Küçük gelin ve küçük terörist

15 Nisan 2020 Çarşamba

Korkulan gerçekleşmedi;

Erkenden hayatı söndürülen cinsel suiistimal kurbanı kız çocuklarının suiistimalcileriyle evlendirilmesinin yasallaşmasının önünü açacak tasarı, hukuki hassasiyetleri ve toplumsal dengeleri hiç gözetmeden sadece siyasi bir panikle alelacele hazırlanan son infaz düzenlemesinin içinde yer almadı ama...

Biliyoruz ki iktidarın niyetleri arasında bu mesele hep gündemde.

Cinsiyet eşitliği fikrine düşman bir bakış açısıyla, kadına yönelik şiddeti birçok yönüyle olağanlaştıran bir ahlakın savunucusu olan iktidar, bu yasayı yürürlüğe sokmak için fırsat kolluyor.

Kız çocukları şimdilik ellerinden kurtulmuş gibi görünse de yeni düzenlemede çocuklara yönelik başka bir karar var.

Terör suçundan ceza almış, on dört yaşından büyük tüm çocuklar infaz yasasının dışında bırakıldı.

Küçük kızların anne olabileceğini düşünen zihniyetin, aynı mantıkla küçük çocukların terörist olabileceğini de düşünmesi normal.

On sekiz yaşından önce bakkaldan sigara alamayan..

İçkili mekânlara sokulmayan...

Kendi iradesiyle hukuksal bir belgeye imza atamayan...

Araba kullanamayan...

Kendisine kalan mirası yönetme hakkı olmayan...

Oy veremeyen...

Herhangi resmi bir göreve seçilmek için aday olamayan...

Yani reşit sayılmayan, kendi iradesi dikkate alınmayan çocukların kaderi;

Onların on dört yaşından itibaren evlenip aile kurabileceklerini düşünmekte sakınca görmediğini bildiğimiz;

Ve on dört yaşından itibaren kendi iradeleriyle terörist olabileceklerine ikna olmuş bir iktidarın iki dudağı arasında bir kez daha ezildi.

Neredeyse kişiye özel kanunlar çıkarıp kendilerine göre suç ve ceza tanımı yapanların;

Hapishanelerin derhal boşaltılması gereken şu tehlikeli zamanlarda...

Gazetecileri neden içeri attıklarını ve ısrarla içeride tuttuklarını biliyoruz.

Muhalif politikacıları neden içeri attıklarını ve içeride tuttuklarını biliyoruz.

Osman Kavala’yı neden içeri attıklarını ve içeride tuttuklarını biliyoruz.

Ve teröre bulaşmış çocukları yetişkinlerle bir görüp neden içeride tutmakta tereddüt etmediklerini de biliyoruz.

Küçük yaşta evlendirilmiş kız çocuklarının istismarcılarını fırsat bulduklarında salıvermeye neden can attıklarını bildiğimiz gibi. 

İstediğiniz kadar onlara “çocuğun” ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.

Erkenden evlendirilen ya da erkenden dağa çıkarılan çocukların rızalarının sosyolojik ve psikolojik analizlerini yapın.

Umurlarında olmayacak. 

Nesiller boyu yoksulluğun, sömürünün ve adaletsizliğin her türlüsünü görmüş bir coğrafyada, bitmek bilmez bir terör ikliminde doğan...

Masal yerine işkence, baskın, zulüm hikâyeleriyle büyüyen...

Kaderi, yıllarca yasaklı kalmış bir dilin hapsedildiği kör karanlıkta belirlenen...

Daha güzel bir gelecek adına barıştan değil savaştan medet ummayı ahlak bilerek biçimlenmiş yarası hep açık bir toplumun içine...

Ailesindeki erkeklerin yarısının korucu, yarısının terörist olduğunu göre göre, okumak için şehre giden abilerinin, ablalarının ölüm ya da tutuklanma haberleriyle duyguları erkenden törpülenen...

Ve nihayetinde dört bir yandan gelen türlü politik istismarlarla çocuk yaşta fikren ya da fiilen teröre bulaşan bir çocuğu...

Yaşına bakmaksızın affetmeyen bu iktidar...

Annesi ve onun da annesi ve onun da annesi gibi daha on dört yaşındayken, kendisinden üç ya da beş ya da yedi ya da on beş yaş büyük bir erkekle... Bir başka çocukla... Bir tecavüzcüyle... Bir tüccarla evlendirilerek cinsel suiistimale uğratılan bir kız çocuğunun suiistimalcisini affetmeyi tabii ki hayal edebilir.

Sadece bu ülkede değil... tüm dünyada ve tüm zamanlarda... niyetleri karanlık iktidarların hayalleri de karanlıktır. 

Dindar ve kindar bir nesil... öyle kolay yetişmiyor.

Küçük gelinler ve küçük teröristler yasalardan önce iktidarların sinsi iradesinde beliriyor. 


Yazarın Son Yazıları

Tek adam, çok baro! 1 Temmuz 2020
Sevdiğim kadın adları 26 Haziran 2020
İştah ve kötülük 10 Haziran 2020
Gezi darbesi? 29 Mayıs 2020
Geçmiş olsun 22 Mayıs 2020
Fotoğraflardaki kızlar 15 Mayıs 2020