Ebru Kılıçoğlu

10 dakika

27 Ağustos 2021 Cuma

Seyircinin Randers üzerinde müthiş bir baskı kurduğu maçta, Galatasaray baskı konusunda seyircisine ayak uyduruyor. 4-2-3-1 düzeninde kurgulanmış taktik düzende, paslaşma, pres ve kurgu son derece güzel işliyor…

Ama sadece 10 dakika!!! Sonra, 11. dakikada Randers’in ‘Bakın bakın nasıl da gol atmaya geliyorum’ diyerek sağdan başlattığı atak sonrasında, savunmanın (yine) hatalar zinciri eşliğinde golünü atıyor. Eş zamanlı olarak adeta görünmez bir el de Galatasaray’ın ‘off’ düğmesine basıyor. Sevdiğini ellere kaptırmış bir aşık gibi kahır çekmeye başlıyor. Öyle bir duruş ki bu, ayaklar kadar akıllar da tutuluyor.

Maçı ileri doğru açması gereken iki isimden Kerem ve Babel’in uyumsuz oyunu üzerine Randers, güzelce ve son derece disiplinli bir şekilde kapanması bu tabloyu iyice habis hale getiriyor. Göz dolduran isimler, Boey, Diagne ve Feghouli’nin çabalarıysa yetmiyor. Galatasaray adına işkence gibi geçen ilk yarıdan sonra, Fatih Terim’den tek ama son derece akıllıca bir hamle kaderi değiştiriyor: Kerem yerini Barış Yılmaz’a bırakıyor. Kerem ne kadar enerjisizse, Barış o kadar enerji dolu. Onun mücadelesi, takımın tüm çalışkanlarını pozitif etkiliyor.

Negatif oyun hızla pozitife dönüyor. Önce 48’de Aanholt, Babel’in asistini ustaca ağlara yollayarak skoru dengeliyor. Ardından gelen baskı savunmayı hataya zorlayınca Piesinger 2. golü kendi kalesine atıyor. Galatasaray, ikinci yarıda kurduğu baskıyı hiç gevşetmiyor. Rakibin savunma güvenliğini bırakması, sarı-kırmızılı takım adına bol pozisyon demek ki, bunların çoğunu Diagne yakalayıp atamıyor. Galatasaray, ilk yarıda 10 dakikada verdiğini ikinci yarıda 10 dakikada alarak, bu sezon bir kez daha geriye düştüğü karşılaşmayı kazanarak UEFA Avrupa Ligi’nde yoluna devam ediyor.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Saha durumu: Karışık 23 Eylül 2021
Bipolar 20 Eylül 2021
Liderlik morali 17 Eylül 2021
Kader anı 13 Eylül 2021
Durup dururken 30 Ağustos 2021