Hikmet Çetinkaya

Kaçkarlar’a dokunma!..

23 Ağustos 2015 Pazar

Hep çevreciler kazanır...
Doğayı talan edenlere, binlerce yıllık tarihi, kültürü talan edenlere karşı “hukuk zaferi” kazanırlar ama sonuç hiç değişmez...
Yağmacılar hele hele “çokuluslu altın avcıları” olursa, hukuk guguklaşır, soygun dur durak bilmez...
Yargı kararları vız gelir onlara!
Yaylaları birbirine bağlayacak “Yeşil Yol” projesine karşı çıkan çevreciler Samistal Yaylası’nda hukuksal savaşımı henüz kazanmadılar ama yollarına devam edecekler!..
Buna benzer kararlar Bergama Ovacık’ta, Eşme Kışladağı’nda, Biga Yarımadası’nda, Kaz Dağları’nda da alınmış, çevre dostları buna çok sevinmişti...
Binlerce tarihimizin allı yeşilli dokusunda, söylenceler dünyasında, talancılar yargı kararlarını hiç umursamazlar.
Allianoi antik kenti Bergama’daki Yortanlı Barajı’nın altında kalmadı mı tüm yargı kararlarına karşın!
Altın madenlerinin zehir saçtığı kanıtlanmadı mı?
Birsel Lemke, Senih Özay, Murat Narin yıllarca hukuk mücadelesi vermediler mi?
TEMA Vakfı’nın çabaları, mücadelesi yetmedi doğayı yok edenlere karşı.
Çünkü gelmiş geçmiş siyasal iktidarlar onların arkasında durdu hep...

***

TEMA Vakfı, Avrupa Birliği’yle birlikte bir proje hazırladı...
“Kaçkarlar’a sahip çık! Koruyarak kalkınmak mümkün!”
Proje kapsamında Kaçkarlar Ulusal Parkı, Rize’den başlayıp Borçka’ya ve Çoruh Vadisi’ne dek uzanan bölümü 1800 kilometre.
Buralar henüz keşfedilmemiş bir cennet!
Doğal yaşlı ormanlar, Artvin ve Yusufeli yöresi... Ormanların ekolojik değeri yanında ekonomik değeri... Dağ keçileri, boz ayılar, su samurları, 200 kelebek, 118 kuş, 22 sürüngen türü ve amfibi...
Genetik varsıllık, olağanüstü tür çeşitliliği, HES projeleri, altın madenciliği yüzünden tehdit altında bugün...
Kaz Dağları’ndan Kaçkarlar’a, Kozak Yaylası’ndan Erzincan İliç, Tunceli Ovacık’a değin yurdumun dört bir yanında doğamızı elimizden alıyorlar.
Yusufeli ve Altınparmak’ta 30 HES yapılmak isteniyor...
Eğer bu projeler gerçekleşirse bölgenin eğilimli ve dik alanlarında sel, heyelan, erozyon riski artacak. Toprak kaymaları nedeniyle 50 bin ağaç, binlerce hektar orman alanı yok olacak. Bitki örtüsü baharla gelen yağmurlar sonunda yok olacak...

***

Soyu küresel ölçekte tehlikede bulunan Kafkas semenderenin dünyadaki nüfusunun yarısı bu bölgede yaşıyor.
Madencilik bu ölçekte yapılırsa Kafkas semenderlerinin yaşam alanları tümüyle ortadan kalkmış olacak.
Bir ülke kendi coğrafyasındaki tarihini, kültürünü, uygarlığını çiğneyip geçebilir mi?
Allianoi’yi Bergama’da sular altına gömen bir düşünce yapısının, Taliban’dan, IŞİD’den bir farkı olur mu?
Türkiye’nin dört bir yanında demokratik haklarını kullanarak çevre için mücadele verenleri kutlamamız gerekiyor.
Artvin Cerattepe’nin o görkemli doğasına sahip çıkan Yeşil Artvin Derneği’nin verdiği mücadeleye selam olsun!
Artvin’deki mücadele 1990 yılında başladı... Bergama Ovacık, Eşme, Turgutlu, Efemçukuru, Köyceğiz, Erzurum, Sinop, Akkkuyu...
Daha yüzlerce demokratik kitle örgütü var mücadelenin içinde...
İnsanca yaşamak için!
Sevda için!

***

Şair ne demiş:
“Şafak, yükel çiylerle kaplı, dünyanın bütün sorunlarının açmak üzere olduğu bir tomurcuktur...”
Evet! O tomurcuk patlayacak insan yüreğinde...
O zaman doğa, tarih, kültür gülümseyecek bize!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018