‘Lüthiye’lerin tarihi gizemi
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

‘Lüthiye’lerin tarihi gizemi

20.10.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hani tarihi filmler vardır: Gaz lambası altında önlüklü bir usta kendi gizli odasında sırrını kimseye söylemediği kemanlarını yapmaktadır. Ve öykü orada başlar. İşte bu yazıyı hazırlarken Ecevit Tunalı’nın anlattıkları bana o atmosferi yaşattı.

Kemanın kökeni, Asya’da “rebec” adıyla bilinen çalgıya dayanıyor. Ortaçağda ise yayla çalınan her çalgı “violin” adını almış. 16. yüzyılda, soprano ses rengiyle Fransız yapımı, dört telli küçük keman ortaya çıkmış, 17. yüzyılda keman ustası ailelerin imzalarıyla tüm Avrupa’ya yayılmış ve 1520’den başlayarak Milano’daki ünlü yapımcılarla bugünkü şekline ulaşmış. Bilinen ilk ustalardan bazıları, Brescia’dan yetişmiştir, Gasparo da Salò gibi. Ünlü keman ailelerinin başında gelen Amati ailesi, Antonio Amati (1555-1640 ?), Girolamo Amati (1556-1630) ve Girolamo’nun oğlu Nicola’dan (1596-1684) oluşur. Hatta büyük usta Antonio Stradivari’nin (1644-1737) de Nicola’nın öğrencisi olduğu sanılmaktadır. Stradivari, yaşamı boyunca 1000 kadar keman yapmış, 1700’den sonra yaptığı kemanlar “altın çağ” ürünü olarak değerlenmiştir. Strativarius etiketi taşıyan kemanların paha biçilmeyen özelliği, ağacın seçimi, verniklenip cilalanma tekniği ve çalgının her parçasında olağanüstü bir titizlikle çalışılmasıdır. Ondan sonra gelen usta ise Giuseppe Guarneri “del Gesù”dur. (1698-1744) Bu kemanların ses hacmi ve tınıları yüzyıllar boyunca gizemli bir özellik olarak saklı kalmıştır.

NEW YORK’TA ÜNLENEN TÜRK LÜTHİYE

Keman ve bütün yaylı çalgıların yapımcısına luthier (lüthiye) deniyor.

Bugün bizim de New York’ta yaşayan dünya çapında bir lüthiyemiz var: Ecevit Tunalı. Hem yaylı çalgılar doktoru hem de yapımcısı. O da keman, viyola ve çello gibi bütün yaylı sazları eskilerin çizdiği yolda yaratarak kullanıma sunuyor.  

1956’da Romanya’da Turnu Severin’de doğmuş. 1968’de ailesiyle İstanbul’a göç etmiş. Orta ve liseden sonra Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’na girmiş ve 1982’de mezun olmuş. Derken enstrüman yapımcılığını merak edip o bölümde de okumuş; 1984’te mezuniyet tezi olarak bir yaylı sazlar kuvartetini oluşturan çalgıları yapmış. “Buradaki keman yapım atölyesinde çok şey öğrendim. Kimi ud yapıyordu, kimi kemençe. Onların arasına katıldım, izledim. Arada kısa dönem askerlik yaptım, dönünce, 1985’te okulu bitirdim ve o bölüme öğretim üyesi oldum. Sonra İDSO’da viyola üyesi ve lüthiye olarak kadromu aldım ve kemancı olan eşim İffet Güneş ile evlendim. Bir de kızımız oldu” diyerek yaşamöyküsünü anlatıyor:

“Bu arada keman yapımı dergilerine abone olmuştum. Sonra Cremona’ya gittim. Nice tarihi çalgı ustasının doğduğu yer! Orada çok şey öğrendim. Halen M.S.Ü. Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak yaylı çalgılar dersleri veriyorum ve New York’taki atölyemde yaylı çalgılar yapımcılığını sürdürüyorum.

