Meriç Velidedeoğlu

‘Geleceksizlik!’

15 Ocak 2021 Cuma

Başlıkta belirtilen duruma değinmeden önce, bir kavramı anımsamak gerekiyor değerli dostlar; bir ara toplumda “Soytarı” ya da “Soytarılık” sözleri -yer yer olsa da- dolaştı durdu...

Ne var ki nedeni de hazırdı: “Saray’ı olan ülkenin soytarısı eksik olmaz!...”

Böyle diyor Erdinç Utku, Cumhuriyet’teki “Yükset Gerilim Hattı” köşesinde 1 Ocak 2021 günü...

Osmanlı saraylarında da böyle değilmiydi?

Çok şükür (!) günümüzün de sarayı var!.. “Aksaray”, Ankara’da...

Evet, temel konumuza dönersek, Erdoğan’ın geçen yılın son aylarında sözünü ettiği, “Reform Paketi” ile ortaya koyduğu: “‘Hukuk’ta ve ‘Ekonomi’de düzenlemeler yapacağız!” sözlerinden “hukuk” alanında yapılanları -ister istemezbir süredir yaşıyoruz...

Şimdi de “hukuk” kurallarını içeren bir “taslak” “reform paketi” düzenlenip ay sonunda “TBMM”ye getirilecekmiş... Böylece yasallaştırılacak...

Öte yanda “Ekonomi” alanında yapılması istenenler, yapılmakta olanlar(!) da ortaya kondu.

“Covid-19” olayı başlamadan kısa bir süre önce, İstanbul’da Anadolu yakasının “Göztepe” semtinde bir kahvehanede çay içerken müşterilere hizmet eden genç bir kızın, oldukça deneyimsiz (acemi) oluşu dikkat çekiciydi; bize çay getirdiğinde bu görevi de öğreten bir meslek okulunda okuyup okumadığını sorduğumda:

“Hayır! Ben mimarım!” diyerek şöyle sürdürdü: “Üzülmeyin, böyle bir işi bulamayan arkadaşlar da var, çok üzgünler... Çok çaresizler!” Çayları masaya koyması bitince de gözlerimizin içine baka baka:

“Biz gençler bu duruma ‘Geleceksizlik!’ diyoruz!..” dedi, boş tepsiye sarılarak uzaklaştı... Kuşkusuz yerinde bir adlandırma...

Bu gencecik mimar, bugünlerimizi görmüştü...

Ne dersiniz?

Ve ayrıca değerli dostlar, ülkemizin ekonomistleri de, “Ekonomi” bağlamındaki korkularını belirtmeye başladılar; Erdoğan’ın ilan ettiği “Ekonomi Reform Hareketi’ni “Godotyu bekler gibi bekliyoruz!” dediler...

Ardından eklediler: “2021’de borcunu döndüremeyen pek çok şirket batacak!” diyerek...

Ayrıca “Sorunlu krediler artacak!” diyerek de geleceği işaret ettiler!..

Hele “Nijer” de, tarım için “Bir milyon hektar arazi kiralanması” olayı ile ilgili olarak yapılan şu eleştiriye: “Türkiye’de elverişli dört milyon hektara yakın arazi varken, Nijer’de arazi kiralamak, sorunu çözmek yerine yerli üreticiyi bir kez daha mağdur etmek anlamına geliyor!” vurgulamasına ne demeli?

Değerli dostlar, “aşı olayı” da umarız bu konu gibi olmaz!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erasmus 19 Mart 2021
‘12 Mart 1921’ 12 Mart 2021
‘Manifesto!’ 5 Mart 2021
‘Elli Yıl’ 26 Şubat 2021
Haddini Bil! 19 Şubat 2021