Çocukları kim yetiştiriyor?
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Çocukları kim yetiştiriyor?

18.04.2026 12:02
Güncellenme:
Takip Et:

Son yıllarda çocukların karıştığı şiddet olaylarını artık kanıksamaya başladık. Ve hep aynı döngü: Çocuğun ailesiyle ilişkisi, varsa okuldaki durumu ilk sorgulanan başlıklar oluyor. Elbette bir günah keçisi de seçiliyor. Kimi zaman Discord, kimi zaman Telegram…

Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısının ardından kamuoyunda yine tanıdık sorular dolaşıma girdi: “Ailesi kimdir?”, “Bu çocuk nasıl yetişti?”

Bunlar elbette önemli sorular. Söz konusu olayın gelişimini anlamak ve benzer olayların önüne geçebilmek açısından son derece anlamlı.

Öte yandan bu sorular, olayın mağduru ve faili olan çocuklara yönelik ayrıntılar ortaya çıktıkça daha çok bireysel bir anlam kazanıyor. Bütünlüklü bir çözüm arayışı ise çoğu zaman muğlak önermelerden ibaret kalıyor.

Çünkü uzun yıllar boyunca çocukların davranışlarını anlamanın en temel yolu, aileyi ve eğitim sistemini incelemekti. Sorunun kaynağı çoğu zaman evde ya da okulda aranırdı.

Bu yaklaşımın yanlış olduğunu söylemek mümkün değil. Aile, hâlâ bir çocuğun ilk temas ettiği dünya. Eğitim sistemi ise onun sınırlarını, kurallarını ve birlikte yaşama pratiğini öğrendiği en önemli alanlardan biri. Ancak bugün bu çerçevenin tek başına yeterli olup olmadığını yeniden düşünmek gerekiyor.

Çünkü bugünün çocuğu artık yalnızca ailesinin ve öğretmenlerinin dünyasında büyümüyor.

Haydi biraz da abartalım. Herhangi bir ebeveyn atabileceği en doğru adımları atıyor olsun. Çocuğun idolü haline gelmiş bir internet fenomeninin zihnine girmesini gerçekten engelleyebilir mi?

Eskiden bir çocuğun dünyası büyük ölçüde fiziksel sınırlarla çizilirdi. Aile, mahalle, okul… Görülen, duyulan, öğrenilen şeyler bu sınırlar içinde şekillenirdi. Bugün ise bu sınırlar büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda. Çocuklar çok erken yaşlardan itibaren, kontrol edilmesi neredeyse imkânsız bir dijital evrenin içine dahil oluyor.

Bu evrende şiddet yalnızca bir olasılık değil, sürekli karşılaşılan bir içerik biçimi.

Sosyal medya akışlarında, video platformlarında, oyunlarda ve haberlerde şiddet tekrar tekrar görünür hale geliyor. Çoğu zaman da bağlamından kopuk, estetize edilmiş ya da sıradanlaştırılmış bir biçimde.

Böyle bir ortamda büyüyen bir çocuk için şiddet, yalnızca uzak bir tehdit değil; gündelik yaşamın bir parçası.

Peki bu durumda da ebeveynliğin geçmiş deneyimleri bugün ne kadar geçerli?

Bir çocuğa “doğruyu” öğretmek, karşılaştığı içeriklerin çeşitliliği ve yoğunluğu karşısında ne kadar etkili olabilir? Okulun verdiği değerler, algoritmaların sürekli yeniden ürettiği bir dünyada ne kadar karşılık bulur?

Ve en önemlisi, çocuk gerçekten hâlâ yalnızca ailesi ve öğretmenleri tarafından mı yetiştiriliyor?

Bugün çocuklar aynı anda birçok farklı kaynaktan etkileniyor. Aile bir ses, okul bir başka ses, ama ekranlar çoğu zaman çok daha yüksek bir sesle konuşuyor.

Üstelik bu ses yalnızca bilgi aktarmıyor. Aynı zamanda duygu, tepki ve davranış biçimleri de üretiyor.

Bu durum, çocukların dünyasını yalnızca genişletmekle kalmıyor, aynı zamanda karmaşıklaştırıyor.

Elbette bu tablo, ailelerin ve eğitim sisteminin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Öte yandan sorunu yalnızca bu iki alana indirgemek, meselenin önemli bir kısmını gözden kaçırmak anlamına geliyor.

Çünkü artık konu yalnızca “çocuğun nasıl yetiştirildiği” değil, “çocuğun nasıl bir dünyada büyüdüğü”.

