yolunun taşlarını döşemiş, Dünya Okçuluk Federasyonu Başkanı olduğunda Türkiye’ye etkinlikleri getirmiş, gençliğin ilgisini bu branşa çekmişti. Mete de babasının okçu olması nedeniyle seçilmiş bir rol modeldi. Sinirlerine hâkim olması için resim dersi bile aldırıldı, program dahilinde! O yüzden Bakanlık, genel müdürlük, aile ve TMOK’nin ortak çalışmasının ürünüdür bu olimpiyat altını. Gönül ister ki, yeni nesil sporlar dahil, herkes planlı, programlı çalışsın. Yeni Meteler çıksın, Türkiye efsane olsun!

Tesadüf bu ya, Mete Gazoz’un muhtemelen adını aldığı MÖ 200’lü yıllarda yaşadığı varsayılan Tanrı Mo-Tun yani Hükümdar Mete Han’ın o yıllardaki en büyük savaş silahı olan ıslıklı oku icat eden kişi olduğunu da anımsatırım.

Islıklı okla tüm Batı'ya hakim olmuş; attığını da vrumuş!

Hani işi okçuluk vakfına falan dayandırmak isteyenler, var ya tarih derslerine iyi çalışsınlar!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Döviz futbolu vurur mu? 19 Kasım 2021
MHK’de kavga bitti mi? 2 Kasım 2021