Çiğdem Toker

Erken seçim, geçici bütçe demek

20 Temmuz 2015 Pazartesi

IMF (Uluslararası Para Fonu), tarihinin en zengin dönemini yaşıyor.
Bugünkü finansman kapasitesi, 421.9 milyar dolara ulaşmış.
Yunanistan’ın borç krizi dolayısıyla, IMF’nin, merak edilen soruları yanıtladığı sayfasından öğrendiğimiz taze bilgiler, bununla sınırlı değil.
IMF’ye 21.2 milyar Avro borcu bulunan Yunanistan’ın, borcunu ödememesi durumunda, diğer ortakların zarar görüp görmeyeceği sorusuna, “Hayır” diyor Fon, gayet yüksek bir özgüvenle.
Bilakis, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı bütün ortaklarına, ihtiyaç duymaları halinde taze para sağlayacağının garantisini veriyor.
Dolayısıyla, siz siz olun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “IMF’ye borç verecek durumdayız” sözüne artık kanmayın.
Hayır, sadece IMF’nin 70 yıllık tarihindeki en yüksek noktasına ulaşmış finansman kapasitesi dolayısıyla değil. Maliye Bakanı Şimşek’in, haziran ayı bütçe sonuçlarını değerlendirirken yaptığı satır arası uyarılar nedeniyle de.
Şimşek’in uyarıları, “IMF’ye borç verecek durumdayız” retoriğini, bir daha geri çıkmayacak biçimde tarihin çöp sepetine atacak nitelikte.
Olası bir erken seçimi “olumsuz senaryo” olarak niteleyen Şimşek, “Bu, bir anlamda 2015 yılının tamamının belirsizlikle karşı karşıya kalması demek” diyor.
Şimşek’in aklından geçip söyleyemediğini biz aktaralım.
Maliye Bakanı, her ne kadar 2016 bütçe hazırlıklarını başlattığını açıklasa da, olası bir erken seçim kararı, otomatik olarak “geçici bütçe” anlamına geliyor.
Zira anayasa gereği, bir sonraki yılın bütçe tasarısının, en geç 17 Ekim’de Meclis’e sunulması gerekiyor. Sunulan tasarının da 2016’ya girilmeden kanunlaşması.
Eğer koalisyon görüşmeleri tıkanır ve sonbahar için erken seçim kararı alınırsa, Meclis yeniden tatile gireceği için, mevcut hükümetin 2016 bütçe hazırlıkları geçersiz hale gelecek.
Böyle bir durumda yasaya göre, “geçici bütçe” kanununun çıkarılması gerekiyor.
Türkiye, geçici bütçe konusunda deneyimsiz değil. En son, AKP’nin iktidara geldiği 2002 seçimleri dolayısıyla geçici bütçe yasası çıkarılmıştı.
Ancak Türkiye’nin bugünkü ekonomi tablosu, IMF ile stand-by anlaşmasının hemen ertesine rasgelen ve kredi karşılığı, “reform” yasalarının çıkarıldığı 2002 yılına hiç benzemiyor.
O nedenledir ki, Şimşek’in aynı konuşmada kurduğu ve erken seçim dolayısıyla mevcut cari açığa eklemlenebilecek bütçe açığını kasttetiği “Türkiye ikiz açığı kaldıracak durumda değil” cümlesi, özel bir dikkati hak ediyor.
Olası bir erken seçim kararının zorunlu sonucu olacak geçici bütçe, Şimşek’in söz ettiği riskleri artıracaktır. Özel sektör yatırımlarının ertelenmesinden memur maaşlarına; kamu yatırımlarının finansmanından faiz ödemelerine kadar pek çok harcama kalemini doğrudan etkileyecek nitelik taşıyor.
Koalisyon görüşmelerini yürüten partilerin, bu olasılık konusunda herhangi bir önlem ya da önerisini ise bugüne kadar işitmedik.  


Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın 9 Eylül 2018
Bankalara ne oluyor? 2 Eylül 2018
Tek hane hedefi 31 Ağustos 2018
Boykot ve adanmışlık 29 Ağustos 2018
Otağ Merkezi ve bütçe 28 Ağustos 2018
Cevapsızlığın şiddeti 26 Ağustos 2018
Müteahhit kriterleri 15 Ağustos 2018