Belki de her benzer olaydan sonra sorduğumuz soruları yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.

Çünkü çocukların davranışlarını anlamaya çalışırken hâlâ geçmişin referanslarıyla hareket ediyor olabiliriz. Oysa onların dünyası çoktan değişti. Sınırlar kalktı, etkiler çoğaldı, kontrol alanları daraldı.

Onlara istediğimiz kadar yasak koyabiliriz. Aile olarak, devlet olarak çocukların erişimini sınırlayacak onlarca mekanizma kurabiliriz. Peki şunu soralım: Engellemeye çalıştığımız şeyin ne olduğunun ne kadar farkındayız?

Bir oyun, bir sanal topluluk, internette hızla yayılan radikal bir ideoloji, viral bir davranış biçimi… Çocukların dünyasında neye karşılık geliyor?

Bu sorulara yanıt vermenin en zor olduğu çağdayız. Belki de anne-baba olmak, bir aile olmak hiç olmadığı kadar zor.

Bir çocuğa doğru davranmayı öğretmek, öğrendiği bilginin ona nasıl yararlı olacağını anlatmak da hiç olmadığı kadar zor.

Çünkü günümüz yetişkinlerinin kendi çocukluklarında öğrenmek ve kendini geliştirmek için edindiği motivasyon kaynaklarının neredeyse hiçbiri artık aynı anlamı taşımıyor.

Yaşanan olaylarda ebeveynlerin ve eğitimdeki eksikliklerin rolünü küçümsemek mümkün değil.

Ancak bütüne bakıldığında mesele yalnızca ailede ya da okulda aranan bir sorun olmaktan çoktan çıkmış durumda. Çünkü artık çocuklar yalnızca yetiştirilmiyor; aynı zamanda sürekli yeniden şekillenen, sınırları belirsiz bir dünyanın içinde büyüyor.

Ve belki de asıl mesele tam da burada yatıyor: Çocukları nasıl yetiştirdiğimizden çok, onları nasıl bir dünyaya bıraktığımız.

İlgili Konular: #Çocuk

Yazarın Son Yazıları

Neden herkes terapi diliyle konuşuyor?

Modern insan artık duygularını yaşamıyor, onları etiketliyor.

Devamını Oku
23.05.2026
Hak yalnızca hukuk değildir

Bazı sistemler gerçekten bozuk olmayabilir. En azından herkes için.

Devamını Oku
16.05.2026
Çocukları koruyor muyuz, hapsediyor muyuz?

Türkiye’de son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarıyla birlikte uzun süredir konuşulan birçok yasak ve kısıtlama yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
02.05.2026
Çocukları kim yetiştiriyor?

Çocukları kim yetiştiriyor?

Devamını Oku
18.04.2026
Bağ kurmanın anahtarı: Kırılganlık

Bugün size futboldan söz edeceğim. Daha doğrusu futbolda gözünüzün önünde olan ama iş dünyasının bir türlü kopyalayamadığı o devasa güçten: Hikâyenin saf kudretinden.

Devamını Oku
05.04.2026
Duygular öğretilir mi?

Bir insan gerçekten ne hisseder? Öfke, suçluluk, sevgi… Hemen soralım: Bunlar bize ait duygular mı yoksa bize öğretilmiş tepkiler mi?

Devamını Oku
28.03.2026
'Ben'siz bir yaşam

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonunuzda birkaç haber, birkaç mesaj… Gün daha başlamadan zihniniz dolmaya başlıyor. Ekonomi, siyaset, gündelik tartışmalar… Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş halde.

Devamını Oku
21.03.2026
Yeni nesil hayatta kalma rehberi

ABD’de büyüyen “prepper” hareketi olası bir sistem çöküşüne karşı hazırlık yapan insanlar olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Görünmek neden bu kadar zor?

Son günlerde sıkça tartışılan bir argüman var: İş dünyasında psikopatların daha başarılı olduğu. Hatta bu iddia bir adım daha ileri taşınıyor; dünyayı yöneten elitlerin önemli bir bölümünün empati yoksunu, soğukkanlı ve gerektiğinde acımasız davranabilen kişiler olduğu öne sürülüyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa: Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Devamını Oku
31.01.2026
Kullan-at düşünce iklimi

Fikirler artık birer katalog gibi. Sosyal medyaya girip istediğinizi seçebilir, kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Bir görüşü benimsemek için uzun uzun düşünmeye, tartmaya ya da bir fikri zaman içinde inşa etmeye gerek yok. Zaten hazırlar, seçmenizi bekliyorlar.

Devamını Oku
24.01.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024