ABD Gezisinden Öğrendiklerimiz

21 Mayıs 2013 Salı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son ABD gezisi çok aydınlatıcı oldu; neler öğrendik neler:
1) Başbakan’ın eşinin ve çocuklarının da uluslararası ilişkilerde önemli şahsiyetler olduğunu...
2) Asil ve necip me
dyamızın dalkavukluğuna sınır olmadığını...
3) Ama her iktidara hemen hemen aynı biçimdeki manşet ve haberlerle yağcılık yaptığı için medya yaratıcılığının çok yetersiz kaldığını...
4) Örneğin, “
Erdoğan Washington’dan sonra Silikon Vadisi’ni de fethetti” gibi bir manşetin atlandığını...
5) ABD medyasının Türkiye’den çok kendi iç sorunlarına ve özellikle de demokratik hak ve özgürlüklerine odaklandığını...
6)
Erdoğan’ın, yaklaşan seçimler dolayısıyla Gülen cemaatiyle yeniden yakınlaşmak istediğini...
7) Ama yaklaşan üç seçim dolayısıyla artan gücünün farkında olan
Gülen cemaatinindoğru bildiği konularda” Başbakan’ı uyarmaya devam edeceğini...
8)
Gülen cemaati ile AKP arasındaki temaslarda Bülent Arınç’ın “güvenilir adam” kimliğini sürdürdüğünü...
9)
Erdoğan’ın dış ilişkilerde de yakın çevresine resmi görevlilerden daha fazla güven duyduğunu...
10)
Erdoğan’ın sadece iç politikada değil, dış politikada da “Allah’ın rahmetinden” yararlanmak istediğini ama nesnel koşulların buna izin vermediğini...
11) 19 Mayıs’larda devlet protokolünün kimi zaman Anıtkabir yerine Beyaz Saray’ı tercih edebileceğini...
12) ABD’nin dış politikasındaki tek taraflı (unilateral) yaklaşım yerine,
Obama döneminde ortaya çıkan çok taraflı (multilateral) yaklaşımın devam ettiğini ve Suriye’de de böyle davranılacağını...
13) Adına ister
“Stratejik Derinlik” deyin ister “komşularla sıfır sorun”, Erdoğan-Davutoğlu dış politika çizgisinin iflas ettiğini...
14) Başbakan
Erdoğan’ın, Obama ile görüşmesinden sonra, “Esad gitmeden müzakere olmaz” ve “II. Cenevre konuşmaları gereksizdir” görüşlerinden çark ettiğini...
15) ABD’nin, Suriye’de nihayet mezhep çatışmalarının ve radikal siyasal İslam tehlikesinin farkına vardığını...
16) Dış politikada mezhepçiliğin ve sıcak savaş çığırtkanlığının her zaman prim yapmadığını...
17) Türkiye’nin Ortadoğu için taşıdığı
“Osmanlı barışı hayallerinin” hiçbir zaman hayalden öteye geçemeyeceğini...
18) ABD’nin büyük devlet olduğunu, Türkiye’nin ise
“bölge gücü” olma niteliğini bile yitirmeye başladığını...
19) Bütün bunlara karşın veya bütün bunlardan dolayı,
Erdoğan’ın Başkanlık rejimi hevesinden vazgeçmediğini...

\n

***

\n

Öğrenmenin yaşı, yeri, makamı, sınırı yoktur...
İşin sırrı öğretmende değil, öğrencidedir:
Kendilerini beğenmişler, mağrurlar, dogmatikler, bağnazlar, softalar öğrenmez...
Alçakgönüllüler, kendilerini geliştirmek isteyenler, araştırmacı ve sorgulayıcılar öğrenir!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Otorite Boşluğu 24 Kasım 2020