Soylu’yu kim çizdi?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Soylu’yu kim çizdi?

08.07.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

İnsanın ya da ağaçların olduğu gibi duyguların da bir doğası var. Özdemir Asaf’ın “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz” dizeleri anlatıyor. Aslında size yalnız olduğunuzu hissettiren, seçtiğiniz yoldaşlarınızdır.

“Kim demiş Sayın Soylu yalnız diye? Kim demiş Sayın Soylu kimsesiz diye?”

Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bu sözlerle sahip çıktı. Öyle ya, herhalde Soylu’ya kendisini yalnız hissettiren ya da Soylu’nun yalnız olduğu izleniminden sorumlu olan muhalifler değildi. Kuşkusuz, Bahçeli’nin kastettiği de onlar değildi. Bahçeli, çıkışıyla aslında AKP’nin İçişleri Bakanı Soylu’yu yalnız bıraktığını hatırlatmış oldu. Bir salı klasiği olarak da Erdoğan’a “Soylu’ya sahip çık” mesajı gönderdi.

Kameraların önüne çıkıp “Ben dünyanın en kötü adamıyım” diyecek kadar asabı bozuk bir insan portresi çizen Soylu sahiden çok mu yalnız? Parti içinde sevilmeyen, “bizden değil” diye uzaklaşılan, fırsat bulununca üstü çizilen bir politikacı mı?

Elbette yanıtlarını her kriz anında gördük. Bir pandemi beceriksizliğinin ardından istifa ettiğinde ya da Peker’in videolarıyla hedef olduğunda hatta muhalif milletvekilleriyle düzeyi düşük tartışma yaşadığında... Soylu’ya ya örgütlü trolleri ya da Devlet Bahçeli sahip çıktı. Yandaş medya bile Soylu’ya destek vermekte gönülsüz davrandı.

Samimi bir grubun çizmesi

Peki, tüm bunları somut olarak gördüğümüz bir yer var mı? AKP içinde elden ele dolaşan, ama dışarıya açıklanmayan bir rapor, bu soruya yanıt olmuş gibi.

Önce neden bahsettiğimi söyleyeyim...

Malum, CHP’yi hep kurultaylarıyla, kurultay süreçlerindeki iç rekabetleriyle tartışıyoruz. Genel başkan seçiliyor yine de bitmiyor. Parti meclisi seçimlerinde listeler elden ele dolaşıyor. Üstü çizilenler kimi zaman genel başkanın bile hesaplarını altüst ediyor.

İş, AKP kurultayına geldiğinde ise tablo değişiyor. Tek genel başkan adaylı kongrelerde, oyların tamamını elbette Erdoğan ya da onun gösterdiği aday alıyor. MKYK’ye aday gösterilenler ise sonuçta seçilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Kimin, hangi sandıktan, ne kadar oy aldığı, delegelerin kimlerin üstünü çizdiği açıklanmıyor.

Elimdeki liste bu tablonun istisnası olacak...

Tarih: 12 Eylül 2015. AKP, 5. olağan büyük kongresini gerçekleştirdi. Haziran ve kasım seçimleri arasında gerçekleşen kongre, bir heyecan da taşıyordu. Genel başkan, Erdoğan’ın gösterdiği Ahmet Davutoğlu olurken sıra MKYK seçimlerine geldi. 

Önümdeki rapor, MKYK için partinin 1445 delegesinden 1313’ünün oy kullandığını söylüyor. Bu oylardan 18 tanesi geçersiz sayılmış. Haliyle 1295 geçerli oy çıkmış. Rapor şöyle bir tespit yapıyor:

“Kısmi bir çizme olayı gerçekleşti. Çizilme yoğunluğu olan bölgeler ve illerle, çizilen üyeler birbiriyle örtüşüyor. Çok samimi bir grubun kendi iç network’üyle sağladığı anlaşılıyor.”

Rapor, bu kadarla kalmamış. Bir çizik haritası da çıkarmış. Örneğin 1261 delegenin oyunu alan yani 34 delegeden çizik yiyen Nurettin Canikli için şu ifade dikkat çekiyor: “Konya’dan aldığı çizik çok bariz görünüyor.” 

