‘Kubilay olayı’ unutulmamalı
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

‘Kubilay olayı’ unutulmamalı

22.12.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

23 Aralık, devrim şehidi Kubilay’ın katledilişinin yıldönümüdür. 93 yıl önce, 1930 yılının 23 Aralık’ında, Menemen’de, irtica bir güç denemesinde bulunmuştu. 

Genç Cumhuriyetin aydınlığına karşı, kapkara anlayışlarının tüm kötülüğünü açığa vurmuşlar ve ortalığa saçmak istemişlerdi. 

Bu kara günde, gönlünü ve yüreğini devrimlere, yeniliğe, çağdaşlığa ve aydınlık bir geleceğe adamış genç bir eğitimciyi, Kubilay’ı alçakça katletmişlerdi. 

KARA SAYFA 

Kubilay’ın katledildiği gerici kalkışma, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine yapılmak istenen bir engelleme ve müdahale hareketidir. 

Bu gerici ve irticacı kalkışma girişimi, Cumhuriyetin birinci yüzyılındaki kara sayfadır. Bir grup yobazın kışkırtması ile büyüme eğilimi gösteren olayları, o sıralar asteğmen olarak Menemen’de görev yapan genç Kubilay öğretmen, bir grup askerle engellemeye çalışır. Ancak gericiler tarafından katledilir.

Kubilay’ın katledilmesi, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Kubilay Destanı”nda şöyle anlatılır: “Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi / Bir söğüt dalı gibi yere / Aydınlık aydınlığa yaklaşır iken / Sonsuzluğa ere ere. / Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi / Bir zeytin dalı gibi yere / Düştü cebinden bir kitap, açıldı, / Göklere.”

TARİKATLAR, CEMAATLER 

Cumhuriyetimizin 100. yaşının kutlandığı bugünlerde, yine tarikatlar ve cemaatler ortalığı sarıyor. Bu gerici ilişkiler, eğitimden başlayarak kamunun ve toplumun en can alıcı noktalarına kadar uzanıyor. Cumhuriyete ve başta laiklik olmak üzere onun aydınlık değerlerine yönelik tehdit giderek büyüyor.

Kubilay’ın katledilmesinin üstünden 93 yıl geçti. Geçen dönem birçok şeyi değiştirdi. Ancak kavga hep aynı kavga. Karanlıkla, gericilikle, eskiye dönüş özlemiyle yanıp tutuşanlarla; aydınlığın, yeniliğin, geleceğe umutla bakanların kavgası. 

Cumhuriyetin birinci yüzyılında “kara sayfa” olarak belleklere kazınan “Kubilay olayı”, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında da hiç ama hiç unutulmamalı. Bu gerici kışkırtmaya en sert tepkiyi veren Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur” sözleri, hep rehber olmalı.

İZMİR’İN ‘ALSANCAK’I!

İzmir, geçmişten geleceğe uzanan tarihsel süreçte, tam anlamıyla bir liman kentidir. 

Bulunduğu kentle ve semtle özdeşleşen Alsancak Limanı da İzmir’in simgesidir. İzmir, geçmişte Türkiye’nin ihracat üssü, İzmir Limanı da ihracat kapısıydı. İşte bütün bu işlevleri ve özellikleri ile liman kentin ve ticaret hayatının simgesiydi. Bir anlamda liman, İzmir’in ve Ege’nin aşı, işi ve ekmeğiydi. Ama aynı zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti’nin iktisadi kalkınmasının kaldıracıydı. 

KURTULUŞUN VE KURULUŞUN LİMANI 

Cumhuriyetin ilk yılları ve özellikle de “ulusal iktisat” dönemi, bu kalkınma hamlesinin destanıdır. İlk demiryolları ağının İzmir’de ve Ege Bölgesi’nde oluşturulması elbette tesadüfi değildi. Bu ağın limanla buluşturulması da iktisadi anlamda doğru ve bilinçli bir tercihti. 

Zamanla bu tercihlerden vazgeçilip buralara gerekli yatırımların yapılmayışı ve bu değerlerin kaderlerine terk edilmesi, çok yanlış olmuştur. 

Günümüzde bazı çevreler için artık pek bir anlam ifade etmiyor olsa da hiçbir zaman unutulmamalıdır; o İzmir ki ülkemizde “kurtuluşun ve kuruluşun kenti”dir! O satılması için şimdilerde kapı kapı dolaşılan liman ve benzeri değerlerimizin millileştirilmesi için, bir zamanlar ne mücadeleler verilmiştir! İşte adı üstünde, Alsancak Limanı bağımsızlığın, özgürlüğün ve kurtuluşun limanıdır. 

LİMANA SAHİP ÇIKMAK 

Yıllardır gerekli yatırımlar yapılmayan ve kaderine terk edilen İzmir Limanı, şimdi elden çıkarılmaya ve Araplara satılmaya çalışılıyor. Üstelik sözde “millilik ve yerlilik” söylemlerinin şampiyonluğuna soyunanlar tarafından! Bu tartışmalı satışı sorgulamak ve buna karşı çıkmak hem iktisadi ve hem de siyasi açıdan doğrudur, yerindedir. Başta yerel yönetimler olmak üzere, İzmir’in iktisat ve siyaset çevreleri de işte bunu yapmaktadır. 

