Erdoğan, Bahçeli’yi sırtından atacak mı?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Erdoğan, Bahçeli’yi sırtından atacak mı?

20.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çoğu zaman sorulardan bahsederiz. Oysa onları yaratan cevaplardır.

Gazeteciler Erdoğan’a soru sordu, diyorlar. Hayır, işin doğrusu “Erdoğan’ın cevaplarına soru buldu” olacak. Almanya dönüşü yine aynısı yaşandı. Erdoğan’a ilk soru nasıl başlıyor yazayım: ‘Türk beklenendir’ bakış açısıyla sürdürdüğümüz dış politikamızın son hamlesi, Gazzeli kanser hastalarının tedavi için Ankara’ya getirilmeleri oldu. Dünya üzerinde bu işi gerçekleştiren tek ülke biziz.” Haliyle soruları değil, cevapları okumalıyız.

Kastettiğim, Erdoğan’ın önceki günkü 50 artı 1 çıkışı. “Değişmesi konusunda aynı fikirdeyim” dedi. Elbette tahmini güç değil. Erdoğan gazeteci sorduğu için değil, açıklamayı kendi istediği için yaptı.

Sürpriz mi?

Evet, söz konusu sistemi Erdoğan getirdi. Kamuoyuna, istikrarın ön şartı gibi anlatıldı. Gelgelelim, sonuçta herkesi ittifaklara mecbur etti. Uçakta “kimin eli, kimin cebinde belli değil, yok altılı, yok on altılı masa...” dedi ama seçimde kendisi de MHP, BBP, YRP, DSP, HÜDA PAR ile ittifak kurup alternatif altılı masa kurmuştu. Haliyle Erdoğan’ın sözleri yalnız muhalefeti işaret etmiyor. Belli ki kendisini de kapsıyor.

BAHÇELİ’NİN HEDEFİNDEKİLER

Üstelik...

Erdoğan, bu görüşünü ilk kez söylemedi. Daha önce de birkaç kez farklı ağızlardan onun sesi çıktı. Ancak önerisinin bir karşıtı vardı: MHP ve lideri Devlet Bahçeli.

7 Haziran 2018’de “Yeni sistemde kutuplaşma ihtimali en aza çekilmiştir. Barajın fiilen yüzde 50+1’e çıktığı göz önüne alındığında siyasi partilerin uzlaşmaktan, ahlaki bir ittifak kurmaktan başka seçeneği de kalmamıştır” dedi.

2 Temmuz 2019’da “Yeni sistemle beraber barajın yüzde 50 artı 1’e çıkması muhkem ve muteber bir sayısal çoğunluktan daha çok müstesna bir uzlaşmayı, muazzam bir kucaklaşmayı sağlamıştır” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasının nedeni vardı. Çünkü zaman zaman Erdoğan’ın yakınından yüzde 50+1 sorununa eleştiriler geliyordu. En bilineni, eski Bakan Faruk Çelik’in 2019 yılındaki sözleriydi. Yüzde 50 barajını 40’a çekmeyi öneriyordu. Erdoğan, “iktidarı, muhalefetiyle el ele vererek” böyle bir değişikliği yapabileceklerini söyledi ama MHP’nin açık tepkisiyle aynı gün çark etti.

Ama en sert çıkışını 16 Kasım 2021’de yaptı. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi ve eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Sözcü’den Aytunç Erkin’e yüzde 50 barajının kaos getireceğini söylemişti. Bahçeli kürsüye çıktı. “Yüzde 50+1 oy nisabını eleştirenleri anlayışla karşılamamız, bunu felaket olarak yorumlayan karamsarları makul bulmamız abesle iştigaldir” diye başladığı konuşmasında tonunu gittikçe sertleştirdi: “Sayın Çiçek, sizin kafanızda, dilinizin altında sakladığınız bir oran var mıdır? Açıkla da bilelim, niyetini öğrenelim...  FETÖ’cü Fehmi Koru da aynı şeyleri söylüyor, farkında mısınız? Yüzde 50+1 kaos olmasın diye belirlendi, bunu da mı inkâr ediyorsunuz?”

Erdoğan yine de zaman zaman niyetini belli etti. Mayıs seçimlerinden önce de “Doğrusu ben de olmasından yanayım” dedi ve seçim sonrasını işaret etti.

BAHÇELİ-UÇUM İTTİFAKI

İşin daha da ilginç bir yönü var...

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da bu konuda açıkça görüşünü ortaya koyanlardan. Uçum, Bahçeli ile her zamanki gibi aynı yerde duruyor: “İki turlu cumhurbaşkanı seçimini ve yüzde 50+1 oyu tartışmaya açma çabası açıkça halk iradesine saldırıdır. Halkın, hükümeti kapsayıcı bir oyla seçmesinden rahatsız olan odaklar halkın iradesinin parçalanması ve Türkiye’yi rahatça kontrol etme hevesi içindeler. Buna asla güçleri yetmez.”

Bahçeli-Uçum çizgisinin, Gezi davasından Can Atalay krizine kadar hep aynı yerde olduğu hatırlanırsa, yüzde 50 tartışmasının kökünün çok daha derinde olduğu açık. Uçum’un ve Bahçeli’nin, Erdoğan’ın da taraftarı olduğu yüzde 50’den dönme önerisini, “halk iradesine saldırı, FETÖ’cülük, kaos yanlılığı” ile itham etmesi sürpriz değil. Belli ki yüzde 50 sistemi, büyük partileri küçüklerle ittifaka mecbur bırakırken kazanan cumhurbaşkanını da küçük parti vesayetine sokuyor. Kazanan liderin boynundaki davulun tokmağını küçüğün eline veriyor. MHP gibi iktidar olmayı rüyasında bile göremeyecek partiler, ellerindeki yüzde 10 ile bütün sistemi yönetiyor. Yargıya da bürokrasiye de egemen olurken sorumsuz ve hesap veremez hale dönüşüyor. İşte bu yüzden de Erdoğan’ın yüzde 50’yi değiştirme önerileri ısrarla Bahçeli’den dönüyor.

Tarih önüne yanıtını aradığı soruları koyar ya... İşin ilginci,mayıs seçimlerini muhalefet kazansaydı, belki de Kılıçdaroğlu’nun küçük ortakları üzerinden aynı sorunu konuşuyor olacaktık. 

Meral Akşener’in muhalefete de iktidara da ittifaksızlığı önermesinin ardından Erdoğan’ın daha açık oynaması sürpriz olmayabilir. Her halükârda yüzde 50’den geri adımın, iktidardaki büyük partinin bileğindeki prangayı çözerken Meclis’in etkisini artıracak değişime yol açacağı açık. Tartışmanın özeti: Erdoğan belki de Bahçeli’yi artık sırtından atmak, yerini Meclis’te kuracağı birlikteliklerle doldurmak istiyor. Haliyle muhalefetle yapacağı anayasa pazarlığına da bir yol açıyor.

Belki de artık soruları bırakıp, cevaplar üzerine düşünme zamanıdır...

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025