Aydın Engin

Davutoğlu Güzellemeleri

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Birkaç hafta önce katıldığım bir TV programında, AKP’ye yakın durduğunu bildiğim, ama aynı zamanda gazeteci kalmaya çabaladığını sandığım bir kadın meslektaş, Ahmet Davutoğlu sayesinde Türkiye’nin “muhteşem bir dış politika ekseni yarattığı”nı söyledi.
Afalladım. Dalga mı geçiyor, diye yüzüne baktım. Hayır, çok ciddiydi.
Bitmedi. Aynı programda bu kez bir erkek meslektaş, hem de epey yakından tanıdığım biri Türkiye dış politikasına hiçbir yanlış anlamaya izin vermeyecek açıklıkta ve kesinlikte övgüler düzdü. Türkiye artık Ortadoğu’da ABD’ye kafa tutan, gündem belirleyen bir güçmüş; Ortadoğu’da Türkiye’nin katkısı olmayan hiçbir çözüm ve senaryo mümkün değilmiş, falan filan…
O zaman şaşırmış ve bu ölçüde yağcılığın sebebini anlayamamıştım. Şimdi daha iyi kavrıyorum. Anlaşılan bu meslektaşlar sıkı birer gazeteci olduklarından Davutoğlu’nun AKP genel başkanlığına ve başbakanlığa yürüdüğünü epey önceden çakmışlar da kendilerine çekidüzen veriyor, yeni döneme hazırlanıyorlarmış…
Nitekim son iki hafta içinde Davutoğlu’na övgüler düzen, onda hem bir siyasetçi, hem bir mütefekkir gören, onu AKP’de epey kıt olan entelektüellerin en seçkini olarak alkışlayan yazılar art arda belirmeye başladı.
Ben gafil ise hâlâ eski soruları art arda sıralamakla meşgulüm.
Bu Davutoğlu uzun süre AKP hükümetlerinin dış politika çizgisini perde arkasından belirleyip, sonra su yüzüne çıkıp, bakanlık koltuğuna bizzat oturduktan sonra patlattığı ilk demeçlerinden birinde, dış politikamızda ana ekseni “komşularla sıfır sorun” hedefinin oluşturduğunu söylememiş miydi?
Şu aramızda sıfır sorun olan komşularımız hangileri acep?
Batı tarafında Yunanistan, Bulgaristan tamam. Biri ekonomik krizle, öteki yoksullukla boğuşmakta; o yüzden sorun yaratacak halleri yok. Yani kendiliğinden sıfır sorun.
Peki, doğu ve güneyde? Yani Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak, Suriye komşularımızla durum nasıl?
Azerbaycan’a petrol ve doğalgaz prangasıyla sımsıkı bağlanmışız. O sıkı bağ, Ermenistan’la ilişkileri normalleştirme adımını göstermelik adımlara dönüştürdü. Ermenistan aramızda sınır kapısı olmayan bir komşuluğa devam ediyor. Yani Ermenistan sorununda sıfır ilerleme…
İran’la ilişkiler eskisi gibi değil. Yani Şii İran rejiminin ağırlıklı olarak Sünni Türkiye’ye İslam devrimi ihraç edeceği paranoyası epey gerilerde kaldı. Ama onun yerini ilkeli bir komşuluk ilişkisi değil, İran’a uygulanan ambargoyu fırsat bilip Rıza Sarraf adlı boş bakışlı delikanlı üstünden yürütülen şaibeli ticaret aldı. Buna “bezirgân usulü sıfır sorun” dense yeridir.
Ne kaldı?
Irak, Suriye!..
Mezhep kardeşliği”ni dış politikada belirleyici bir çizgi olarak benimsediniz mi Irak’ta olan olur. IŞİD sizin için Irak’ta Saddam yönetimindeki iktidarlarını kaybetmiş Sünniler üstündeki ağır baskı ve aşağılamalara tepki olarak doğmuş -neredeyse- meşru bir hareket olur.
Suriye’ye gelelim mi?
Gelmesek daha iyi galiba. Mezhep kardeşliğinin belirlediği dış politika galiba en çok ve en somut Suriye konusunda gözleniyor ve yaşanıyor. Nusayri ağırlıklı Baas rejimine karşı profesyonel katillerden oluşan El Kaide, El Nusra ve IŞİD gibi örgütlerle kucak kucağa olup, TIR’lar dolusu destek sağlayıp, Esad rejiminin birkaç ay içinde devrileceğini sanıp, Suriye sınırını kevgire çevirip, sınır boyu kent ve kasabaları cihatçı teröristler için sığınağa, barınağa dönüştürüp ülkeyi Ortadoğu’da sahici bir bataklığa iten bu dış politika “sıfır sorun” mu yaratır, yoksa “sırf sorun” mu?

***

Bütün bunları bilip de Davutoğlu güzellemesi yapanları anlayamıyordum, anlamamıştım. Meğer bir bildikleri varmış. Onlar Ahmet Davutoğlu nam siyasetçinin iktidar partisinin yeni genel başkanı ve ülkenin başbakanı olacağını bilmiş ya da sezmiş ya da kulaklarına fısıldanmış olsa gerek ki o güzellemeleri döktürmüşler; döktürüyorlar, döktürecekler…
Sözün kısası: Hedeflerinin tam zıddı sonuçlar veren planlarıyla uluslararası ün kazanmış Ahmet Davutoğlu başbakanımız oluyor…
Annnneeeee!.. 

f


Yazarın Son Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018
Hani bir Demirtaş var(dı) 9 Ağustos 2018
CHP’nin intiharı (mı?) 8 Ağustos 2018
Bin yamalı bohça: CHP 26 Temmuz 2018