Kadınlar ve Pozitif Ayırımcılığın Türkçesi
Deniz Kavukçuoğlu
Son Köşe Yazıları

Kadınlar ve Pozitif Ayırımcılığın Türkçesi

22.04.2012 06:10
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Cezası nedeniyle sahaları kapatılan futbol kulüplerinin maçlarında stadyumlara yalnız kadın ve çocukların alınmasına ilişkin Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kararını olumlu karşılamış, hele ilk maçta tribünlerdeki kadınların coşkusuna tanık olunca yargım pekişmişti.

\n

Fakat federasyonun konuya ilişkin olarak yayımladığı yönetmeliği okuyunca ne yalan söyleyeyim kafamda sorular oluşmaya başladı.

\n

Okuyalım: “Seyircisiz müsabakaları, kadınlar ile 2012 yılında oynanacak maçlarda, annelerinin yanlarında olması koşulu ile 01.01.2000 tarihinde ve daha sonra doğmuş çocuklar ücretsiz izleyebilecek.Okumayı sürdürelim: Misafir takımların kadın ve çocuk taraftarları da yukarıda belirtilen kriterlere, TFF düzenlemeleri ile getirilmiş kontenjan sınırlamalarına uymak ve ev sahibi takım taraftarlarıyla farklı tribünde olmak koşuluyla seyircisiz oynanan müsabakaları izleyebilirler.

\n

Siz de burada bir tuhaflık görmüyor musunuz?

\n

Verilen ceza seyircisiz oynama; öyleyse federasyon mu kadınları seyirci olarak görmüyor ya da kadınlar mı seyirci değil?

\n

***

\n

Erkek egemen toplumumuzda erkek egemen bir kurum olan TFF, kadınlara yönelik pozitif ayırımcılığı böyle algılayınca ortaya böyle tuhaf bir durum çıkıyor. Oysa Türkiyede Futbol Federasyonuna bağlı bir kadınlar ligi de var. 1. ligde A ve B gruplarında 6şar takımdan 12, 2. ligde de sekiz bölge grubunda 39 takım bulunuyor. O zaman soralım: Kadın liglerinde oynayan toplam 51 takımdan biri, herhangi bir nedenden ötürü seyircisiz oynama cezası alsa bu durumda TFF, Seyircisiz müsabakaları, erkekler ile babalarının yanlarında olması koşulu ile 12 yaşından küçük çocuklar ücretsiz izleyebilecek diyebilecek mi?

\n

Erkekler, kadınların yedeği olmayı içlerine sindirebilecekler mi? Hiç sanmıyorum, peki kadınlar nasıl oluyor da erkeklerin yedeği olmayı, seyirci olup da seyirci olarak kabul edilmemelerini, hiçleştirilmeyi, ikincilleştirilmeyi benimseyip cezalı maçlarda tribünleri dolduruyorlar? Kendilerine biçilen bu değersizleştirilmeyi niçin benimsiyorlar?

\n

Bana bu görüntü Nâzım Hikmetin, soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen dizesini anımsatıyor.

\n

***

\n

Biliyorsunuz, kadın seyircili seyircisiz maç uygulaması Batı medyasında övgüyle karşılandı. Bizler de çok sevindik, bu övgülerin Batılıların bilinen Oryantalistyaklaşımlarının bir yansıması olabileceğini aklımıza getirmedik. Madem bu doğru, hoş ve övgüye değer bir uygulamaydı, o zaman kendileri niçin uygulamıyorlardı?

\n

Hiç düşünmedik. Düşünmüyoruz.

\n

Öte yandan geçen hafta oynanan Beşiktaş-Galatasaray karşılaşmasında İnönü Stadyumunda çıkan ve Beşiktaşın iki maçlık seyircisiz oynama cezası almasına neden olan olaylar futbol tribünlerindeki şiddeti önlemede bu tür uygulamaların etkili olmadığını bir kez daha ortaya koydu.

