Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

13.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur! 

***

Boğaziçi Üniversitesi olayı: 

Temelde, Osmanlı-Türk çağdaşlaşma serüveninde üç yüzyıldır süren “Çağdaşlık ve Bilimsellik” ile “Gericilik ve Bilim Karşıtlığı” mücadelesinin bir dışavurumu olarak görülebilir. 

Tarihten üç yaprak!

***

1) Takiyettin, zamanının en ünlü matematikçisi ve müneccimidir. 

III. Murat’a bir rasathane kurulması için rapor verir. İstanbul’da Tophane sırtlarında kurulan ve pek çok araç ve gerecini kendisinin üretmiş olduğu gözlemevinde matematik ve astronomi alanında özgün gözlemler ve hesaplamalar yapmaya başlar. 

Fakat tarikatların da baskısıyla Şeyhülislam Kadızade Ahmed Şemseddin, Padişah’a yolladığı mektupta, “Rasat icrasının, (gözlem yapmanın) eflakin (evrenin, Allah’ın) sırlarını öğrenmeğe teşebbüs mahiyetinde bir küstahlık olduğunu rasathane ihdas eden (gözlemevi kuran) devletlerin zeval bulduğunu (yıkıldığını)” bildirir. 

1577’de gökyüzünde görülen bir kuyrukluyıldız, 1578’deki veba salgını uğursuzluk alametleri sayılır ve 1579’da Veziri Azam Sokollu Mehmet Paşa’nın ölümünden sonra 1580 yılında Padişah III. Murat, Kaptanı Derya Kılıç Ali Paşa’ya gözlemevinin yıkılmasını emreder; Kılıç Ali Paşa gemileriyle bir gece Tophane önüne gelir ve rasathaneyi yerle bir eder. 

***

2) 1869 yılında ikinci kez açılan Darülfünun’un (“Fenler evi” anlamında, Osmanlı’da Üniversite) müdürlüğüne Hoca Tahsin Efendi getirilmiştir. 

Yeni müdür, Teravih namazından sonra halka açık dersler vermeye başlar. 

Ancak Ramazan geceleri ders vermesi ve havadaki oksijenin canlılar için gereğini ispatlamak için havası boşaltılan bir fanusun içinde ölen güvercin deneyi, hem Hoca Tahsin’in görevden alınmasına hem de Darülfünun’un kapatılmasına yol açar. 

Tarikatların da baskısıyla, devletin resmi tarihçisi Lütfi Efendi, “Medrese kıtlığı mı var?” diyerek Darülfünun’a karşı çıkmış ve “Umuma mahsus derslerde ilmheyet (astronomi), mıknatisiyet-i arz (fizik), terakki-i sanayi ve mebadi-i servet (teknoloji-ekonomi) gibi mevzularla mübarek ramazan gecelerinde halkın ve talebelerin inançlarını bozmak alçaklıktır. Böyle şeyleri göstermek kadar dünyada düşünceye aykırı bir durum var mıdır?” sözleriyle kışkırtıcılık yapar. 

Bu saldırılar üzerine, görevden alınan Hoca Tahsin şöyle der: “Cehalet egemendir, suçumuz olgunluk kazanmaktır, anladım, İlahi, bilim öğrenme suçundan tövbeler olsun.” 

***

Katledilen Akademisyenlerin listesi 

15 Haziran 1977. Doç Dr. Orhan Yavuz, Erzurum. 

7 Nisan 1978. Doç. Dr. Server Tanilli’ye silahlı saldırı; Tanilli felç oldu, İstanbul. 

11 Temmuz 1978. Doç. Dr. Bedrettin Cömert, Ankara. 

20 Ekim 1978. Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu, İstanbul. 

26 Kasım 1978. Doç. Dr. Necdet Bulut, saldırıya uğradı, 8 Aralık’ta öldü, Trabzon. 

11 Eylül 1979. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fikret Ünsal, Adana. 

20 Kasım 1979. Prof. Dr. Ümit Doğanay, İstanbul. 

7 Aralık 1979. Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil, İstanbul. 

12 Eylül 1980 darbesiyle bu cinayet dalgası duruyor; 1990’lı yıllarda yeniden başlıyor: 

31 Ocak 1990. Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara. 

6 Ekim 1990. Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara. 

21 Ekim 1999. Cumhuriyet yazarı Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Ankara. 

18 Aralık 2002. Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, Ankara. 

***

Bilim ve bilimin yuvası olan üniversiteler, bir ülkenin varlığını ve geleceğini belirler. 

Osmanlı İmparatorluğu bilimde, teknolojide ve eğitimde geri kaldığı için, Endüstri Devrimi’ni yakalayamadığından çöktü! 

Bilim karşıtlığını ve tarikatları eğitime ve üniversitelere zorla egemen kılarsanız, toplumu köleliğe ve sömürülmeye mahkûm edersiniz! 

YAPMAYIN!

İlgili Konular: #darbe

Yazarın Son Yazıları

Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025