17. - 18. yüzyılda yapılan ünlü Amati veya Stradivarus’lar modern eser çalmaya zayıf kalmışlardı. Bugünün kemanları bu orijinal çalgıların örneği üstünde bir nevi (illüzyon) düzenleme yapılmış çalgılardır. Benim kemanlarım da bu yönüyle ilgi görüyor. Geçen hafta virtüöz bir kemancı benim New York’taki atölyeme geldi ve oradaki hazır kemanlarımın hepsini satın alıp gitti. Hayret ettim.

HER ŞEY AĞAÇTAN BAŞLIYOR

Ağaç plantasyonunun coğrafi yeri çok önemli: Balkanlar, Transilvanya İtalyan Alpleri’ndeki ağaçlar. Yaşı ve yılı uygun ağaç yıl halkalarıyla tespit edilir. Eski ustalar akçaağaç (kelebek ağacı) ile çam ağacını birleştirmiş, sesin çıktığı deliklerde kullanmışlar. Ağaçları kesildikten sonra uzun yıllar kurutmuşlar. Biz de onların geleneğini sürdürüyoruz. Yeni kesilmiş bir ağaç kullanmayız. En az 8-10 yıl kapalı ortamda bekletiriz. Bu arada hasta kemanları da restore etmek uzmanlığımızın ayrı bir yönü. Tedavi esnasında çalgımıza yüz yaşında bir maske yapıyoruz.

Artık konservatuvarlarda lüthiyelik eğitimimiz var ve böylece birçok genç lüthiye yetişiyor. Usta ve çırak, birebir ilişki içindeler. 

Bu meslekte, yapımcılar arasında dünya çapında yarışmalar da var. Ama benim ilgimi çekmiyor. Eğer sizin yarattığınız keman usta ellerde çalınıyorsa, zaten o yarışmayı kazanmışsınızdır.”

Yazarın Son Yazıları

Ayla Erduran’ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran’ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürlüğü’ne atandığını duydum.

Devamını Oku
14.01.2026
Mesut İktu’nun ardından

Geçen hafta 3 Ocak’ta çok değerli bir opera sanatçımızı, bariton Prof. Dr. Mesut İktu’yu yitirdik.

Devamını Oku
07.01.2026
Yalçın Tura’ya büyük ödül

Yalçın Tura’ya (d.1934) 2025 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “müzik özel ödülü” verildi.

Devamını Oku
31.12.2025
İnönü’nün anısına bir konser

İDSO’nun her yıl Erdal İnönü’nün anısına bir konser adaması ne kadar anlamlıdır.

Devamını Oku
24.12.2025
‘İnsan sesi’

Soprano ve şef Barbara Hannigan’ı 2023’te İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde ve BİFO eşliğinde dinlemiştik.

Devamını Oku
17.12.2025
Selim İleri ve Leyla Gencer

Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.

Devamını Oku
10.12.2025
Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Devamını Oku
03.12.2025
Aykal-Darmar-Hornung ve Saygun

Geçen haftaki İDSO/DenizBank konserleri çerçevesindeki konseri değerli şefimiz Gürer Aykal yönetti.

Devamını Oku
26.11.2025
A.A. Saygun ve Gürer Aykal

Uzun yıllar önce maestro Gürer Aykal ile yaptığım bir söyleşide şöyle anlatıyordu...

Devamını Oku
19.11.2025
Tekfen Filarmoni ve Borusan İstanbul Filarmoni’den unutulmaz konserler

Geçen hafta Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın İşSanat’taki açılış konserini dinledik.

Devamını Oku
12.11.2025
Erdal İnönü ve Zehra Yıldız

Erdal İnönü geçen hafta ölümünün 18. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Devamını Oku
05.11.2025
O ne güzel heyecandı

Bizim çocukluğumuzda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ilkokulda, ortaokulda yapılan törenlerle, marşlarla, okunan şiirlerle dolu dolu geçerdi.

Devamını Oku
29.10.2025
Howard Griffiths’i yeniden dinlemek

İngiliz orkestra şefi ve viyolacı Howard Griffiths ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır.

Devamını Oku
22.10.2025
Yeni mevsim hızlı başladı

Eskiden orkestraların mevsime başlarken ilk konserleri için “Daha üyeler yaz mahmurluğunu üstlerinden atamamış” diye eleştiriler çıkardı.

