Yenilmeyen teğmenler
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Yenilmeyen teğmenler

03.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kesik gövdede, parçalanmış dalda baltayı görüyorsun. Oysa ağaç ayakta kalmak için neler yaptı bir bilsen. Ümit Özdağ’ı hapse at, Suat Toktaş’ı tutukla, teğmenlerin üniformasını çıkar! Eleştirene de “bağımsız ve tarafsız yargı” de! Sahi bağımsız soruşturmacılar, tarafsız karar vericiler kaldı mı?

Mezuniyet töreni sonrası anayasaya bağlılık yemini eden teğmenler ordudan atıldı. Sorsanız “konu Mustafa Kemal değil disiplinsizlik” diyorlar. Her şeyin usulüne uygun olduğunu anlatıyorlar. Süte karışan sudan ise bahsetmiyorlar. Kararın ardından süreci takip edenlerle konuştum. Bir kısmını basından okumuştuk. Ancak dahası varmış.

BASKI İLE ALINAN KARAR

Hepimiz biliyoruz. Aslında karar, bakanın açıkladığı gibi 25 Kasım’da çıkacaktı. Ancak soruşturma dosyası için hazırlanan amir kanaatleri istenildiği gibi yazılmamıştı. Ve dosyalar bu gerilim nedeniyle 25 Kasım’a yetişmedi. Dosyaya yukarıdan bir müdahale olduğunu okuyanlar görüyordu. Öyle ki... Anlatılana göre adını herkesin bildiği o komutan, kanaat formunun üzerine kendi el yazısıyla “düzeltip tekrar gönderin” notunu düşmüştü. Sonra...

Yine adını herkesin bildiği bir başka komutanın, teğmenlerin birinci ve ikinci sicil amirleri olan askerlere yaptığı baskı başladı. Defalarca odasına çağırdı. İkna etmeye çalıştı. O kadar ileri gitti ki... Televizyon kanallarında hükümete yakın isimlerin yaptığı yorumları gönderip izlemesini istedi. Sicil amirleri yine direndi. Bu kez, yurtdışı geçici görevlere gönderilmemekle, isteneni yazmadıkları takdirde başka yerlere görevlendirilecekleri tehdidiyle karşılaştılar. Hatta isteneni yazacak asker aranmaya başladı bile.

Sonunda 14 Aralık günü, “o odada”, baskı ile iki sicil amirine, istenen kanaat yazdırıldı.

Kısacası...

“YDK kararı böyle çıktı” demeyin. Zaten belli olan karar, hazırlanan karar, çıkması için bütün evrakları düzenlenen karar, baskı ve tehditle yaratılan karar, sadece yazıldı.

Bu kadar değil.

TEĞMEN EBRU’YA SERT SÖZLER

Teğmenlerin mezuniyet töreninden iki hafta kadar sonra, kritik görevdeki bir komutan Topçu Okulu’nu ziyaret etti. Önce bütün teğmenlerin karşısına çıktı. Ardından 10 teğmenin sicil numarasını verdi. Bu isimlerle özel konuşacağını söyledi. Toplam 6 saatlik bir görüşme yaşandı. En sert konuşmayı Teğmen Ebru ile yaptı. Ona, yaşananların baş sorumlusunun kendisi olduğunu söyledi. “TSK’de hiçbir disiplinsizlik cezasız kalmaz” cümlesi zaten aylar sonra gelecek kararı haber veriyordu.

Bir müdahale daha oldu. Bu süreçte teğmenlere sahip çıkacağı düşünülen ve karara bu şekilde etki etmesi beklenen askerlerin de yeri değişti. Kızağa alınarak aksi yönde müdahalelerin önüne geçildi.

ÜSTÜNDE GÖLGE OLAN ASKERLER

Söylenenler bu kadar değil.

Biliyorsunuz bu köşede sıkça vurguluyorum. İster savcı olsun ister hâkim. “Verilmesi istenen kararlar”da üstünde gölge olan insanlar hep kritik rol oynuyor. “Yap” denileni yapmaları, yapmazsa kellesinin alınması daha kolay oluyor.

Teğmenlerin atılması için çaba sarf eden komutan A’nın durumu da böyle.

Teğmenler ağustos sonundaki törenden ötürü soruşturuldu. Ama A’nın başı, bir ay önceki bir başka soruşturmayla dertteydi. Komutan A. hakkında, şikâyetler nedeniyle, 29 Mayıs’ta başlayıp 3 gün süren bir soruşturma yapıldı.

Soruşturma konularından biri “sera”ydı. Evet, yanlış okumadınız, sebze serası!

Şöyle anlatayım...

Askerlere “Maaşını alıyorsun tabi ki yapacaksın” diyerek görevi ile alakalı olsun olmasın işler veren Komutan A.; emrindeki askerlere birlik içine kurduğu serasındaki domateslerini, biberlerini çapalamak gibi görevler veriyordu. Anlatılana göre sera içine birliğin ısıtıcı petekleri konmuş, su hattı çekilmişti. Soruşturma açıldığını haber alan komutan A. birliğe soruşturma heyeti gelmeden, apar topar serayı söktürdü.

Heyetin birliğe gelmesine neden olan şikâyetler bundan da fazlaydı. Biri aynı anda iki lojman dairesinde birden kalarak başkalarının hakkını yemesi, öbürü köpeğini makam aracıyla taşıtması. Bir başkası kışlada devrilip kaza yapan aracın üst komutanlığa raporlanmaması. Hatta Sakarya’daki hayvanat bahçesindeki hayvanların akıbeti bile şikâyet konusuydu. 35 yıllık meslek hayatında sadece iki kez doğu görevi olan, 20 yıldır Ankara civarında tayin olan, iç güvenlik bölgesinde tugay komutanlığı bile bulunmayan komutanın soruşturması “yapılmış gibi” yapıldı. Anayasaya bağlılık yemini ettiği için teğmenler ordudan atılırken askeriyede evcilik oynayan komutan yoluna devam etti.

ZORLA KABUL ETTİRİLDİ

Size bir iyi bir kötü haberim var.

Kötü haber: Anayasaya bağlılık yemini eden 25 yaşındaki 5 teğmen ve canını vatanı için feda etmeyle defalarca sınanmış 3 komutan haksız bir şekilde TSK’den atıldı.

İyi haber: İktidarın baskısına, savunma bakanının talimatına, genelkurmay başkanının oluruna rağmen askeriyenin çoğunluğu; bunu vicdana, hukuka, geleneklere aykırı buldu. Bu kararı ancak amirleri sürerek ya da baskı yaparak, kanaat raporlarını tekrar tekrar yazarak, “Emredin” diyen menfaatperest üniformalıları kullanarak ancak 5 ayda alabildiler. Oldu ya, bu karar disiplin kurulunda değil, TSK’de oy pusulalarıyla yapılsaydı, emin olun sonuç “Hayır” çıkacaktı.

Ağacı kesmek için dalından balta yaptılar. Kırılıp dökülene kanma, kökü toprağa tutunduğu yerde duruyor.

Yazarın Son Yazıları

Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025