Telefonumu Dinleyen Arkadaşa Mektup
Can Dündar
Son Köşe Yazıları

Telefonumu Dinleyen Arkadaşa Mektup

04.02.2014 03:48
Güncellenme:
Takip Et:

Geçenlerde ev telefonunda konuşurken, sohbette birkaç dakika önce söylediğim bir cümleyi yeniden ahizede duyunca fark ettim seni...
Bant başa sarmıştı sanki...
Kendi sesimi duydum, hayretle sustum ve kesiliverdi.
Sen de fark ettin değil mi?
“Hay Allah, kötü oldu” dedin mi?
İşte o taze kaydı duyunca, belki de tahminimizin aksine, hayli geri kalmış bir teknolojiyle kayıt yapıyor olabileceğini düşündüm.
Yoksa hâlâ teyp kaseti mi kullanıyorsun?

***

İnsanın bu kadar içli dışlı olduğu biriyle hiç tanışmamış olması tuhaf...
Sen benimle ilgili hemen her şeyi biliyorsun, ben seni tanımıyorum bile...
Kimsin?
Kaç yaşındasın?
Nerede, hangi şehirde, hangi binada çalışıyorsun?
Bir gün içinde aynı anda kaç kişiyi dinliyorsun?
Nasıl bir mesai düzenin var? Yorulunca işi başkasına mı devrediyorsun; yoksa belli saatler arasında mı çalışıyorsun?
İşi devrederken, “Yazısını şimdi bitirdi, akşam aile yemeği var” vs. diye rapor veriyor musun?
Her dinlediğini deşifre ediyor musun; yoksa kaydedip sonra kullanmak üzere mi saklıyorsun?
Sahi onca kaydı nerede, nasıl saklıyorsun?
Hiç silmiyor musun?

***

Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı bile senin meraklı kulağından payını aldığına göre bizimki ne ki?
Sadece cebi değil, evi ve işyeri telefonunu da dinlediğine göre, benimle ilgili benden çok şey biliyorsun demektir.
Dinlerken eğleniyor musun?
Hiç sıkılmıyor musun?
Arada kulağını çınlatıyoruz, selam yolluyoruz, duyuyor musun?
Kızıyor musun?
Eve gidip başını yastığa koyduğunda, dinlediğin hayatla, kendi hayatını kıyaslıyor musun?
Yaptığın işten utanıyor musun?
Belki bir gün, sana bu emri verenlerle birlikte hesap vereceğini düşünerek huzursuz oluyor musun?

***

Düşünüyorum da...
Hesap günü geldiğinde, yani bütün bu hukuksuzluk bitip devletin kirli arşivleri açıldığında, kaydediciler yargı önüne çıkarıldığında, belki tanışıp konuşabiliriz bunları da...
Belki toplu imhadan önce isteyenlere kendi dosyalarını alıp inceleme, istediği kayıtları dinleme şansı verilir; eski günlerin kayıtlarını dinleyip güleriz biz de...
“Ne berbat günlerdi, her sohbete telefonları kapatarak başlar, her konuşmada önce dinleyenlere selam yollardık” deriz.
Sadece dinlenenlerin değil, dinleyen sizlerin de utanç verici bu baskı rejiminden kurtulduğuna şükrederiz.
Bugünkü dinlemede, düşün bu yazdıklarımı...
Aman şu bant işine de dikkat et!
Kolay gelsin.  

Basın fırçalanıyorsa Meclis konuşmalı
Google’a Erdoğan ve “fırça” sözcüklerini yazınca 1 milyon sonuç çıkıyor. 
Kimler yok ki Başbakan’dan fırça yiyenler arasında: 
İsveçli gazeteci, Fransız gazeteci, İngiliz gazeteci, kaymakam, milletvekili, vali... 
Liste uzayıp gidiyor. 
Dünkü “talihli”, Zaman gazetesi muhabiriydi. 
MİT’i soran gazeteciye kızıp “Paralel yapının temsilcisisiniz, müşterek çalışıyorsunuz” damgasını vuruverdi. 
“Patronlarınız da duymuştur herhalde” diye ekledi. 
Muhabirler için Başbakan’a soru sormanın imkânsız hale geldiği dönemdeyiz. 
TV buluşmalarında da ters soru sormayacak isimler tercih ediliyor. 
Olmadı, arıza çıkaran “patronlar” dönüştürülüyor. 
Böylece hiç kimse Başbakan’a “Siz nasıl oluyor da bir medya kuruluşunun satın alınması için devreye giriyor, işadamlarına talimat veriyorsunuz” sorusunu soramıyor. 
Milletvekilinin bu konudaki soru önergesinin bile sansüre takıldığı dönemdeyiz. 
Bu suskunluk döneminde sorumluluk Meclis’e düşüyor. 
Madem medya operasyonuna dair soru önergesi rahatsızlık yarattı, -Mehmet Y. Yılmaz’ın yazdığı gibi-, CHP lideri, bugün “suç”u üstlenip o pazarlığın tutanaklarını ve hazırlanan fezlekeyi Meclis kürsüsünde açıklamalıdır. 
Herkes sussa, Meclis halkın bilme hakkını savunmalıdır.  

