Elinizi tutan mı vardı?

09 Mayıs 2018 Çarşamba

AKP’nin türlü vaatlerle dolu seçim manifestosu açıklandı. İçinde ne ararsanız var. Sanırsınız bunlar 16 yıldır iktidarda değiller.
Seçimleri kazanırlarsa ülkeye daha çok refah, daha çok huzur, daha çok demokrasi, insanlara daha çok özgürlük getireceklermiş. Adalet mekanizması da bağımsız işleyecekmiş.
İyi de 16 yıldır iktidardasınız, sıraladığınız vaatleri niçin yerine getirmediniz? Elinizi tutan mı vardı?
Daha önceki vaatleriniz arasında 2023 yılında kişi başına düşen milli geliri 25.000 dolara çıkarmak vardı. Bu gelir 2017 yılında yalnızca 9.826 dolardı. Bunu beş yıl içinde 2.5 kat nasıl artıracaksınız. İnşaat sektörüyle mi? Adamı güldürmeyin.

***

Dün itibarıyla bir dolar 4.28 TL, bir Avro da 5.09 TL idi. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’nin dış borç stoku 2016 sonunda 119.211 milyar doları kamuya, 821 milyon doları Merkez Bankası’na, 284.150 milyar doları da özel sektöre ait olmak üzere 404.182 milyar dolardı. Bu sayı iki yıldır artıyor. Bu borçlar nasıl ödenecek? Öte yandan ülkemizin ürettiği malların ihraç sonucu getirdiği gelirin, ülkenin yurtdışından ithal ettiği mal ve hizmetlerden az olması demek olan cari açığımız da sürekli artıyor. 2016 yılında 32.6 milyar dolar olan cari açık 2017 yılı sonunda 47.1 milyar dolara yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu ülkemizdeki işsizlik sayısını 2017 sonu itibarıyla yüzde 10.9 (3 milyon 445 bin) olarak açıkladı. Bu sayının yüzde 20.8’i ise 15-25 yaş arası genç işsiz. İş Kurumu’na kayıtlı olan bu işsizlere sayıları yaklaşık 2 milyon olarak tahmin edilen kayıt dışı işsizleri de eklemek gerekiyor.
İktidara yakın Türk-İş’in 2018 yılı Mart sonu rakamlarına göre ülkemizde dört kişilik bir aile için açlık sınırı 1.662 TL, yoksulluk sınırı ise 5.316 TL. Milyonlarca insanımız bu sınırların altındaki gelirlerle yaşam savaşı veriyor.
Dünyada enflasyon ortalama olarak yüzde 3.5’in altına gerilemişken, bu sayı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre üretici fiyatlarında yüzde 13.71’e, tüketici fiyatlarında ise yüzde 10.26’ya yükseldi.
Bu sayılar böyle kaldığı, ekonomi yeniden yapılandırılmadığı, artı değeri yüksek ürün üretimine geçilmediği sürece Türkiye’nin refaha da huzura da kavuşması/kavuşturulması mümkün değildir.

***

İktidar, yukarıdaki konularda inandırıcı değildir. Demokrasi, özgürlük ve yargı bağımsızlığı vaatlerine gelince… Bu konularda hiç inandırıcı değildir çünkü demokrasinin iğdiş edilmesinin, özgürlüklerin sınırlarının daraltılmasının, hukukun üstünlüğü ilkesinin ayaklar altına alınmasının müsebbibi iktidarın bizzat kendisidir.
Türkiye, 20 Temmuz 2016’dan bu yana kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve olağanüstü Hal (OHAL) yasalarıyla yönetilmektedir.
İktidar, OHAL’i toplumun muhalif kişileri ile kuruluşları ve kurumları üzerinde baskı aracı olarak kullanmaktadır.
Örneğin, dünya basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye’nin yeri cezaevinde bulunan 148 gazeteci ile 157’nci sıradadır.
Tüm kentlerimizde toplantı ve yürüyüş hakkı ya kısıtlanmış ya da ortadan kaldırılmıştır.
Yargı, vesayet altına girmiştir.
Tüm bunlar AKP iktidarı döneminde olmuştur.
İktidar şimdi demokrasi, özgürlük, bağımsız yargı vaatlerinde bulunuyor.
Yeniden yazının başlığına dönecek olursak… İyi güzel de bugüne kadar elinizi tutan mı vardı?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Veda 28 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları