Mümtaz Soysal

Nüanslar

22 Nisan 2011 Cuma
\n

\n\n\n

ESKİNİN Fransasında nakış işleyenlerin kullandığı bir fiilden türetilmiş bir isimmiş nüans sözcüğü. İbrişimlerde örneğin yeşil rengin koyusundan birkaç sıra sonra daha az koyuya ve sonuçta çok açık yeşile aşama aşama küçük farklarla geçişin adıymış nüans. Zamanla, müzikten düşüncenin ve duyguların anlatımına kadar her sürecin ince farklılıkları için kullanılır olmuş bu deyim; örneğin müzikteki İtalyanca tempo terimleriyle, largoyla başlayıp largetto, andante ve andantinolardan falan geçerek allegroya varmak gibi.

\n

Kısacası, duyarlılığın ve belli bir özenin belirtisidir nüanslar; ama bu tür özenişlerine sapmanın hep sakıncalı bir yanı olur: İnceliklerle tam ve doğru anlaşılmak isterken büsbütün anlaşılmaz olabilir insan.

\n

Geçen gün, bu sütundaki yazının başlığı Yasal İtaatsizlik diye çıktı; oysa düşünüş-yazış-yazılış-iletiliş-düzeltiliş-basılıştan oluşan bir gazete sürecinde, yazının ilk başlığı Yasal İtaatlilik biçimindeydi. Sürecin neresinde böyle bir dönüşüme uğradığını araştırmaya bile gerek yoktu; çünkü hata, itaat gibi bir sözcük dururken daha ince bir anlatım olsun diye sonuna lilik ekleme ukalalığına kalkışıp herkesi tereddüde düşüren yazarın ta kendisiydi. Yok mu ya, geliştirilmek istenirse ardekleriyle geniş olanaklar sunan ve bayrağımız sayılan Türkçeyle oynayarak, son günlerin sivil itaatsizlik heveslilerine bir şeyler anlatacak.

\n

Herhalde demek istiyordu ki, eğer ülkede, geçmişin İngiliz sömürgesi Hindistandan farklı olarak, siyasal parti kurup seçime girmek gibi olanaklar varken, Gandhicilik oynayıp şık şemsiyelerle yol üstüne oturup yağmur altında poz verme gösterisinin anlamı yoktur ve yasalara itaat ederek de iktidar olmanın yolu açıktır. O halde, böyle durumlarda asıl kahramanca uygarlık, yasalara itaat ederek iktidar mücadelesini göze alabilmektir.

\n

Yani, aslında sivil olmayan bir itaatsizliğe karşı itaatli yasallık.

\n

Sorun, genellikle sanıldığından çok daha ciddi ve yaşamsaldır.

\n

Çünkü, Atlantik kıyılarından Pakistana kadar uzanan bugünün Genişletilmiş Ortadoğusunda gitgide yaygınlaşan haince bir strateji uygulanıyor: Çoğu zaman çıkarcı nedenlerden ötürü Batının büyük devletlerince beğenilmeyen rejimlerin egemen olduğu ülkelerde haklı ya da haksız nedenlerle sosyal ve kanlı kargaşa çıkarmak, sonra da yine Batının sevdiği bir kavramı, insan haklarını kullanarak dış müdahaleye zemin hazırlamak.

\n

Gandhininki kadar bilgece, barışçı, mazlum olmayan ve şiddeti perdeleyen ya da kolayca şiddete dönüşen itaatsizlikler, çoğu zaman başkalarının hesaplarına uygun düşebiliyor.

\n

Eğer sonradan herkesi pişman edecek durumlara düşmek istenmiyorsa, Bunlar ayaklanma provasıdır diyen MHP liderinin endişesine kulak vermek gerekir. Barut fıçısı önünde oyun oynanacak bir dünyada yaşamıyoruz.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014