Mehmet Ali Güller

Yeni Demir Perde ile müttefikleri denetleme

22 Mart 2021 Pazartesi

Yeni ABD yönetiminin en önemli hedeflerinden biri, geleneksel müttefikleriyle ilişkileri onarmasıdır. Geleneksel müttefiklerin başında AB geliyor kuşkusuz. Türkiye de listenin başlarında elbette.

Peki, Washington bunu nasıl yapacak? Brüksel’le ve Ankara’yla ilişkileri nasıl düzeltecek? Hangi yöntemi uygulayacak, hangi araçları kullanacak?

YAKIN TEHDİT DAYATMASI

Biden, Münih Güvenlik Konferansı’nda “Moskova NATO ittifakına Çin’den daha yakın bir ‘tehdit’ oluşturuyor” demiş ve Putin’i “Avrupa’yı, Avrupa projesini ve NATO ittifakını zayıflatmaya çalışmakla” suçlamıştı. Son “katil” sözü de bu çizginin devamıdır.

Peki, Washington Çin’i “ABD’ye meydan okuyabilecek tek ülke” olarak saptamışken, “21. yüzyılın en büyük jeopolitik sınavı” diye ilan etmişken, üstelik yayımladığı Ulusal Güvenlik Strateji Kılavuzu’nda “en güçlü askeri varlığını Pasifik’te bulunduracağını” belirtmişken, nasıl oluyor da Rusya Çin’e göre NATO için daha “yakın” tehdit oluyor?

İşin püf noktası burası: ABD, Çin’i kendisi için “asıl” tehdit görüyor ama Rusya’yı NATO için “yakın” tehdit ilan ediyor. Burada Biden’ın NATO’dan kastı, pratikte Avrupa’dır; Rusya’yı Avrupa’ya “yakın” tehdit ilan etmektedir.

İşte yeni ABD yönetimi buradan hareketle, NATO konseptine dahil edeceği “Rusya tehdidi” dayatmasıyla AB’yle ilişkileri onarmayı hedeflemektedir.

ARAÇ: NATO

Benzer durum Türkiye için de geçerli. Blinken’in senatörlere açıkladığı üzere Washington’un hedefi, Ankara’nın Moskova’yla daha fazla yakınlaşmasını engelleyerek Atlantik kampında tutmayı sürdürmek.

Peki, ABD yönetimi bunu nasıl sağlayacak? Yaptırım uygulayarak bu olası mı?

İşte ABD, AB’yle ilişkileri düzeltmede araç olarak gördüğü NATO’nun, Türkiye’yle ilişkileri düzeltmede de aynı işleve sahip olduğunu düşünüyor. NATO’nun resmi “düşmanı” olan bir Rusya’yla hem Almanya’nın hem de Türkiye’nin ilişkileri geliştirebilmesinin zorlaşacağını hesaplıyor.

ABD’YLE RUSYA KARŞITI ORTAK TATBİKATLAR

İşte son dönemde özellikle askeri alanda ortaya çıkan yeni gelişmeler bu bağlamdadır:

- TCG Gemlik fırkateyni ile ABD’nin Eisenhower Uçak Gemisi Görev Grubu, Doğu Akdeniz’de ortak tatbikat yapıyor (19.3.2021).

- ABD savaş gemileri peş peşe Boğazlardan Karadeniz’e girerek Rusya’yı taciz ediyor.

- İçinde Kemalreis fırkateyninin de bulunduğu NATO gemileri, Doğu Karadeniz’de Gürcistan’la ortak tatbikat yapıyor (15.3.2021).

- Yine içlerinde Türk savaş gemisinin de bulunduğu NATO gemileri, Ukrayna ile ortak tatbikat yapıyor (16.3.2021).

Tüm bu tatbikatların Rusya’yı hedef aldığı ortada. Nitekim NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bunu açıkça dile getiriyor: “Rusya’nın güçlenmesinden endişe duyduğumuz için Karadeniz’deki varlığımızı artırıyoruz” (17.3.2021).

YENİ DEMİR PERDE

Özetle ABD, Baltık bölgesinde başlayan, Ukrayna üzerinden inip Romanya ve Bulgaristan ile Batı Karadeniz’i kapsayan, oradan Yunanistan üzerinden Ege’yi içeren ve Girit’teki üssü ile Doğu Akdeniz’e bağlanan geniş bir hat çiziyor. Yeni Demir Perde anlamına gelen bu hattın inşasını da resmi olarak NATO planlamasına sokuyor.

Böylece NATO üyesi olan başta Türkiye olmak üzere Almanya gibi Rusya’yla iyi ilişkiler kurmak isteyen ülkeleri, bu ülkeye karşı faaliyetlerin içine sokuyor.

NATO’nun en başından beri esas işlevi de zaten buydu: ABD adına müttefik ülkeleri denetim altında ve istediği çizgide tutmak!

TÜRK DIŞ POLİTİKASININ TEMEL SORUNU

Türkiye terörle mücadelede, Irak’ta, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de ABD’yle ortak değil (Nitekim Blinken de Türkiye için “sözde stratejik ortağımız” demişti). Tersine Suriye başta olmak üzere bölgede Rusya ile işbirliği yapıyor. Ancak Türkiye, NATO üzerinden ABD’yle müttefik ve bu müttefikliğin gereği Karadeniz’de Rusya’ya karşı konumlanıyor; Ukrayna’yla Batı cephesinde Rusya’ya karşı işbirliği yapıyor.

ABD’yle bu “ortak” olmama ama NATO üzerinden “müttefik” olma durumu, Türk dış politikasının önündeki en temel sorundur.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları