Çiğdem Toker

Baran 7 yaşında bir çocuktu

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Bir okul şarkısı öğrettilerdi bize çocukken; marş ritminde.
“Tral-lal-lal-lal-laaa” diye başlar, gitmesek de görmesek de bizim olan köylerden söz ederdi.
Her dörtlük sonunda tekrar eden trallal- lal nakaratını terennüm ederken, gözlerimizin yaşarıp, boğazımızın düğümlenmesine anlam veremezdik.
Gitmesek de görmesek de uzaktaki bütün köylerin bizim olacağını vaz eden bu şarkının, devlete tapınma kültürünün esaslı tuğlalarından biri olduğunu, henüz bilmiyorduk.
Devletin, sevilecek bir nesne değil, insanların yaşamını kolaylaştıran, haksızlık ettiğinde sorgulanması gereken bir araç olduğu düşüncesini öğrenmemiz zaman aldı.

***

O şarkının bize öğretildiği yaşlardaki çocuklar ölüyor “uzak köylerde”.
Çocukların öldüğü, öldürüldüğü yerde kelimeler biterdi oysa.
Bitmiyor.
Devleti kutsallaştıran, vatanseverlik diye ırkçılığı nakış gibi ören, eleştirel düşünceyi hainlikle eş tutan eğitim sistemi sayesinde değil sadece.
4.5 G ihalesi yeni yapılan optik kablolar sayesinde de bitmiyor.
Övündüğünüz “bilgi toplumu”yla hiç tanışamayacak olan 7 yaşındaki bir çocuk ölüsü üzerinden, “gelecekteki terörist”, “müstahak” lafları akıyor ekranlardan.
Değil mi ki o yavru çatışma sırasında yıkılan bir duvarın altında kalmış, değil mi ki bir çatışma var, ortada iki taraf vardır.
O halde ölüm haktır...
Çünkü Baran Çağlı bir Kürt çocuğu.
Çünkü “geleceğin teröristi”, kendi kendine ölür.
Çünkü devlet kızdırmaya gelmez.

***

Küçücük kanlı bir gövde.
Üzerine kaskatı bir acıyla kapanmış bir baş ile kucağın arasında, sarkıp uzuyor.
İhtimal anaokulundayken çekilmiş öteki fotoğrafında, güzel gözleriyle kapkara bakan Baran Çağlı sizin çocuğunuz olabilirdi.
Olmaması, “coğrafyanın kader” oluşundan.
Evet, bir tek bundan.
“Gitmesek de görmesek de” bizim olan bir köyde doğmayı seçememiş oluşundan.
Savaş, önce hakikati öldürüyor.
Yüzbaşı Ali Alkan’ın ağabeyinin filtrelenmeyecek, sansürlenemeyecek bir tören sırasında kalbinden kopan o sorunun neden bütün ezberleri bozduğunu bir düşünün.
Hakikati, devleti kızdırma korkusuna kurban etmeyin.
Baran 7 yaşında bir çocuktu.
Elinde silah yoktu...  


Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın 9 Eylül 2018
Bankalara ne oluyor? 2 Eylül 2018
Tek hane hedefi 31 Ağustos 2018
Boykot ve adanmışlık 29 Ağustos 2018
Otağ Merkezi ve bütçe 28 Ağustos 2018
Cevapsızlığın şiddeti 26 Ağustos 2018
Müteahhit kriterleri 15 Ağustos 2018