At yalanı mağdur etsinler inananı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

At yalanı mağdur etsinler inananı

29.02.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bazen bir masal anlatırlar. Gerçeğin kendisini masal sanırsın.

Dün 28 Şubat’ın yıldönümüydü. Sorsanız hepsi mağduruydu. En çok "28 Şubatvari müsamere" ifadelerine takıldım. Öyle ya, Cumhurbaşkanı yakın zamanda Atatürk ve hilafet üzerinden yaşanan tartışmalara atıfla kullanmıştı: "Son günlerde sık sık karşımıza çıkmaya başlayan 28 Şubatvari müsamerelerin gerisindeki güçleri de niyeti de hevesi de gayet iyi biliyoruz".

Herkes anlamasa da yaygın bir komplo teorisine gönderme yapıyor. "28 Şubatvari müsamere" diyenler, 90’lı yıllarda irtica tehdidinin olmadığını, bu algının oluşturulması için çeşitli tiyatroların oynandığını iddia ediyor. En çok verdikleri örnek ise Aczimendiler. Onlara göre bu yapı, 28 Şubat’a zemin hazırlamak için yaratıldı. Hatta Aczimendiler’in ajan olduğunu iddia edenler bile oldu. Erdoğan’ın halihazırdaki danışmanı İlnur Çevik, 28 Şubat davasında tanık olarak dinlendiğinde bunu ima etti.

Peki gerçekten öyle mi?

NURCULUK’UN KOLU

Baştan söyleyeyim. Bana göre irtica dün de gerçek bir tehlikeydi bugün de gerçek bir tehlike. Aczimendiler ise bir tiyatro filan değil, son derece gerçek bir hikaye.

Şöyle anlatayım…

Aczimendilik esasen Nurculuk’un bir kolu. Şeyhleri Müslüm Gündüz olan, Elazığ merkezli bir cemaat. Gündüz, Said Nursi’nin öğrencilerinden emekli Albay Hulusi Yahyagil’in yakın çevresinde yer almış bir işçi emeklisi.

Aczimendiler, görünümleriyle badem bıyıklı Nurculardan ayrılıyor. Siyah sarık ve cübbe giyiyor, ellerinde asa taşıyor, saçlarını sakallarını kesmiyorlar.

Sanılanın aksine Aczimendiler, 28 Şubat’ın hemen öncesinde çıkmadı. 80’lerin ikinci yarısında başladılar, 90’lı yılların başından itibaren yaygınlaşıp meydanlara çıktılar.

Örnek olsun…

10 Kasım 1992’de Atatürk’ün anılmasını protesto etmek için Elazığ’da ellerinde sopalarla anma töreninin yapıldığı meydana yürümüşler, gözaltına alınmışlardı.

14 Kasım 1992’de Milli Mücadele’nin önderinin Atatürk olmadığını söylemiş, Atatürk’ü hain ilan etmişlerdi.

Şeyhleri Müslüm Gündüz, 90’larda zaman zaman televizyon programlarında görünen keskin söylemli bir isimdi. Aczimendiler, Elazığ’ın ardından İstanbul-Üsküdar’da dergâh açıp büyüdüler. Fatih Camii’nde zikir yapıyor, Kocatepe Camii’nde buluşmalar tertipliyorlardı.

SANKİ KOYNUNA ASKER SOKTU

"28 Şubatvari müsamere" dedikleri, Ankara’da, 20 Ekim 1996 günü yaşanan olay. Kocatepe Camii’nde, Said Nursi’nin ölüm yıldönümü nedeniyle okutulan mevlide gelen grubu, polis camiye almadı. Aczimendiler, cami dışında namaz kılıp zikir çekti. Atatürk’e “asrın en büyük deccali” diye hakaret etmeye başladıklarında ise gözaltına alınıp tutuklandılar. Kamuoyu o günlerde haliyle infial yaşadı.

İkinci hikaye ise meşhur Fadime Şahin baskını. 29 Aralık 1996’da Müslüm Gündüz, iki yıl hüküm giydiği dava nedeniyle Kadıköy’deki evinde gözaltına alındı. Baskında, Gündüz’ün Fadime Şahin isimli bir kadın ile gayrı meşru bir ilişki içinde olduğu ortaya çıktı. 28 Şubat davası görülürken bu olaya da "tiyatro" yakıştırması yapıldı. Sanki Fadime Şahin’i askerler ayarlamış, Müslüm Gündüz’ün yatağına asker sokmuş, baskını da asker yapmıştı!

Oysa operasyonu yapan polisti. Bu polislerin bazılarının sonradan FETÖ mensubu çıkması nedeniyle de çeşitli teoriler ortaya atıldı. Ancak kendisine ters Nurcu gruplara yaşam şansı tanımayan FETÖ için, bu durum olağan bir dinci rekabet öyküsüydü.

İşin ilginci, Ergenekon ve 28 Şubat benzeri davaları kurgulayan FETÖ de, Aczimendiler nedeniyle askerleri suçluyordu. Ergenekon davasına giren suçlamayı, FETÖ’nün Zaman ve Aksiyon gibi yayın organları da işledi.

İşin gerçeğinde ise, Aczimendiler konusunda, AKP Hükümeti de bizzat asker tarafından uyarılmıştı. 2004 yılında, FETÖ’nün gündeme geldiği MGK’nın notlarını açıyorum. Orada Aczimendiler’in de hikayesi anlatılmış. Uyarı şöyle bitmiş: "90’lı yılların sonunda dağılma aşamasına giren grup son yıllarda tekrar toparlanma amacı ile değişik illerde dergah evleri açma teşebbüslerinde bulunmaktadır."

ŞEYHİ İKTİDAR DESTEKÇİSİ

Hani "28 Şubatvari müsamere" deniyor ya…

Bugün Aczimendiler devletin gözü önünde faaliyetlerine devam ediyor. Öyle ki dergahlarına tabela bile asıyorlar! Kimi kamu görevlileri dergahlarını ziyaret ederken, 90’lı yıllardaki çizgilerini sürdürüyorlar. Sosyal medya hesaplarına bakıyorum. Aczimendi Şeyhi seçimlerde Cumhur ittifakına destek de vermiş, Kur Korumalı Mevduat hakkında "caizdir" fetvası da... Okula giden kızları fahişelikle de suçlamış, Bahçeli’ye övgü dolu sözler de söylemiş. Charlie Hebdo dergisini basan IŞİD’çiler için Türkiye’de gıyabi cenaze namazı bile kılmışlar.

Kısacası Aczimendiler bugün iktidarı destekleyerek ve iktidarın desteğiyle kaldıkları yerden devam ediyorlar. Onlara dilleriyle "28 Şubat müsamerecisi" diyenler ise elleriyle sırtlarını okşuyor. En acısı, "Aczimendilerin arkasında oldukları" tezine dayanarak; Çetin Doğan 84, Fevzi Türkeri 83, Yıldırım Türker 83, Cevat Temel Özkaynak 79, Erol Özkasnak 78 yaşında kumpas davasıyla hapiste tutuluyor. Dün "28 Şubatvari müsamere" diyen Erdoğan, bugün Aczimendiler’in büyümesine sessiz kalırken, Adli Tıp raporlarıyla hastalıkları belgelenen 80’lik generallerin tahliye dosyalarını bir türlü imzalamıyor. Sonuç olarak, 28 Şubat’ın bir mağduru varsa o da hapiste yaşları kemale ermiş askerler!

Bir yalanı gerçeğin yerine koymak zor değil. Yeter ki söylerken elinizde ikna edecek büyüklükte sopa olsun.

Yazarın Son Yazıları

Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026