Bu da Apo ile izdivaç kumpası
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bu da Apo ile izdivaç kumpası

15.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir cinayet kuşkusuz polisin meselesidir. Zekice işlenmiş bir cinayet ise roman konusu olabilir. Sherlock Holmes’tan biliyoruz, benzersizlik bir ipucudur. Haliyle bir suçun hikâyesini anlatırken önce akıl arıyoruz.

Siz hiç savcınıza öğrettiniz mi? Biz öğrettik. Elbette avlumdaki kuşlar gibi ekmek ile değil. Mutlaka zekâ da gerekiyor.

Şöyle anlatayım...

Bizi bir MİT mensubunun cenaze haberi nedeniyle ifşa suçlamasıyla tutuklatan savcılar, MİT’e dair bir başka iddianame yazmıştı. 7 Şubat 2012’de MİT Başkanı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasına varan kumpası konu alan iddianamede; bir MİT mensubunun adı, soyadı, anne ve baba adı, doğum yeri ve tarihi, hatta kimlik numarası açıkça yazıyordu. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye savcıları eleştiren bir yazı yazdıktan sonra kendi iddianamemi elime aldım. Bu kez görseldeki hiçbir MİT mensubunun kimliği açıklanmadığı gibi, şehit olan MİT mensubunun bile adını kısaltmışlardı. Demek öğretebilmiştik!

Mesele biz değiliz, gelelim konumuza...

7 Şubat MİT krizine dair yazılan iddianamede öyle tuhaf bir hikâye var ki insan “yok artık” diyor. Yıllardır ağzımızdan düşmeyen “derin devlet” lafını hatırlayıp “devlettekiler sahiden yeterince derin mi” diye düşünüyorsunuz. Zira Türkiye tarihinde istihbaratı konu alan en büyük kumpasın mahalle karakolunda bile kurulabileceğini anlıyorsunuz.

MİT’çi gazeteciye PKK gözaltısı

Bilmeyenler için hatırlatayım...

7 Şubat 2012’de Hakan Fidan ve MİT yöneticilerinin FETÖ bağlantılı savcılar tarafından ifadeye çağrılmasıyla hatırlanan hikâye biraz geçmişe dayanıyordu. Kritik aşaması 20 Aralık 2011’de PKK’nin basın ayağına yapılan operasyon ile gerçekleşti. FETÖ iltisaklı polis ve savcılar, bu operasyonda MİT’çi M.Ö’yü de gözaltına aldı. M.Ö. PKK’nin içine sızmıştı. (Hem iddianamede hem de yandaş medyada M.Ö’nün ismi açıkça yazıyor.) FETÖ bağlantılı polisler, M.Ö’nün Emniyet’e gelen MİT görevlileriyle görüşmesine izin vermedi. Üstüne üstlük baskı altına alarak MİT’in PKK içindeki faaliyetlerini anlattırdı. Bu ifadeyi bir basamak olarak kullanıp Hakan Fidan dahil MİT yöneticilerini PKK bağlantılı olmakla suçlayıp ifadeye çağırdı.

Kısaca anlattığım hikâyeyi, medyayı takip edenler biliyor. Zira bir MİT’çinin cenaze haberi nedeniyle bizi tutuklatan savcılar, kendi yazdıkları iddianamede tam 45 sayfa MİT ile ilgili eski gazete yazılarına yer vermişler.

Çay dökme kumpası

Beni şaşırtan ayrıntı ise başka. FETÖ iltisaklı polisler, iddianamede anlatılana göre M.Ö’nün ifadesine ekleme de yaptı.

Bir ifadeye ekleme nasıl yapılır diye merak ediyorsanız size M.Ö’nün ağzından anlatayım:

“...ifadesinin bitmesine rağmen gözaltı işleminin devam ettiğini, (Avukat) Ümit Doğan gittikten 1-2 saat sonra komiser Ayhan, müdür Serdar Bayraktutan’ın kendisi ile oturup sohbet etmek istediklerini, ‘otur’ demesi üzerine çay yaptıklarını, sonrasında Serdar Bayraktutan ile komiser Ayhan’ın çayı koyup beklerken, birden ifadesinin bulunduğu dosyanın üzerine çay döktüklerini, davranışlarından kasten çayı döktüklerini anladığını...

