Ya FETÖ iktidar olsaydı?

Ya FETÖ iktidar olsaydı?

17.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Doğrusu çok kötü bir şey olurdu.

FETÖ’nün iktidarı Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kuruluş felsefesini değiştirmeyi birincil görevi sayardı.

Kurucumuzu, büyük Atatürk’ü olabildiğince unutturmaya, elinden geldiğince kötülemeye çalışırdı.

Bunları elbette kendi yöntemince, yavaş yavaş, usul usul yapar, tepki görürse çekilip bekler ama asla vazgeçmezdi.

FETÖ, eğer iktidar olsaydı;

Hukuk sistemini kendine bağlar, emri altına alırdı. Karşıtlarını kanıt istemeden, tanık aramadan cezalara çarptırır, yetkilerini elinden alır, işsiz bırakırdı.

Ne acı olaylarla karşılaşırdık, kim bilir!

Kendisine karşı çıkanları düşman hukukuna göre yargılatır, kimseye hesap vermek zorunda olmadığını söylerdi.

Düşman hukuku, ceza için kanaatin yeterli olduğu kesin ceza vermenin hukuka uygun biçimidir.

İkna, iptal, imha. Kesin bir karar verme yoludur.

Ya eğitim ne olurdu?

Eğitim, kesin dinselleştirilirdi.

Bütün okullar imam hatip okulu yapılır, geri kalanlarda ise mescit açılması zorunlu olurdu.

Öğrenciler, toplu cuma namazlarına götürülür, öğretmenler nezaretinde dini sohbetler, “Güzel Kuran Okuma” yarışmaları yapılır, ödül alanlar umreye götürülürdü.

Yuva çocuklarına (4 yaş-6 yaş çocukları) din bilgisi ve Arapça dersleri konur, daha küçükken beyinlerine bu bilgiler yerleştirilirdi.

Karşı çıkanlar ise hemen “çocukları dinsiz mi yapmak istiyorsunuz” diye susturulur, daha da susmayan olursa “milli hassasiyetlere aykırı davranış” suçundan ceza verilirdi.

Ortaöğretimin medrese sistemine geçmesi aşamalı olarak gerçekleştirilirdi.

Üniversitelerin dinsel değerlere dönüşümü güvenilir rektörler yoluyla yapılırdı. Bu rektörler, dinini imanını bilen “müderrisler” olarak geçmişin profesör unvanlarını taşırlardı. Öyle “makalesi yokmuş”, “kitabı çalıntıymış” gibi bozuk seslere kulak verilmez, üniversiteler tam bir dinsel kontrol altına alınırdı.

Öyle her aklına gelen her istediğini söyleyip yazamaz, her şeyin dine uygun olması asıl olurdu.

Günlük yaşam mı?

Elbetteki şeriata uygun olacaktı.

Ama bunu zorla yapmak yerine teşvik edilerek gerçekleştirilecekti.

İçkilere zam üstüne zam yapılacak, harama el uzatılamaz hale getirilecekti. 

Yaşam Sünni İslama uygun olarak düzenlenecekti.

Elbette bu açıkça dile getirilecek ama aşırıya kaçmadan uygulanacaktı.

Elbette, özellikle turist gelen bölgelerde daha ılımlı hareket edilecek ama asıl yaşamın dine uygun olması gerektiği gözden kaçırılmayacaktı.

Din ve ahlak polisi” görevini mahalle bekçilerine vermek daha akıllıca olurdu. Mahallenin düzeni adı altında sıkı bir kontrol, polis yetkisi verilmiş mahalle bekçileri tarafından gerçekleştirilirdi.

Kadınlar sıkı bir kontrol altında tutulur, öyle “kadın-erkek eşitliği” gibi dinde yeri olmayan icatlar kaldırılırdı.

Kadınlar erkeklere emanet edilir, onlara da gereksiz yere kadınları dövmemeleri öldürmemeleri söylenirdi. 

Aslolan kadınların kendilerini korumaları idi. Yoksa erkek tahrik olursa başlarına geleni çekerlerdi.

Kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı yaşamaları en iyi tedbir olurdu.

Okullar “erkek okulları” ile “kız okulları” olarak ayrılır, işyerlerinde erkekler kadınlardan ayrı oturur, kamu araçlarında kadın-erkek bölmeleri ayrı olurdu.

Sonra yavaş yavaş yaşama yerleri birbirinden ayrılır, bu kendine laik diyen kesim giriş çıkışları belli ayrı yerlerde yaşamaya teşvik edilirdi. 

Bir süre sonra da herkesin nerede, nasıl yaşayacağı belli olur, neye izin verilirse onun yapılacağı iyice anlaşılırdı.

Siyaset mi?

Meclis elbette olurdu.

