Jale Özgentürk

Kriz beklentisi zirvede

06 Kasım 2020 Cuma

Önümüzdeki üç ayda ekonomide kriz bekleyenlerin oranı yüzde 75

Konda’nın Ekim Barometresi’ne göre yoksullaşma artıyor. ‘Kıt kanaat’ geçinenlerin oranı yüzde 60’tan yüzde 53’e düştü. Yurttaş marketten pazara döndü. Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Yurttaşın hem sağlık hem ekonomik sıkıntılar yüzünden canı burnunda” diyor.

Konda Araştırma ve Danışmanlık şirketi 2012’den bu yana her ay düzenli olarak siyasi ve toplumsal hayatın röntgenini çekiyor. Abonelerine özel yaptığı bu araştırmalarla halkın tercihleri ve değişimini ölçüyor. Konda Barometresi araştırmasının ekim ayı verileri, toplumun yaşadığı sağlık ve ekonomik kaosun rakamlarla ifadesi olmuş. 

Konda’nın Moral Endeksi olarak tanımladığı endeks, bir anlamda geriden gelen Tüketici Güven Endeksi’nin öncüsü. Barometre’ye göre ekim itibarıyla önümüzdeki 3 ay içinde ekonomik kriz bekleyenlerin oranı yüzde 75’e çıkmış durumda. Barometre sonuçlarını Bekir Ağırdır’a yorumlattım. 

Ağırdır, beyaz ya da mavi yakalı, ilkokul ya da üniversite mezunu, toplumun tüm kesimlerinin ekonomik geleceği ve sağlığı konusunda büyük bir kaygı ve tedirginlik yaşadığını vurguluyor. Yaklaşık 20 milyon insanın gelirini kaybetmemek için sokağa çıktığını anlatan Ağırdır, “Zihinler hem bugün hem de gelecek için katmanlı bir çaresizlik içinde” diyor. 

Önümüzdeki üç ay için kriz beklentisinin artmasının ekonomide daralma anlamına geleceğini, toplumsal hayata katılım arzusunu da olumsuz etkileyeceğini ekliyor. “Bu oran moral endeksini ölçmeye başladığımız 2012 yılından beri oluşmuş en yüksek seviyelerden biri. Ayrıca krizin bir yıldan fazla süreceğini söyleyenlerin oranı da yüzde 50’den fazla” diyen Ağırdır, “Kriz beklemeyenlerin dörtte üçü iktidar bloku seçmeni. Ama bu kesimde de kriz beklentisi yükselme eğiliminde” diye ekliyor.

Geçim zorlaşıyor

Konda Barometresi’nin önemli sorularından biri “Geçen ay geçinebildiniz mi?” Ağırdır, bu ayki barometrede ‘kıt kanaat geçinme’ oranının yüzde 60’tan yüzde 53’e düştüğünü söylüyor. “Geçinemediğini veya ödemelerini yapamadığını belirtenler ise bu ay toplamda yüzde 28 seviyesinde. Bu oran geçtiğimiz ay yüzde 22’ydi” diyor.

Market yerine pazar

Bu ay gıda alışverişi alışkanlıkları da tekrar ele alınmış. Ağırdır, “İnsanların tekrardan, hatta daha da sık semt pazarlarına gitmeye başladıklarını görüyoruz. 2018’de nüfusun yüzde 57’si semt pazarlarından alışveriş yapıyordu. Salgının başlarında yüzde 37’lere kadar düşmüştü. Şimdi bu oranın yüzde 67’ye çıktığını görüyoruz” diyor.

Gıda seçiminde et yok makarna var

Bekir Ağırdır, gıda seçiminde bu ay saptadıkları değişimleri de şöyle sıralıyor: “Tespit ettiğimiz iki değişim, halihazırda toplum sağlığını ve geçimini yakından ilgilendiriyor ve salgın döneminin ortaya çıkardığı eşitsizlikleri ortaya koyuyor. İlk olarak alt sınıflar gıda tercihi yaparken maliyeti çok daha fazla ön plana koyar hale gelmiş ve üst gelir sınıfı dışındaki tüm sınıflar makarnaya daha fazla yönelmiş. 

Ayrıca tüm gelir gruplarında daha az meyve, et ve balık yenmeye başlanmış. Beslenmedeki bu değişimler bir yandan insanların hanenin dirliğini korumakta zorlandığına işaret ediyor, diğer yandan dolaylı yollardan kalıcı etkileri olabileceğine dair ipucu barındırıyor.

Halkta AVM’ye gitme çekincesi sürüyor

Barometre’de yaşam alışkanlıklarına ilişkin verilere göre normalleşme bu ay da fiilen sürüyor. 6 ay önce toplumun yüzde 30’u hiç sokağa çıkmadığını söylerken, bu oran yüzde 7’ye düşmüş. Bu oranın artmasında çalışmak zorunda olanlar etkin tabii ki. Öte yandan mayıstan ekime neredeyse her alanda sokağa çıkma konusunda çekince azalmıs¸. 

19 puanla en çok restoranlara, pazarlara, 17 puanla AVM’lere ve 16 puanla berbere, kuaföre gitmek konusundaki çekince azalmıs¸. Buna kars¸ılık spor salonlarına (5 puan) ve kültürel etkinliklere (7 puan) gitmekten çekinenlerdeki azalma daha az. Yani bu alanlardaki çekince hâlâ devam ediyor denebilir. Bununla birlikte AVM’lere gitmek, insanların hâlâ en fazla çekindikleri davranıs¸.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kapılar zamla açılacak 19 Şubat 2021
CEO’nun yetenek krizi 5 Şubat 2021
İstihdam alarmı 11 Ocak 2021