İddianameye göre, saatler süren 48 sayfalık ifadeye polisler kasıtlı olarak çay döktü. Yeniden çıkış alırken iddianameye bazı eklemeler yaptılar. Bunu da hem MİT mensubu M.Ö’ye hem de ifadeye giren avukata fark ettirmeden imzalattılar.

M.Ö., o anı şöyle anlatıyor:

...Gözlüğü olmadığı için detaylı şekilde inceleyemediğini, sadece önden bir iki sayfaya baktığını, herhangi bir değişiklik görmediğini ve aşırı yorgun olduğu için zaptı imzaladığını...

Avukat Ümit Doğan da “çay dökme kumpası”nı doğruladı. Doğan, ifadesinde çay bahanesiyle bir kez daha imzalatılan ifadeyi kontrol etmediğini kabul etti.

İzdivaç kumpası

Siz de aynı soruyu sordunuz mu? FETÖ’cü polisler MİT’çi M.Ö’nün ifadesine ne ekledi?

İddianamede yer alan bilgilere göre M.Ö., ifade aralarında polislerle sohbet ediyordu. İşte bu sırada FETÖ bağlantılı polisler Mısır Çarşısı Patlaması davasında sanık olan sosyolog Pınar Selek’i, M.Ö’ye sordular. M.Ö. ise Selek’in patlamadan sorumlu olmadığını söyledi. Ancak anlattığına göre polislerden biri sohbeti tuhaf bir noktaya getirdi:

Orada bir polis bana ‘gazetede okumuştum, Apo Pınar Selek’e âşık olmuş’ dedi. Ben de ona 2007’de Hürriyet gazetesinde böyle bir durum olduğuna dair haber çıktığını söyledim, konu bu şekilde kapandı.

Bir ima var, ama ne eklendiğini açık olarak iddianamede ifadesi yer alan tanık polis memuru M.K. şöyle anlattı:

Bu değişiklikle benden sadece Karayılan’ın psikolojisinin nasıl olduğunu gözlemlememi istediler. 2005 yılında sevinçli ve mutlu olduğunu, 2009 yılında kızgın olduğunu, 2011 yılında ne dediğini bilmez, başladığı cümlenin nerede biteceği belli olmayan bir yapıda olduğunu söyledim. Bir dönem Öcalan ev hapsine çıkarılacak, Pınar Selek’le evlenmesi sağlanacak ve zamanla da unutulması istenecekti. Bu dönemde örgütün liderliğini Karayılan yapacaktı. Zaten şunu söyleyeyim, 2005 yılında üç kelimeden birisi ‘önderlik’ olan Karayılan, 2011 yılında bir saat içinde sadece iki kere ‘önderlik’ dedi.(“Önderlik”, PKK çevrelerinde Apo’yu ifade ediyor. -B.T.)

İfade yazma işiyle ilgilenen tanık polis memurunun da doğruladığına göre, MİT’çi M.Ö’nün ifadelerine söylemediği halde işte bu kısımlar eklendi.

Hem MİT’e hem Selek’e kumpas

M.Ö., FETÖ bağlantılı savcıların karşısında durumu fark edince onları şöyle anlattı:

“...Pınar Selek ile ilgili hiç söylemediğim ibarelerin eklendiğini fark edince ‘bunlarda yanlışlık var, Pınar Selek ile ilgili böyle bir ifade vermedim’ dedim...”

8 yıl sonra yazılabilen 7 Şubat iddianamesine göre, FETÖ bağlantılı polisler, Apo ile Selek’in evlendirilip Apo’nun yerine Karayılan’ın geçeceği ve bunu da MİT’in organize edeceğini söyleyen kısımları M.Ö’nün ifadesine geçirerek hem MİT’e hem de Pınar Selek’e kumpas kurdu. Ve tüm bunları şaşkınlık verici şekilde MİT mensubunun orijinal ifadesinin üzerine çay dökerek başlattı.

Böylece Türkiye tarihine bir de “izdivaç kumpası” ya da “çay dökme kumpası” geçmiş oldu. Kulağa tuhaf geliyor ama yaşananları düşününce “mesele gayet ciddi” diyorsunuz.

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025