Dönemin başbakanı ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun Konyalı olduğu hatırlanırsa mesajın kaynağı net olarak anlaşılabilir.

Soylu, sondan birinci

Peki, Süleyman Soylu? 

2015’teki kongreye Soylu bir avantajla girmişti. Bir yıl önce, yani 2014’te, teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı olmuş, böylelikle teşkilatlara şekil vermişti. Haliyle oy veren delegenin en çok onu tanıması beklenirdi?

Sonuç mu? Soylu birinci oldu. Hayır, hayır, önden birinci değil, sondan birinci. Soylu, AKP kongresinin 50 kişilik MKYK listesinin 50’ncisiydi. Delege, en çok onun adının üstünü çizmişti. Tam 64 delege “Soylu’ya hayır” diyerek oy kullanmıştı. 1231 oy alabilmişti. Fiilen tepeden belirlenen seçimde bir aday daha olsa Soylu, MKYK’ye giremiyordu. Parti kaynaklarına göre, bu durum Soylu’nun haklı olarak canını da sıktı.

Rapor, Konya’nın dışında “çizik yapılan yoğunluklu sandıklar” için adres de gösteriyor: “1- Tabii delegeler, 2- İstanbul”.

AKP tüzüğünün 68. maddesi tabii delegeleri şöyle tanımlıyor: “1. Genel Başkan, 2. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Asıl Üyeleri, 3. Merkez Disiplin Kurulu Başkan ve Asıl Üyeleri, 4. Üyeliği devam eden Parti Kurucuları, 5. Partili bakan ve milletvekilleri.”

Evlat olsa sevilir mi?

Kısacası “çizme işleri”, Davutoğlucuları bir yana bırakırsak öncelikle partinin tepesinden başlıyor. Milli Görüşçülere kadar uzanıyor. Öyle anlaşılıyor ki Erdoğan’ın desteği olmasa Soylu, AKP teşkilatında zor tutunuyor. Haliyle kritik virajlarda, sürekli Bahçeli’ye teşekkür etme ritüelinin gerçekleşmesi sürpriz görünmüyor. Evlat olsa sevilir mi bilinmez, ancak Soylu’yu kendi evladı olarak görmeyen AKP, Soylu’yu “Erdoğan istediği için” bile desteklemiyor. Haliyle, kritik dönemeçlerde, örgütlü trolleri dışında, parti içinden Soylu’nun yanında duran pek de kimse olmuyor.

Barış Atay’la Soylu arasında sosyal medyada yaşanan atışmada Soylu’ya yakın Fevzi Sevgili şunları yazmıştı: “Ne AK Parti Genel Merkezi’nden, ne de kadın kolları, gençlik kolları, milletvekillerimizden bu olaya ses çıkaran tek bir tweet görmedim... Birlik beraberlik kardeşlik dayanışma bu mudur?”

Sedat Peker krizinde ise danışmanı şöyle konuşmuştu: “İçimizdeki beyinsizlerin, sen ben kavgası da küreselcilerin aparatı olmaya yol açar. Büyük resmi görmeyen ahmaklara laf yetiştirmeye çalışmak beyhude bir çabadır.” 

“Evin istenmeyen güveyi” olan Soylu’nun kaderinin tek karar vericisinin Erdoğan olduğu açıkça görülüyor. Soylu’nun en büyük destekçisinin de Bahçeli olduğu anlaşılıyor. Haliyle Bahçeli’nin “yalnız mı sandınız” çıkışının asıl muhatabı Erdoğan’dan başkası değil.

Sorun kalabalık ya da tek başına olmak değil. George Eliot’un tarif ettiği gibi, en yalnız yalnızlığa güvensizlik diyoruz. Soylu’nun yalnızlığının özelliği belki de bu. Devlet Bahçeli salısı dışında onu düştüğü yerden kaldıracak bir ses yok.

Yazarın Son Yazıları

Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025