Lefter mi Alex mi?

16 Ekim 2012 Salı
\n\n\n

Artık Alexin defteri kapandı. Ancak, bir eski futbolcu olarak, bu satırları yazmakla yükümlüyüm diye düşündüm. Gerek eski kuşaktan gerekse yeni kuşaktan tanıdığım insanlar bana sık sık soruyorlar Lefter mi, Alex mi? diye. İçlerinden kimi Alex, kimi Lefter diyor. Kesin yargılı olanlar da var. Haydi eski kuşak neyse de yeniler Lefterin oyununu bilmiyorlar ki. Bu konuda ne bilgileri var ne de görgüleri. Aslında fikirleri de olmaması gerekir, ama biz Türk insanları olarak her şeyi biliriz ya! Bu iki büyük futbolcuyu kıyaslamak için ikisini de görmüş olmak gerekir. Benim böyle bir şansım var. Doğru ya da yanlış her kisi hakkındaki fikirlerimi rahatlıkla savunabilirim.\n

\n

Lefter ile yıllarca birlikte top oynadık. Milli Takımda da beraberdik. Onun kaptanlığını ve teknik direktörlüğünü de yaptım. Gerçekten büyük futbolcuydu. Hatta onun için futbolun Mozartı benzetmesini yapmıştım. Ama Alexin maçlarını seyrettikten sonra fikrim değişti. Şimdi aynı fikirde değilim.\n

\n

Aslında Alex, yeni geldiği günlerde bana pek güven vermemişti. Ufak tefek görünümü ile pek güçlü görünmüyordu. Ama bu görünüşü beni aldatmıştı. Maçlardaki yaratıcı oyunu ile devleşiverdi birden. Hemen her attığı top gol, her verdiği pas da assist oluyordu. Attığı serbest vuruş ve kornerler kalabalık saha içinde kendi oyuncusunun kafasına geliyor! Ve de gol oluyor. Ayrıca güçlü kuvvetli rakip takım oyuncuları Alexe çarpıp yere düşüyordu. Fenerbahçede oynadığı süre içinde formundan hiç düşmedi. Fanatizme inansam, ona görünmeyen bir gücün yardım ettiğini düşünebilirdim. Türkiyeye böyle bir yabancı futbolcu daha gelmedi. Gelmesi de pek mümkün değil. Hagi filan diyorlar. Kulak asmayın.\n

\n

Aslında futbolun felsefesine aykırı bir adam. Geldiğinden beri Fenerbahçeyi sırtlamış, şampiyonluklara götürmüş biri. Peki, diğer on kişi ne yapmış? Ne yazık ki onun gölgesinde kalmışlar. Lefterin oynadığı zamanlardaki gibi Fenerbahçe takımı değil şimdiki takım.\n

\n

Alex hakkında biz değil, futbol camiası karar vermiş. Kazandığı sevgi her kula nasip olmaz. Bu sevgiye de kimse engel olamaz. Başbakan bile savaşın kapısına geldiğimiz şu günlerde Alex ile yarım saatlik bir görüşme yaptı. Maradona ve Pele dahil dünyanın büyük oyuncuları böylesine sevgi odağı haline gelmemiştir.\n

\n

Otuzlu yaşların başında ve iyi bir Fenerbahçeli olan küçük torunum Vay be, biz de yaşlandık.. Alex gibi bir futbolcu geldi ve gitti.... Artık benim de, bizden sonrakilere, bizim zamanımızda bir Alex vardı diye anlatabileceğim bir anım var diye yazmış sosyal paylaşım sitesine. Doğru. Lefter nasıl anlatılıyorsa, Alex de anlatılacak. Yeter ki doğru yazılsın, doğru anlatılsın.\n

\n

Her şeyin bir sonu vardır mutlaka. Futbol hayatının süresi de çok kısadır. Sona gelindiğinde ise güzellliklerle bitirilmesi gerekir. Alexin böyle bir şansı olmadı. Bazı kimseler onun futbol için yaptıklarını çabuk unuttular. Heykeli dikildi dikilmesine ama pek önemli değil. Esas önemli olan, taraftarın kalbinde abide oldu. Yolun açık olsun Alex

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Olmaz.. Olmaz... 6 Kasım 2012
Lefter mi Alex mi? 16 Ekim 2012
Aykut Kapıkulu mu? 3 Ekim 2012
Anlama Özürlüyüz! 25 Eylül 2012
Amatör Yönetim 13 Eylül 2012
Piranhalar Gibiyiz! 28 Ağustos 2012
İyi Futbolcu Kimdir? 21 Ağustos 2012
Terrible Türk 14 Ağustos 2012
1948’den 2012’ye 5 Ağustos 2012
Futbol Sezonu Başlarken 24 Temmuz 2012