Filler savaşında Türkiye

Filler savaşında Türkiye

12.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Wapiganapo tembo nyasi humia!” “Vapigenapo tembo niyasi humiya” diye telaffuz edilen Swahilice* bir özlü söz:

“Filler savaşır, çimenler ezilir!” anlamında.

Bir yanda, ABD öncülüğündeki Batı, öte yanda Çin öncülüğündeki Doğu, iki fil, dünya egemenliği için rekabet ediyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ile Avrupa, İsrail-Arap savaşı ile Ortadoğu eziliyor!

Türkiye ise Avrupa ile Ortadoğu’nun sınırında, her iki savaştan da etkileniyor.

Eğer çok dikkatli davranmazsa o da bu savaşlardan ve filler arasındaki dünya rekabetinden çok zarar görebilir.

***

Türkiye, sadece Avrupa ile Ortadoğu arasındaki sınırda bulunmakla kalmıyor:

Coğrafi konumu ve siyasal/kültürel/ekonomik nitelikleri dolayısıyla, hem Doğu ile Batı hem Kuzey ile Güney hem de Hıristiyan ve Müslüman Dünyalar arasında, tam sınırlar üzerinde yer alıyor.

Ülkemiz, AKP/Erdoğan iktidarına bir Avrupa ülkesi olarak başladı ve ne yazık ki gittikçe bir Ortadoğu ülkesi olmaya doğru evriliyor.

***

Batı ile Doğu arasındaki dünya egemenliği rekabetinin, Avrupa’da Ukrayna-Rusya ve Ortadoğu’da, Hamasİsrail arasındaki sıcak savaşlara dönüşmesi, Erdoğan/AKP yönetiminin artık yıprandığı ve iktidardan uzaklaşmaya başladığı bir döneme rastladı.

Erdoğan/AKP yönetimi zayıflatan ve iktidardan uzaklaştıran en önemli faktörler:

1) Ülke yönetiminin, insanlığın siyasal birikiminin ulaştığı, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti yapısından, Ortadoğu devletlerinde görülen, Ortaçağ’dan kalma, tek kişiye bağlı “Şahsım Devleti” yapısına geçmesi...

2) Ve üstelik (ne yazık ki aktif olarak müdahale ettiği) Ortadoğu Savaşı’ndan dolayı, ülkenin ekonomik, demografik, kültürel, sosyal ve siyasal dengelerini bozan bir “sığınmacı” dalgasına maruz kalmasıydı. Sonuç olarak Türkiye’deki siyasal iktidar, Doğu-Batı rekabeti yapan filler arasında hem Avrupa hem de Ortadoğu Savaşlarının olumsuz etkilerine açık bir durumda kalmıştır.

***

Türkiye, Suriye sorununda, Astana süreci bağlamında Rusya ve İran ile Doğu’nun yanında yer almış ama öteki yandan NATO üyesi niteliğiyle Batı’nın stratejilerine uygun davranarak İsrail ile ilişkilerini son dakikalara kadar sürdürmüştür.

Bu çelişkiler, iktidarın daha da yıpranmasına yol açmıştır.

İktidarın içteki asıl sorunlarından biri olan Kürt Sorunu ise Ortadoğu Savaşı ve Suriye Devleti’nin çökertilmesi ile doğrudan ilişkilidir. İktidarın, Kürt Sorunu’nu, kendi ömrünü uzatmak için istismar etmek yerine, ülke çıkarlarını gözeterek çözmeye çalışması ve Suriye’nin “laik demokrasi” olarak “toprak bütünlüğünü” savunması, Türkiye’nin çıkarları açısından, en doğru çözüm gibi görünmektedir. *

Swahili Tanzanya, Kenya, Uganda ve Afrika Birliği’nde resmi olarak kullanılan bir Bantu dilidir. 

Yazarın Son Yazıları

Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026