Bedeller ve ödüller

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu” demişti Cumhurbaşkanı canlı yayında…
MİT’in TIR’larıyla silah taşıdığını belgelemiştik; ona kızmıştı.
Kendi sözleriyle cevap verdik:
Bu suçu işleyen kişi, bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmayız onu…
Kimin ödeyeceğini, zaman gösterecek.

Baskılara rağmen
Gazetecilik, ağır bedeli olan meslektir; tarihinden biliyoruz.
Ancak mesleğimizi, o bedellere rağmen seviyoruz.
Hele medya baskı altındayken, gerçekler halktan gizlenirken gazeteciliğin değerini daha da iyi anlıyoruz.
O yüzden kuru tehditlere kulak asmadan, okurlarımızdan, tarihimizden, haklılığımızdan aldığımız cesaretle yolumuza devam ediyoruz.
Geçen hafta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bu tavrımızı “Basın Özgürlüğü Ödülü” ile taçlandırırken, “halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı adına, her türlü baskıya rağmen, kamuoyunun bilgilendirilmesine yaptığımız katkı”yı övdü.
Bir gazete, bir gazeteci için en gurur verici iltifat bu…
Bedeli” ne olursa olsun…

Haber neredeyse oradayız
Karadeniz’in rantçıya karşı isyanının simgesi haline gelen “Rabia Ana” dünkü manşetimizdeydi.
Rantçının küfrettiği milletin anasıydı o…
Cumhuriyet dışında tüm gazetelerde adı “Havva Ana” olarak çıktı.
Çünkü sadece Cumhuriyet, o müthiş direniş görüntülerinden hemen sonra, aynı gün Yukarı Kavrun Yaylası’na tırmanıp Rabia Ana’yı bulmuş, konuşmuş, öyküsünü, gerçek adını, isyanının nedenini öğrenip okuruna iletmişti.
Arkadaşımız Damla Yur, bir gün Artvin’de Cerattepe’de altın madenine karşı direnişçilerin yanındaydı; ertesi gün, Rize’de Yeşil Yol protestocularının safında… Bize hem bir çevre katliamından hem Karadenizlinin isyanından sıcak haberler verdi. Aynı zamanda da ibretlik bir muhabirlik örneği gösterdi. Roboski’de tartaklanma
Ondan hemen önce Diyarbakır muhabirimiz Mahmut Oral, Roboski’de, HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü’nün kafilesindeydi. Bölgeye gitmek isteyen Encü, ağır silahlı askerlerce çevrilip tartaklanırken olayı görüntüledi. Kendisi de bu itilip kakılmadan payını aldı. Ama Türkiye’ye bölgedeki gerilimi en iyi yansıtan fotoğrafları ve satırları bizlerle paylaştı.
Uludere Kaymakamı, “Görüntüler kurgu” dediğinde, kamuoyu kime inanacağına çoktan karar vermişti bile…

Şeffaf bir Meclis için kampanya
Milletvekillerine “Şeffaf bir Meclis için mal varlığınızı açıklayın” çağrısı yapmıştık geçen hafta…
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da dahil birçok milletvekili, çağrımıza olumlu yanıt verip mal varlıklarını açıkladı.
Kampanyamız sürecek. Mal varlığını açıklamayanlar da sonunda isimlendirilecek. Meclis yenileneceği zaman da aynı çağrıyı yineleyip mal varlıkları arasındaki farkın takipçisi olacağız.
Herkese olduğu gibi, geçen hafta yolsuzluk söylentileriyle iktidar medyasının hedefinde bulunan CHP milletvekili Gamze İlgezdi’ye de çağrı yaptık ve beyanını olduğu gibi yayımladık.
Aynı gün, Miyase İlknur’un TOKİ’nin Ali Kurumahmut tarafından nasıl aile şirketi haline getirildiğine dair harika haberini de verdik.
Cumhuriyet, yolsuzluk, usulsüzlük olan yerde, parti farkı gözetmeksizin yolsuzun karşısında, haklının safında olacaktır.

İz bırakan haberler
Geçen Pazartesi Ahmet Şık imzalı “Meyvemizi bile zehir ettiler” haberi, gündem belirledi. Diğer yayın organları ve kalem erbabı da -bir kısmı Cumhuriyet’in adını hiç zikretme nezaketi göstermedenkonuyu tartıştılar. Kamu sağlığı alanında önemli bir uyarı işlevi gördüğümüze inanıyoruz.
Arda Turan’ın Barcelona’ya transferini de Spor Servisimizi yöneten Arif Kızılyalın’ın usta işi dizisi ve Ozan Önen’in özel bilgileri ile geniş biçimde değerlendirdik. Spor alanında Cumhuriyet farkını ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz.
Aynı şekilde Kültür Sanat servisimizden Ceren Çıplak’ın, Notre Dame de Sion’da çıkan bir dergiden dolayı görevine son verilen Melike Koçak öğretmenle sohbeti de haftanın en çok konuşulan, paylaşılan söyleşilerinden biriydi. Konuya iki farklı açıdan bakarak çok yönlü bir bakış açısı sunduğumuza inanıyoruz.
Bu arada Çiğdem Toker’in, Saray’ın tanıtım filminde Cahit Berkay’ın müziğinin izinsiz kullanıldığına dair yazısı da haftanın ses getiren haberlerinden biriydi. Nitekim ses getirdiği gibi sonuç da verdi ve Saray “çaldığı” müziği değiştirirken, Berkay’dan da özür diledi. Saray’a telif hakları konusunda hassasiyeti öğretmenin keyfini yaşıyoruz.

Yenilikler sürüyor
Yeni bir köşemiz var:
Duvar Yazıları…
Tüm arkadaşlarımızın katkısına açarak ortaklaşa hazırladığımız bu köşede, günün kulis haberlerini, renkli ayrıntılarını, ilginç portrelerini bulacaksınız ve eminim kısa zamanda müdavimi olacaksınız.
Yeni bir dizimiz var:
Fikret Otyam-Orhan Kemal mektuplaşmaları…
Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü’nun hazırladığı dizi, Türkiye edebiyat tarihinde iz bırakacak nitelikte… Hem derin bir dostluğun hem dönem ruhunun izlerini taşıyan dizi için Öğütçü’ye teşekkür ediyoruz. Sırada birbirinden ilginç dizilerimizin olduğunu da bu vesileyle belirteyim.
Dizi demişken, iki gündür bize MHP’nin seçim sonrası politikalarının kodlarını sunan Kemal Can’a da teşekkür edelim.

Künyede değişiklik
Bir de gazetenin içinden haber verelim:
Yazı İşleri Müdürümüz Ayşe Yıldırım Başlangıç, bu haftadan itibaren bütün haber trafiğinin başına geçiyor. Servislerden akan, bürolardan gelen, ajanslardan geçilen bütün haberler, Ayşe’nin koordinatörlüğünde Yazıişleri’ne aktarılacak.
Yazıişleri Müdürlüğü’nü ise iki arkadaşımıza emanet ettik:
Bülent Özdoğan ve Baydu Can.
Her ikisine de başarılar diliyorum.
Hepinize iyi haftalar!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Niye çıldırdılar? 1 Kasım 2016