Din, yaşam biçimi ve TikTok
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Din, yaşam biçimi ve TikTok

18.01.2024 16:19
Güncellenme:
Takip Et:

Aydınlanmayla birlikte dinlerin insanlar üzerindeki gücünü kaybedeceği öngörülüyordu. İnsanlığın ortak aklı kazanacak ve dünyada mantığın ve bilimin sesi egemen olacaktı. Dinler zaman içinde toplumların yaşamı üzerindeki gücünü kısmen kaybetti. Ancak ortadan yok oldukları pek söylenemez. İnsanlar inanç ve iman gereksinimlerinden günümüzde var olan tüm rasyonel gerçeklere karşın vazgeçmiş değil.

Din ve mantık arasındaki zıtlık ilişkisi “modernizm”in diyalektik ilkeler eşliğinde gelişme alışkanlıklarına uygun olsa da bu iki kavramın birbirlerinin bıraktığı yaşamsal boşluklara “sızma” konusunda pek de yetkin olmadığını söylemek gerekir. Nitekim “post-modernizm”in ortaya çıkışının altında yatan nedenlerden birisi de bana sorarsanız söz konusu zıtlık üzerinden oluşan durağan ve kibirli statükoyu kırma çabası derim.

Çünkü dinler ve sonu “izm”le biten her düşünce biçimi aslında seslendiği topluluklara bir yaşam biçimi sunar (veya dayatır, karar vermek size kalmış.) Toplumsal ve bireysel anlamda insanların topluluk olarak yaşantısında bir norm veya standart arayışı neredeyse tarihin kendisi kadar eskidir ama bir zamanlar bu konuda belirleyici olan “din”in iktidarını “izm”lerle paylaşması görece yeni bir durum.

Üstelik artık her ikisinin de bir rakibi var. Hem de güçlü bir rakip. Baş etmeleri kolay değil çünkü hiçbir zaman bütüncül ve birbirine bağlı ilkeler bütünüyle takipçilerine seslenme gereği duymuyor. Sunmak istediklerini sunuyor ve “İstediğinizi seçin” diyor. Söz ettiğim güç sosyal medyadan başkası değil. Peki neden başlıkta TikTok var? Anlatayım.

Sosyal medya platformları da biraz dinlere ve ideolojilere benziyor. Kendi kullanım biçimlerine göre oluşturdukları bir yaşam biçimi var. 

Sadece farkı anlamak için kabaca bir kümeleme yapalım. X (Twitter) düşüncelerin ve fikirlerin sergilendiği, dış görünüşe pek prim verilmeyen bir alan, Instagram ise kullanıcıların “en iyi hallerini” sergiledikleri yer, peki ya TikTok?

Ülkemizde ve dünyanın genelinde Z kuşağının kullandığı, içi boş ve hiçbir işe yararı dokunmayacak, laubali ve kimi zaman da tehlikeli içeriklerin paylaşıldığı bir platform olarak bilinen TikTok’un gençler tarafından diğerlerine göre daha çok tercih edilmesinin bir nedeni var.

TikTok kullanıcılarına diğer platformlara göre kendileri gibi olarak takip edilme ve etkileşim kurma açısından çok daha fazla olanak sağlıyor. Aslında haberlerde sık sık gördüğünüz “TikTok’a içerik üretmek için az daha canlarından oluyorlardı” içerikli ana haber bülteni içeriklerinin kaynağı da buradan geliyor. Elbette amacım sosyal medya platformları arasında kıyas yapmak değil ancak bu özelliğini belirtmem gerekliydi çünkü TikTok  bu sayede kullanıcılarına sunduğu sayısız yaşam biçimi etiketini kataloglaştırabiliyor.

Bugünlerde hızla yükselen TikTok akımlarından birisi “Roma İmparatorluğu” üzerine düşünmekle ilgili ve kadın kullanıcıların erkeklere konu hakkında yaptığı kısa sınav videolarıyla gündem oluyor. Bir başka akım ise kullanıcıların doğdukları gün ayın döngü evresini bularak yaşamları üzerine oluşturdukları kehanetler ve bunu diğer kullanıcıların döngüleriyle karşılaştırmaları üzerine. Rimel ve maskara konu edinerek oluşturulan kurgu-hikaye akımı, yapay zekâ filtreleriyle müzik yapmak, TikTok’u Google yerine arama motoru olarak kullanmak ve sonuçları karşılaştırmak… Görüyorsunuz ya bir araya gelince hiçbir anlam taşımayan öneriler bütünü.

İşte kataloglaştırma da burada anlam kazanıyor. Dinlerin veya “izm”lerin bütüncül yaklaşımlarını alaşağı eden bir anlamsızlık bütünü. Ancak bu anlamsızlık “yetişkin”lere iyi gelmese de sanırım “Kızılcık Şerbeti”nde başını (yine bir TikTok akımı) “sunroof” biçiminde örten ve babasının hışmına uğrayan Mihri gibi Z kuşağının çok hoşuna gidiyor ve üstlerine binen, kendi sorumlulukları olmayan çağımız sorunlarıyla baş etmek için de başka bir çözümleri yok. Ne dersiniz, onlara kızabilir miyiz?

Yazarın Son Yazıları

Çocukları koruyor muyuz, hapsediyor muyuz?

Türkiye’de son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarıyla birlikte uzun süredir konuşulan birçok yasak ve kısıtlama yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
02.05.2026
Çocukları kim yetiştiriyor?

Çocukları kim yetiştiriyor?

Devamını Oku
18.04.2026
Bağ kurmanın anahtarı: Kırılganlık

Bugün size futboldan söz edeceğim. Daha doğrusu futbolda gözünüzün önünde olan ama iş dünyasının bir türlü kopyalayamadığı o devasa güçten: Hikâyenin saf kudretinden.

Devamını Oku
05.04.2026
Duygular öğretilir mi?

Bir insan gerçekten ne hisseder? Öfke, suçluluk, sevgi… Hemen soralım: Bunlar bize ait duygular mı yoksa bize öğretilmiş tepkiler mi?

Devamını Oku
28.03.2026
'Ben'siz bir yaşam

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonunuzda birkaç haber, birkaç mesaj… Gün daha başlamadan zihniniz dolmaya başlıyor. Ekonomi, siyaset, gündelik tartışmalar… Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş halde.

Devamını Oku
21.03.2026
Yeni nesil hayatta kalma rehberi

ABD’de büyüyen “prepper” hareketi olası bir sistem çöküşüne karşı hazırlık yapan insanlar olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Görünmek neden bu kadar zor?

Son günlerde sıkça tartışılan bir argüman var: İş dünyasında psikopatların daha başarılı olduğu. Hatta bu iddia bir adım daha ileri taşınıyor; dünyayı yöneten elitlerin önemli bir bölümünün empati yoksunu, soğukkanlı ve gerektiğinde acımasız davranabilen kişiler olduğu öne sürülüyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa: Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Devamını Oku
31.01.2026
Kullan-at düşünce iklimi

Fikirler artık birer katalog gibi. Sosyal medyaya girip istediğinizi seçebilir, kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Bir görüşü benimsemek için uzun uzun düşünmeye, tartmaya ya da bir fikri zaman içinde inşa etmeye gerek yok. Zaten hazırlar, seçmenizi bekliyorlar.

Devamını Oku
24.01.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024