Skandalı kapatan savcının sicili
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Skandalı kapatan savcının sicili

14.12.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kitap fuarından dönmüştüm. Tanımadığım bir isimden şu mesajı aldım: 

“İstismara uğrayan kız çocuğunun durumu hakkında takipsizlik kararı veren savcının adı Hüseyin Erkan Özkurt mudur? Kardeşimi cinayet sonucu kaybettik. Otopsi, parmak izi, atış artığı tespitleri cinayet olduğunu belgelediği halde, o savcı dosyayı kapadı. Eğer aynı savcı ise bilmemiz çok önem arz ediyor...”

Doğruydu. H.K.G’nin çocuk yaşta evlendirilip yıllarca istismar edilmesine dair dosyayı 2013’te kapatan isim İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Hüseyin Erkan Özkurt’tu.

Peki, aynı savcının sicilinde bir de cinayet dosyası kapama mı vardı? 

Tarih: 14 Mayıs 2022. 

Yer: İstanbul. 

Polise bir ihbar geldi. Melih Yahya Terzili adlı kişinin intihar ettiği iddia ediliyordu. 

51 yaşındaki Terzili ile eşi S.D.T. boşanma aşamasındaydı. Olay günü de tartışmışlar, iddiaya göre Terzili de kendisini silahla öldürmüştü. 

Gelin görün ki ailesinde ve avukatlarında cinayet şüphesi vardı. Hatta uyuşturucu kullanmakla itham ettikleri eş S.D.T’nin de zanlılar arasında olduğunu ileri sürüyorlardı. 

Soruşturma sürecinde gelen raporlar da bu düşüncelerini pekiştiriyor lakin savcı bir türlü görevini hakkıyla yapmıyordu. 

Keza o savcı “Şahsın ölümünde üçüncü bir şahsın kast, ihmal ve taksir derecesinde icrai veya ihmali bir eyleminin söz konusu olmadığı anlaşıldı” diyerek dosyayı da kapadı. 

İşte bunun üzerine...

Savcı hakkındaki şikâyet dilekçesi kısa süre önce Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) iletildi. 11 sayfalık dilekçede “etkili soruşturma yapmamak”, “soruşturmayı akamete uğratmak”, “bilerek eksik inceleme” ve “görevi ihmal” suçlamaları vardı. 

Ve evet, şüpheli ölüm dosyasında böyle itham edilen savcı ile 6 yaşındaki çocuğun istismar dosyasını 2013’te kapatan savcı aynı kişiydi: Hüseyin Erkan Özkurt! 

Peki, o savcının cinayet dosyasını kapatmakla suçlanmasına neden olan iddialar neydi? Adalet Bakanlığı’na da CİMER’e de iletilen o dilekçeden özetliyorum:  

1- Savcı olay yeri incelemesi ve delil toplanması işlemlerini olması gerektiği gibi icra etmedi, yüzeysel yaptı. Cenaze sıradan bir intihar vakası olarak morga kaldırıldı. 

2- Olay yerinde bulunan tüm şahısların el swap örnekleri ve tırnak altı sürüntüsü alınmadı. Olayın yaşandığı çevrede kamera kayıtları olup olmadığı araştırılmadı. Apartmana olay öncesi giren kişilerin bulunup bulunmadığı tespit edilmedi. 

3- Otopsi raporunda ortaya çıkan, maktulün vücudundaki yaraların neden ileri geldiği, neden olduğu, nasıl meydana geldiği gibi hususları savcı hiç araştırmadı. 

4- Bir raporda eş S.D.T’nin sağ elinde bulunan atış artığının, maktulün sağ elinde bulunan atış artığından daha fazla olduğu açıklandı. Keza sağ elini kullandığı bilinen maktulün neden dolayı sol eline göre sağ elinde daha az atış artığı olduğu da araştırılmalıydı. S.D.T’de bulunan atış artığı yeterli şüphe oluşturuyordu ve ifadesi şüpheli olarak alınmalıydı. Ancak “Bu durum hayatın olağan akışına uygundur” denilerek doğru olmayan bir yaklaşımla dosya kapatıldı. 

O TELEFONU KİM NEDEN KULLANDI?

5- Yine maktulün vefatından sonra maktulün kullandığı adli emanetteki cep telefonu ile uzun süreler ile görüşüldüğü, SMS mesajları gönderildiği ve başarılı olduğu HTS kayıtlarında mevcuttu. Bu telefon savcılık tarafından el konulmuş ve adli emanette iken nasıl ve kim ya da kimler tarafından maktulün hattı kullanıldı? Konuşma içeriği neydi? Talebimize rağmen savcı araştırmadı. 

6- Eğer maktul Melih Yahya Terzili içinden tabancayı almak üzere ayakkabı kutusunu elleriyle tuttu ise, kutunun içindeki poşeti açtı ise, mermi kutusunu eline alıp mermileri şarjöre tek tek doldurdu ise, tabancayı eline alıp tabancayı kurup/namluya mermi sürdü ise, tabancayı ateşleyerek kendini vurdu ise incelemesi yapılan tüm bu materyallerde mutlaka ve mutlaka maktulün parmak izlerinin tespit edilmesi gerekirdi. Tüm bu materyallerde maktulün parmak izinin çıkmamış olması, maktulün bu materyallere hiç dokunmadığını, onlara elini dahi sürmediğini (dolayısıyla intihar etmediğini) apaçık ispatlamaktaydı. Ayrıca herhangi bir iz tespit edilememesi de olay yerinde adli birimlerce/kollukça inceleme yapılmadan delillerin yok edilmesi amacıyla bir temizlik yapıldığının şüphesini ve hatta ve hatta ispatını da ortaya koymaktaydı. 