Yazarın Son Yazıları

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Devamını Oku
11.11.2016
Nazi devrinin başlangıcı gibi

Nazi devrinin başlangıcı gibi

Devamını Oku
06.11.2016
Tükeniyoruz, hadi artık!

Tükeniyoruz, hadi artık!

Devamını Oku
05.11.2016
Allah’ın sopası yok ki...

Allah’ın sopası yok ki...

Devamını Oku
03.11.2016
Niye çıldırdılar?

Niye çıldırdılar?

Devamını Oku
01.11.2016
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Devamını Oku
30.10.2016
3 kıtadan 3 kadın

3 kıtadan 3 kadın

Devamını Oku
24.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Devamını Oku
16.10.2016
O duvar, o duvarınız…

O duvar, o duvarınız…

Devamını Oku
09.10.2016
Oyunun kuralları değişiyor

Oyunun kuralları değişiyor

Devamını Oku
05.10.2016
Suskunluk sarmalı (25.09.2016)

Suskunluk sarmalı

Devamını Oku
25.09.2016
Suskunluk Sarmalı (24.09.2016)

Suskunluk Sarmalı

Devamını Oku
24.09.2016
Cesarete ödül, zulme şamar

Cesarete ödül, zulme şamar

Devamını Oku
24.09.2016
Tarık Akan’ı öldüren sancı

Tarık Akan’ı öldüren sancı

Devamını Oku
18.09.2016
Saray ve yeldeğirmeni

Saray ve yeldeğirmeni

Devamını Oku
17.09.2016
Büyük gözaltı (11.09.2016)

Büyük gözaltı

Devamını Oku
11.09.2016
Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Devamını Oku
07.09.2016
Mafya hukuku

Mafya hukuku

Devamını Oku
04.09.2016
Veda vakti

Veda vakti

Devamını Oku
15.08.2016
Yeni Kapı’nın ardı

Yeni Kapı’nın ardı

Devamını Oku
06.08.2016
Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Devamını Oku
03.08.2016
Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Devamını Oku
31.07.2016
Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Devamını Oku
29.07.2016
Tehdit sökmez, belgeyle gelin!

Uluslararası dayanışma büyüyecek

Devamını Oku
04.07.2016
Avrupa uçağı sallanıyor

Uçaktaki Avrupa

Devamını Oku
02.07.2016
Avrupa şokta (25.06.2016)

Avrupa şokta

Devamını Oku
25.06.2016
Gün dayanışma günü

Gün dayanışma günü

Devamını Oku
21.06.2016
Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Devamını Oku
20.06.2016
Söylenemeyeni söylemek

Söylenemeyeni söylemek

Devamını Oku
13.06.2016
Delikanlılık ve ciğer üzerine

Delikanlılık ve ciğer üzerine

Devamını Oku
06.06.2016
Cumhuriyet olmasa…

Cumhuriyet olmasa…

Devamını Oku
30.05.2016
Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Devamını Oku
28.05.2016
Genç Cumhuriyet

Genç Cumhuriyet

Devamını Oku
23.05.2016
Yeniden yürüyüş vakti

Yeniden yürüyüş vakti

Devamını Oku
19.05.2016
Ülkeyi uğursuza hırsıza bırakmayız

İsveç Ulusal Basın Kulübü, ‘İfade Özgürlüğü Ödülü’nü bu yıl bana ve Erdem Gül’e vermeyi kararlaştırdı. Erdem’le bu gece Stockholm’de bu ödül töreninde olacağız. Bazıları ‘Ülkeden kaçtığımızı’ yazmış arkamızdan... Hiç sevinmesinler... Onlarla işimiz henüz bitmedi. Ülkeyi hırsıza, uğursuza bırakacak değiliz.

Devamını Oku
16.05.2016
Daha da güçlüyüz

Daha da güçlüyüz

Devamını Oku
09.05.2016
Yarın olsun!

Yarın olsun!

Devamını Oku
08.05.2016
Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Devamını Oku
07.05.2016