\n

Hangi kulübün yandaşı olurlarsa olsunlar, birkaç kendini bilmezin neden olduğu olaylar nedeniyle on binlerce futbolseverin mağdur edilmesinin bir haksızlık olması kadar bu cezadan yola çıkarak kadınların pozitif ayırımcılık adına yedekleştirilmeleri, ikincilleştirilmeleri de kanımca o kadar büyük bir yanlıştır.

\n

***

\n

Bu yazıyı dün, öğleden önce kaleme aldım. Akşam Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşmasını izleyeceğim televizyonda. Yarın (bugün) akşam da Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması için yine ekran karşısında olacağım.

\n

Dilerim, futbolcular da, hakemler de, futbolseverler de play off/üst küme saçmalığının yol açtığı gerginlikten kurtarırlar kendilerini, biz de kadın-erkek-çocuk birlikte güzel futbol saatleri geçiririz.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda (28.09.2018)

Veda

Devamını Oku
28.09.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Devamını Oku
13.07.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Devamını Oku
11.07.2018
Ağlamak

Ağlamak

Devamını Oku
04.07.2018
Mutlu sona doğru

Mutlu sona doğru

Devamını Oku
22.06.2018
Yorgunluk

Yorgunluk

Devamını Oku
20.06.2018
Tatarböreğini sever misiniz?

Tatarböreğini sever misiniz?

Devamını Oku
15.06.2018
Dertleşme (13.06.2018)

Dertleşme

Devamını Oku
13.06.2018
Elinizi tutan mı vardı?

Elinizi tutan mı vardı?

Devamını Oku
09.05.2018
Abdullah Gül: Nereden nereye?

Abdullah Gül: Nereden nereye?

Devamını Oku
27.04.2018
Baskın

Baskın

Devamını Oku
20.04.2018
İzmir bir başka…

İzmir bir başka…

Devamını Oku
18.04.2018
Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Devamını Oku
11.04.2018
SAPTAMALAR 2

SAPTAMALAR 2

Devamını Oku
06.04.2018
Saptamalar

Saptamalar

Devamını Oku
04.04.2018
Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Devamını Oku
21.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Devamını Oku
16.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Devamını Oku
14.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Devamını Oku
09.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Devamını Oku
07.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Devamını Oku
02.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Devamını Oku
28.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Devamını Oku
23.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Devamını Oku
21.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Devamını Oku
16.02.2018
Hayalet gemiler

Hayalet gemiler

Devamını Oku
09.02.2018
Gecede İstanbul

Gecede İstanbul Deniz Kavukçuoğlu yazdı...

Devamını Oku
07.02.2018
Gerçeklerimiz

Gerçeklerimiz

Devamını Oku
02.02.2018
Ne yazacağını bilememek

Ne yazacağını bilememek

Devamını Oku
31.01.2018
Akıntıya karşı durmak

Akıntıya karşı durmak

Devamını Oku
24.01.2018
Dünden bugüne (19.01.2018)

Dünden bugüne

Devamını Oku
19.01.2018
Şiddet ve eğitim

Şiddet ve eğitim

Devamını Oku
05.01.2018
Bunlara mecbur muyuz?

Bunlara mecbur muyuz?

Devamını Oku
03.01.2018
Hayatın içinden

Hayatın içinden

Devamını Oku
29.12.2017
‘Bir telefonu bile yok!’

‘Bir telefonu bile yok!’

Devamını Oku
22.12.2017
Umut (20.12.2017)

Umut

Devamını Oku
20.12.2017
Diren Gökçeada!

Diren Gökçeada!

Devamını Oku
08.12.2017
Çürüyen çöp, çürüyen insan

Çürüyen çöp, çürüyen insan

Devamını Oku
01.12.2017
Polisiye filmi izler gibi

Polisiye filmi izler gibi

Devamını Oku
29.11.2017
Singapur’dan Türkiye’ye

Singapur’dan Türkiye’ye

Devamını Oku
17.11.2017