Devamını Oku
15.10.2025
İstanbul’da yeni mevsim rengârenk

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Devamını Oku
08.10.2025
Türk Dil Kurumu ödülüm

Türk Dil Kurumu ödülüm

Devamını Oku
01.10.2025
Leylâ Pamir’i anmak

Leylâ Pamir (1930-2023) çok değerli bir müzik insanıydı.

Devamını Oku
24.09.2025
Pekineller bir ilki gerçekleştirdi

Geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde 6-12 Eylül tarihlerinde yapılan “Pekinel Uluslararası Masterclass”ın AKM Tiyatro Salonu’ndaki kapanışını izledim.

Devamını Oku
17.09.2025
Dört günde iki kent ve bol müzik

Geçen hafta dört günlük bir Polonya turundaydım.

Devamını Oku
10.09.2025
Cem Mansur ve gençler

Cem Mansur’u uzun yıllardır tanırım. Özellikle gençlerin elinden tutması, onlara güvenmesi; orkesta programı hazırlarken bildik yapıtların yanı sıra çağdaş ya da az bilinen tarihi yapıtları izleyiciye ve orkestra üyelerine tanıtması onun en önemli başarılarındandır.

Devamını Oku
03.09.2025
Nehir söyleşisi nedir?

Bilmem dikkat ediyor musunuz son yıllarda ortaya çıkan “nehir söyleşisi” alt başlığı ile bir edebiyat türü var.

Devamını Oku
27.08.2025
Bülent Tarcan: Bir cerrah ve besteci

Kimi isimler, tarihe bir değil, iki imza atmıştır. Örneğin Bülent Tarcan!

Devamını Oku
20.08.2025
Sabah mutlu uyanmak

İnsan ne zaman mutlu uyanır?

Devamını Oku
06.08.2025
Müzikte Turquerie

Osmanlılar 14. yüzyılda Balkanlar’a girmiş, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fethetmiş ve 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanmış, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuşlar.

Devamını Oku
30.07.2025
Mizah, tango ve Scarlatti

Son zamanda yayımlanan üç kitaba değinmek istiyorum...

Devamını Oku
23.07.2025
53. festival de sona erdi

Bizim kuşak çok genç yaşlarındaydı İstanbul Müzik Festivali ile tanıştığında. Festivalin başlaması ilkbaharın gelmesiydi.

Devamını Oku
02.07.2025
Alfred Brendel’ın ardından

Çağımızın efsane piyanisti Alfred Brendel, ne harika bir çocukmuş ne de ailesinde bir başka müzisyen varmış.

Devamını Oku
25.06.2025
İstanbul’un her köşesi müzik

Önceki hafta 53. İstanbul Müzik Festivali güzel bir coşkuyla başladı: Yöneticiler, çalanlar, dinleyiciler hepsi yıllar içinde artık kocaman bir aile olmuş.

Devamını Oku
18.06.2025
Sessizlik-festival-Musa Bey

Geçen hafta Kurban Bayramı’ydı. Dört buçuk gün kadar sürdü.

Devamını Oku
11.06.2025
Elektra ve Nil Venditti

19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler.

Devamını Oku
04.06.2025
Oya Başak’a mektup

Sevgili Oya’cığım, biliyorum, birazdan arayıp: “Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun” diye soracaksın.

Devamını Oku
28.05.2025
BİFO’nun son konseri ve Gılgameş

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Carlo Tenan’ın yönettiği seçkin bir programla mevsimi kapattı.

Devamını Oku
21.05.2025
ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

Devamını Oku
14.05.2025
Muhittin ve Gülseren Sadak

Muhittin ve Gülseren Sadak

Devamını Oku
30.04.2025
Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Devamını Oku
16.04.2025
Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Devamını Oku
09.04.2025
Dört dörtlük bir dinleti

Dört dörtlük bir dinleti

Devamını Oku
02.04.2025
Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Devamını Oku
26.03.2025
Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Devamını Oku
19.03.2025
BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

Devamını Oku
12.03.2025