İzmir Alsancak Limanı’nın kaderi geleceği, kentin ve bölgenin ekonomik-sosyal gelişim bütünselliği içinde değerlendirilmelidir. Bunun için de başta yerel yönetimler olmak üzere, İzmir’in yerel dinamiklerinin görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır. İzmir Alsancak Limanı’nın, hem ülkemiz ve hem de güzel İzmir’imiz için taşıdığı tarihsel anlam ve değer, her daim göz önünde tutulmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025
İktidar İzmir'i kilitliyor!

Güzel İzmir, birçok bakımdan Türkiye’nin öncü kentidir. Yakın siyasal ve sosyal tarihimizde birçok ilk bu güzel kentte yaşanmıştır. O nedenle de her fırsatta, “İzmir Türkiye’nin batıya açılan kapısıdırpenceresidir” diyoruz.

Devamını Oku
26.12.2025
Emekliler...

Geçim ve barınma kaygısıyla ucuz otel odalarına sığınmak zorunda kalan emeklilerin durumu, günlerdir yüreklerimize kor düşürdü!

Devamını Oku
23.12.2025
‘Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar’

ooperatifçilikle güçlü bir gönül bağımız var. Kuşaklar boyu üzüm üreticiliği ile uğraşmış ailemizin adeta genlerinde kooperatifçilik var. Biz de yıllar boyu hem bir çalışan hem de bir üretici olarak tarım kooperatifçiliğinin ve toplumsal mücadelelerin içinde bulunduk.

Devamını Oku
19.12.2025
Niobe’nin gözyaşları

Manisa’da dün gözyaşı adeta sel olup aktı!

Devamını Oku
16.12.2025
Tarım SOS veriyor!

Ülkemizin ekonomik-sosyal yaşamında yaşanan olumsuzluklardan en çok etkilenen kesimlerin başında tarım kesimi geliyor. Bu olumsuzluklar kırsaldan kente, üreticiden tüketiciye uzanarak gıda zincirinin tüm halkalarını kapsıyor.

Devamını Oku
12.12.2025
Emeğin asgarileşmesi

Ülkemizin kendine özgü ekonomi-politiği bağlamında; yılın son günlerinde çalışanları ve emeklileri maaş artış beklentisi sarar.

Devamını Oku
09.12.2025
Egeliler ‘Hadi gari’ diyor!

Ege ve Egeli ile özdeşleşmiş bir ifade vardır. Egeliler günlük yaşamda çok sık “Hadi gari” sözcüklerini kullanırlar. Bu ifade, içinde bulunulan duruma göre bazen bir hayret ifadesidir bazen de bir hareketlenme çağrısıdır.

Devamını Oku
05.12.2025
Halkın bütçesi

Bütçe görüşmeleri ve tartışmaları, ekonomi-politik değerlendirmeler açısından büyük önem taşır.

Devamını Oku
02.12.2025
CHP kurultayı ve Ege

Cumhuriyetin kurucu ve ülkemizin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. olağan kurultayı, bugün Ankara’da toplanıyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde neredeyse bütün Batı Anadolu’yu CHP kırmızısına boyayan Egeli seçmenlerle CHP arasında çok köklü ve güçlü bağlar var.

Devamını Oku
28.11.2025
Umut ve direniş kurultayı

Günlerdir İBB iddianamesini ve CHP’ye yönelik yargısal kuşatmayı tartışıyoruz.

Devamını Oku
25.11.2025
Ekolojik yaşam savunucuları

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP30) Brezilya Belem’de çalışmalarını sürdürürken ülkemizin ekolojik yaşam savunucuları da alanlara çıkıyorlar.

Devamını Oku
21.11.2025
Umudu örgütlemek ve büyütmek

Küresel kapitalizmin neden olduğu ve otoriter siyaset anlayışlarının daha da ağırlaştırdığı iktisadi ve siyasal bunalımlar, bütün dünyada katmerlenerek devam ediyor.

Devamını Oku
18.11.2025
Asfalyalar atmasın!

Kış mevsimi kendini hissettirmeye başladı. Kış mevsiminin oldukça zor ve zorlu koşulları var. Öncelikle ısınma ve giyinme giderleri dar gelirli ailelerin belini büküyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda elektrikle ısınmaya çalışmak, aile bütçeleri açısından başlı başına bir yıkım haline geliyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Küresel adaletsizlik ve otoriterlik

Emperyalizme karşı duruşun ve mücadelenin simgesi, Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü; vefatının 87. yılında saygıyla andık, anıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Yerele darbe!

Bir zamanlar yereli güçlendireceğiz, yereli daha çok yetkilendireceğiz diyerek iktidara gelenler, son dönemde tam tersi işlere yöneliyorlar.

Devamını Oku
07.11.2025
CHP ile uğraşmayı bırakın!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk genel başkanı olduğu CHP, Cumhuriyetin kurucu ve ülkemizin birinci partisi.

Devamını Oku
04.11.2025
Doğa ve iklim uyarıyor!

Son dönemde doğa ve iklim koşullarındaki gelişmeler, değişimler günlük hayatımızı derinden etkilemeye başladı. Deprem tehlikesi ve iklim krizi artık hepimizi daha çok ilgilendiriyor. İzmir ve Ege Bölgesi de bütün bu gelişmelerden alabildiğine etkileniyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyet ve demokrasi

Demokrasi, Cumhuriyetle birlikte düşünülmesi ve birlikte anılması gereken çoğulcu, halkçı yönetsel sistemdir, anlayıştır. Her ikisi de birbirini bütünler ve tamamlar.

Devamını Oku
28.10.2025

İlgili Haberler