Erinç Yeldan

IMF Desteği Yeterli Olacak mı?

30 Kasım 2011 Çarşamba
\n

\n

Bu hafta piyasalar IMFnin Avro bölgesine borç krizini aşmak üzere yeni bir kredi hattı açmaya hazırlandığı haberleriyle çalkalandı. Habere göre, IMF kredi hattı, yüksek borçlu AB ülkelerinin kısa dönem borç yükümlülüklerini karşılamak ve gerekli reformları hızlandırmak amacıyla kurgulanmaktaydı. Hazırlıklara göre, IMFye üye bir ülke, yeni kredi hattından IMFye olan katkısının on misline kadar nakit kullanabilecekti.

\n

Tutkuyla yeni taze kaynak beklentisi içerisinde olan finansal yatırımcılar için bu haber gerçekten de son derece cazipti. Gerçi arada Moodys gibi yatırım şirketlerinin IMFnin yeni kaynağının Avrupa borç krizini çözmede yeterli olamayacağı ve söz konusu mali desteğin “2012’de birçok Avrupa ülkesinin karşı karşıya kaldığı borç yükümlülüklerini karşılamaktan uzak kalacağı uyarıları da duyulmaktaydı... Ancak bu uyarılar piyasa oyuncularının coşkulu tepkileri arasında kayboldu; özellikle Asyada borsa işlemlerinde hızlı değer artışları yaşandı.

\n

***

\n

Ne var ki, Moodys tarafından altı çizilen gerçekler kolay kolay örtbas edilecek gibi durmuyordu. Zira, Avrupa bankalarının orta-uzun vadedeki görünümü, bu bankaların karşı karşıya kaldıkları sorunların Yunanistanın borçlarının yüzde 50sini ödenmeme riskinin de ötesinde olduğunu göstermekteydi.

\n

Öncelikle belirtmek gerekir ki, küresel ekonomide öncü konumdaki birçok büyük bankanın özellikle 2000-2008 arasında biriktirmiş olduğu borçların ciddi boyutlarda olduğu biliniyor. Örneğin, Llyods Bankın on iki aylık vade içerisinde ödenmesi gerekli 295 milyar sterlin dolayında yükümlülük ile karşı karşıya olduğu, sıkça dile getirilen uyarılar arasında yer alıyor. Deutsche Bank analistlerine göre ise Avrupa finans kurumları önümüzdeki beş sene içerisinde 2 triyon Avro düzeyinde bir finansmana gereksinim duyuyor. Dahası, Avro bölgesinde kredi geri ödememe riski (credit default swaps) taşıyan varlıkların fiyatları düzenli artış gösteriyor ve şu an itibarıyla Lehman Biraderlerin 2008 Ekim ayındaki iflasıyla karşılaştırılabilir düzeylere çoktan ulaşmış durumda olduğu gözleniyor. Burada kısa bir not koyarak söz konusu kavramın borçlu pozisyondaki kurumun borcunu ödeyememe olasılığına karşı alacaklının hakkını garanti eden menkul kıymetleri; ya da bir tür borçlanma sigortası olarak tanımlanabildiğini not edelim. Borçların ödenmeme riski arttıkça bu tür varlıkların fiyatları da doğal olarak artmakta. Mevcut konjonktürde, Avro bölgesinde bu tür varlıkların değerlerinin yeniden 2008 düzeyine ulaşmış olması, piyasalarınAvrupanın borç krizinin daha da derinleşmesi riskine karşı kendilerini şimdiden güvence altına alma telaşını yansıtıyor.

\n

IMFnin tazekredisinin, Avro bölgesindeki yapısal sorunları aşmak doğrultusunda beyhude bir uğraş olacağını vurgulamaya bilmem gerek var mı?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

19 Kasım’ı beklerken 18 Kasım 2020
ABD seçimleri 4 Kasım 2020
Türkiye’nin enerji sorunu 26 Ağustos 2020