Tahkimat, tatbikat, savaş

04 Ekim 2020 Pazar

Dedeağaç’ta artık bir üssü bulunan ABD, 14 Eylül’de Batı Trakya’da Yunanistan’la ortak bir askeri tatbikat başlattı. Aynı gün Romanya’da Balkan Ülkeleri Özel Kuvvetler Tatbikatı başlayıp 25 Eylül’e kadar sürdü. 

Türkiye’nin batısında ve hepsi Rusya’ya yönelik bu gövde gösterileri yapılırken Vladimir Putin de haraşo kaşkol örecek değildi. Tavariş*lerini toplayan Rusya, 21 Eylül’de Belarus, Çin, Pakistan, Ermenistan ve Myanmar’ın katıldığı “Kafkas 2020” askeri tatbikatını başlattı. Nedense İran’ın yer almadığı tatbikat, 26 Eylül’de bitti. 

Ertesi gün, Dağlık Karabağ bölgesinde Azerilerle Ermeniler kapıştı. İki ülke birbirine savaş ilan etti. Türkiye medyalarına hâkim görüşü bir yana bırakacak olursak, çatışmaları kimin başlattığı tam olarak bilinmiyor. Azerbaycan Ermenistan’ı, Ermenistan da Azerbaycan’ı suçluyor.  

Oysa ilk saldırıyı kimin gerçekleştirdiği, bu yeni savaşın niçin şimdi patladığına ilişkin bir ipucu verebilirdi. 

Olsun, bizler kayıp iplerin ucunu aramaya idmanlı ataların torunlarıyız... 

Çoklu etni, tehlikeli demografi

Azerbaycan’ın Tovuz rayonu, yani kenti; Bakû’ya 450 km. uzaklıkta ve Azerbaycan’dan Gürcistan’a, oradan da Türkiye’ye taşınan petrol ve doğalgaz borularının geçtiği kilit bir bölgedir. Bakû, Tiflis, Kars demiryolu da bu bölgeden geçer. Eğer Azerbaycan’ın dediği doğruysa Ermenilerin 27 Eylül’de durup dururken saldırdıkları yer burası. 

Laçin, Kubatlı, Cebrail, Zengilan ve Fuzuli... Yine Azerbaycan’ın Nahçıvan’la Dağlık Karabağ arasında kalan İran sınırına çok yakın yerleşim bölgeleri. 

Fuzuli rayonu, 1993’ten beri Ermeni işgali altında. Nüfus mozaiği Azerbaycan Türkleri, Ermeniler, Araplar ve pek çok etniden oluşuyor. Afganistan, Pakistan ve hatta Keşmir’den göçen sığınmacıların İran’dan Türkiye’ye geçiş noktası burası. Enerji yolları üzerinde değil, ama bölgenin hatırı sayılır bir toptancı pazarı. İran’daki Azerbaycan Türkleri, Ermeniler, Nahçıvanlılar, Afganlar et, süt, sebze, meyve vb. ne üretiyorsa Fuzuli’ye getirip çevre ülke ve bölgelere dağıtacak toptancılara satıyorlar. 

Nerede hareket varsa orada bereket olduğundan, büyük devletlerin istihbarat teşkilatları da Fuzuli’de konuşlanıyor. 

Şimdi yukarıdan Tobruz, aşağıdan Fuzuli vuruluyor. Azerbaycan er geç bu yerleşim bölgelerini geri alacak, iyi de edecek ama İran çok sıkışacak. 

Çünkü 66 milyonluk İran nüfusunun en az 25 milyonu Azerbaycanlı Türk. Bu Türk nüfus, er geç ya Azerbaycan’ı İran’a taşıyacak ya da İran’ın bir parçasını Azerbaycan’a... 

‘Değerli yalnızlık’ sırası İran’da

Zaman, ister istemez İran’daki molla rejiminin aleyhine işliyor.

Çünkü Rusya, 20 Eylül’de bu köşede okuduğunuz “Varlık, yokluk, NAVTEX” başlıklı yazımda, İsrail’in ABD’nin kolunda Ortadoğu ülkeleriyle yaptığı ikili anlaşmalarla; Hamas ve Hizbullah’a para, silah desteği yapan İran’ı izole ettiğini gördü. 

Müttefikinin gömüldüğü “değerli yalnızlık”a değer vermedi. Doğu Akdeniz’de ABD ve Yunanistan’ın nasıl bütünleştiğini saptadı. Fransa ve AB’nin boşa kürek çektiğini anladı. Putin ile tıpkı onun gibi KGB’den gelen Ermeni kökenli Dış İşleri Bakanı Sergey Lavrov, araziye uydular. 

Büyük devletlerin yalnızca çıkarları vardır, dostlukları olmaz. 

Rusya baktı ki ABD ve İsrail hemen tüm Ortadoğu ülkeleriyle anlaşıyor, Azerbaycan da gerek AB gerekse ABD ile uyum içinde yol alıyor; “kontrol edilebilir savaş” stratejisinden “düşük yoğunluklu satış” taktiğine geçiverdi.   

Ermenistan’ın nüfusu 3 milyon. Dünyadaki Ermeni diyasporasıyla 15 milyonu ancak buluyor. Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi yine satıldılar. 

Türkiye kadraja girmezse olmazdı!

Keza İran, bölgede zor durumdaki Tarzan: Cuma gününden bu yana Erdebil, Tebriz, Moğan, Meşkin Şahr, Zencan gibi kentlerinden, Azerbaycan lehine gösteri yapan çok sayıda Türk göstericinin tutuklandığına ilişkin haberler geliyor. 

İran, yakın bir gelecekte demografik yapısıyla içinden parçalanmaya aday bir ülke artık...

Ancak bu gelişmelerden Türkiye’ye biçilecek “aleyhte” bir pay çıkarılmazsa tabii ki tablo tamam olmazdı.  

Nitekim Azerbaycan’a tam destek verdiğini ilan eden ülkemizin, AKP hükümetinin 1800 Avro aylığa bağladığı dört bin dolayında İslamcı milisi Afrin’den Dağlık Karabağ’a üç ay süreyle Ermenilere karşı savaşmak için sevk ettiği iddiaları, kadraja girmemizi sağladı.

Şimdi savaşanların gölgedeki Rusya ve Fransa gibi hasımları, Türkiye’ye karşı saf tutup sırtımıza vuruyorlar.

Eh, çanak tutarsanız doldururlar.  

*Yoldaş


Yazarın Son Yazıları

Damat 15 Kasım 2020
Kiralık işgal 1 Kasım 2020
Varlık, yokluk, NAVTEX! 20 Eylül 2020
‘Survivor’ gazileri 6 Eylül 2020
Künye 23 Ağustos 2020
Maarem 16 Ağustos 2020