Meclis olurdu da artık “Danışma Meclisi” gibi bir şey olurdu.

Kararlar, Saray’da şeriata uygun alınır, ülke fetvalarla yönetilirdi. Halifelik geri getirilirdi.

Her yerin yöneticisinin yanında bir de “imam” olur, işlerin dine uygun olup olmadığı kontrol altında tutulurdu.

Ama ne kötü olurdu değil mi?

İyi ki FETÖ iktidarda değil.

İyi ki iktidarda FETÖ’yü terörist ilan eden bir iktidar var.

İyi ki?

İyi ki mi? Nesi iyi ki? Nesi demokratik ki? Nesi laik ki? 

Nesi farklı ki? Yaşananların farkı ne ki?

Gidiş aynı gidiş değil mi?

Yoksa ben boşuna mı sevinmişim?

Yazarın Son Yazıları

Çalınan gelecek!...

Çalınan gelecek!...

Devamını Oku
29.04.2024
Istakozun intikamı!

Istakozun intikamı!

Devamını Oku
22.04.2024
Başarının psikolojisi...

Başarının psikolojisi...

Devamını Oku
15.04.2024
Özeleştiri?...

Özeleştiri?...

Devamını Oku
08.04.2024
Kaderinizi seçtiniz mi?...

Kaderinizi seçtiniz mi?...

Devamını Oku
01.04.2024
Hapishanedeki Ali Sirmen...

Hapishanedeki Ali Sirmen...

Devamını Oku
25.03.2024
Liderlerin ruhsal durumu...

Liderlerin ruhsal durumu...

Devamını Oku
18.03.2024
Ben başkan olamazsam?

Ben başkan olamazsam?

Devamını Oku
11.03.2024
Kimi neden seçiyoruz?

Kimi neden seçiyoruz?

Devamını Oku
04.03.2024
Erdal Atabek yazdı...

Ruh sağlığımızı koruyalım...

Devamını Oku
26.02.2024
Kendi iktidarının sömürgesi...

Kendi iktidarının sömürgesi...

Devamını Oku
19.02.2024
Erdal Atabek yazdı

Seçilecek aday...

Devamını Oku
12.02.2024
‘Körü körüne inanç’...

‘Körü körüne inanç’...

Devamını Oku
05.02.2024
Bilinçaltı itirafları...

Bilinçaltı itirafları...

Devamını Oku
29.01.2024
‘Çetelerin’ siyaseti...

‘Çetelerin’ siyaseti...

Devamını Oku
22.01.2024
Aday...

Aday...

Devamını Oku
15.01.2024
Tarihle savaşmak!...

Tarihle savaşmak!...

Devamını Oku
08.01.2024
Atatürk’ün adı yetti!...

Atatürk’ün adı yetti!...

Devamını Oku
01.01.2024
2024: Çatışma yılı mı?..

2024: Çatışma yılı mı?..

Devamını Oku
25.12.2023
Şiddet!...

Şiddet!...

Devamını Oku
18.12.2023
PISA gerçekleri...

PISA gerçekleri...

Devamını Oku
11.12.2023
Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Devamını Oku
04.12.2023
Eğitim kimin derdi?

Eğitim kimin derdi?

Devamını Oku
27.11.2023
Fenomen!...

Fenomen!...

Devamını Oku
20.11.2023
Saray darbesi mi?

Saray darbesi mi?

Devamını Oku
13.11.2023
Cumhuriyet Halk Partisi...

Cumhuriyet Halk Partisi...

Devamını Oku
06.11.2023
Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.10.2023
Savaş budur!

Savaş budur!

Devamını Oku
23.10.2023
Zehirli miras: Nefret...

Zehirli miras: Nefret...

Devamını Oku
16.10.2023
Hafız...

Hafız...

Devamını Oku
09.10.2023
Hatamızdan ders alabilmek!...

Hatamızdan ders alabilmek!...

Devamını Oku
02.10.2023
Karakter ne midir?

Karakter ne midir?

Devamını Oku
25.09.2023
Psikolojik dayanıklılık...

Psikolojik dayanıklılık...

Devamını Oku
18.09.2023
Atam nereye bakıyor?...

Atam nereye bakıyor?...

Devamını Oku
11.09.2023
Misyon ruhu...

Misyon ruhu...

Devamını Oku
04.09.2023
İşgale direnen toplum...

İşgale direnen toplum...

Devamını Oku
28.08.2023
Beyin yıkama...

Beyin yıkama...

Devamını Oku
21.08.2023
Medrese...

Medrese...

Devamını Oku
14.08.2023
İlkeler-başkanlar-örgütler...

İlkeler-başkanlar-örgütler...

Devamını Oku
07.08.2023
Önce laiklik demiyorsa?

Önce laiklik demiyorsa?

Devamını Oku
31.07.2023