Bitiriyorum... 

Melih Yahya Terzili intihar mı etti yoksa öldürüldü mü, bilmiyorum. Bildiğim şu ki, bazı savcılar ve hâkimler eliyle bu ülkede neredeyse her gün adalete tecavüz ediliyor, her gün adalet öldürülüyor, her gün adalet gömülüyor. Bu çürümeye şifayı yaratıcısı AKP’den beklemiyorum, şimdilik “Unutursak kalbimiz kurusun” sözlerini tutmadığımız için utanmakla başlayalım.

Yazarın Son Yazıları

Bahçeli’nin bakışı neden değişti?

MHP lideri Devlet Bahçeli, bayramın birinci günü Türkgün’de danışmanı Yıldıray Çiçek’e konuştu.

Devamını Oku
05.06.2026
AKP kurmayının şiddet dosyası

“Tüm aileni geberteceğim, çocuklarının gırtlağını keseceğim!”

Devamını Oku
03.06.2026
Konuşulmayan o rapor

Gündemin hoyrat ritmi, bir rapora hak ettiği parantezi açma imkânı vermedi maalesef.

Devamını Oku
29.05.2026
Bir kayyumun anıları

“CHP’nin Çevre Sokak’taki CHP Genel Merkez binasına bir kısım demirbaş eşya ve birkaç dosyayı almak için gittiğimde ilginç bir manzara ile karşılaştım.

Devamını Oku
27.05.2026
Korkulan bir flaş bellek

Hikâyesini üç ay önce bu köşede okudunuz.

Devamını Oku
22.05.2026
Sen neymişsin be Şule!

14 Nisan 2025 Pazartesi’nin sabah saatleri...

Devamını Oku
20.05.2026
10 not

Bugün defterimdeki bazı notları paylaşmak istiyorum

Devamını Oku
15.05.2026
Yeniden seçilme planı

Erdoğan’ın konuşmasını dinleyince ağzımdan “Çok alametler belirdi” sözü çıktı.

Devamını Oku
13.05.2026
Erdoğan’ın başkanlık devrinin sonu mu?

Beklenti şu: Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis erken seçim kararı alacak.

Devamını Oku
08.05.2026
Aman bunları bilmeyin, çok gizli!

Bir değil, beş değil, yüzlerce kez yazdık.

Devamını Oku
06.05.2026
Soylu’nun arşivi

BİR: Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesinden ayrıntıları, gazeteci İsmail Saymaz’dan öğrendik.

Devamını Oku
01.05.2026
Ve o skandaldan geri dönüldü

Önce kısa bir hatırlatma...

Devamını Oku
29.04.2026
Bir derdim var

23 Nisan’dı ya, iktidar siyasetçilerinin dilinde benzer cümleler vardı.

Devamını Oku
24.04.2026
Mesele sadece A101 değil sen hâlâ anlamadın mı?

“Örnek bir Anadolu girişimcisi enerjisiyle önce ticari şirketler sonrasında ise sanayi şirketleri kurmuştur.”

Devamını Oku
22.04.2026
Şu ürkütücü rakamlara bakın

Biliyor musunuz: Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Teftişe geliyorum, ona göre hazırlan!

Bazen öyledir.

Devamını Oku
15.04.2026
Sorularım var

Haber şu: MHP, İstanbul’daki tüm teşkilatlarını feshetti.

Devamını Oku
08.04.2026
Kütahyalı’nın parası kime gidecek?

Gazetemiz Cumhuriyet’te yetişen ve şimdi RTÜK üyesi olarak görev yapan İlhan Taşcı ile buluştum.

Devamını Oku
03.04.2026
Bahçeli gereğini yaptı, sıra yargıda

Özet tablo şu: Ankara’da bir suç örgütü var.

Devamını Oku
01.04.2026
Eski MHP’li o davaya girseydi...

Telefonuma bir mesaj düştü. Gençlik yıllarından beri Alparslan Türkeş’in yanında olan, MHP’nin eski yöneticilerinden Şevket Bülent Yahnici yazmıştı

Devamını Oku
27.03.2026
Kim bu Cevheri Güven?

“Çetenin, TSK içinde üç tür faaliyet gösterdiği belirlendi...

Devamını Oku
25.03.2026
Gizli hesaplar

Yıllardır ara ara baktığım bir web sitesi var; İsviçre bankalarındaki uyuyan varlıkları listeliyor.

Devamını Oku
20.03.2026
Silivri yolunda

Sabahın erken saatleri...

Devamını Oku
18.03.2026
Yine bir yol ayrımı

Bu köşede daha üç hafta önce süreç komisyonunun ortak raporundan alıntılar paylaştım.

Devamını Oku
13.03.2026
Tanıdık geldi mi?

Önce 133 kelimeden oluşan şu uzun mu uzun cümleyi okuyun lütfen...

Devamını Oku
11.03.2026
Devletin ‘habersiz’ cezaevi raporu

Fahrettin Altun sürgün edilip Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı’na atanınca bir sorunun yanıtını aramıştım.

Devamını Oku
06.03.2026
Kim casus, kim hain ve aslında kim yurtsever?

Kurmay albay hakkında bir ihbar yapıldı.

Devamını Oku
04.03.2026
‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026