Mümtaz Soysal

Tartışma Türleri

31 Ekim 2012 Çarşamba

BAYRAMLAR ve kutlamalar bitti, tartışmalar bitmedi. Üstelik, taa İstiklal Harbini kimin başlattığını tartışmaya kadar giderek. Sanki büyük sonucun hakkını vermek için o tartışma pek anlamlıymış gibi.

\n

Oysa, yaşananlar tartışmaların sonucunu kendiliğinden belirliyor.

\n

Örneğin, yıllar yılı milli bayramlar resmi törenlerle mi kutlansın, yoksa halk yığınlarının kendiliğinden ve bildiğince kutlamasına mı bırakılsın diye bir tartışma vardı; önceki gün, neredeyse provasını yaparcasına bir gerçek yaşandı ve çözüm kendiliğinden ortaya çıktı. Anlaşıldı ki, bundan böyle milli bayramlarda bir yanda resmi erkânın ve kurumların katılımıyla törenlerde çelenk konup saygı duruşları yapılacak, öte yanda halk, genciyle yaşlısıyla, içinden nasıl geliyorsa öyle kutlayacak bayramı.

\n

İçinden hiçbir şey gelmiyorsa, kutlanacak bir durumun olmadığı yine kendiliğinden anlaşılmış olacak. Bu basit ders için ille insanların üstüne biber gazı püskürtülüp basınçlı su sıkılması mı gerekirdi?

\n

Peki, doğru dürüst tartıştıktan sonra uygulamaya geçmek ve elde edilen sonuçları sürekli değerlendirmek diye bir başka yöntem de yok mudur? Osmanlı padişahlığında bile Meşrutiyetten önce meşveret diye bir usül vardı ve bilenlere sorup danışmadan bir işe girişilmezdi.

\n

Cumhuriyetin tarihi özellikle ulusal eğitim politikası bakımından bu yöntemin ilginç örnekleriyle doludur. İstiklal Harbinin en gergin günlerinde de olsa muallimleri toplamakla başlayıp sonrasında sık sık milli şûralar düzenleyerek eğitim sorunlarını çözmek fena mı olmuştur? Buna karşılık, zihinleri pek berrak olmayan üç-beş politikacının eğitim uzmanlarına sormak zahmetine bile katlanmadan oluşturup devlet zoruyla ailelere dayatılan dört artı dörtlü ilk ve ortaöğretim reformuyla nereye varılacağı belli mi?

\n

Tartışarak bir karar üzerinde düşünce birliği sağlamak başkadır, tartışmış olmak için tartışmak başka. Devlet ve hükümet kararlarının ve kurmay çalışmalarının yapılandırılması ilk kategoriye girdiği için ciddi ön çalışma ister; televizyon kanallarının gece yarısına doğru başlayıp sabaha karşı biten bazı tartışmaları ise, dışarıda çok içip eve geç gelenlerin yarı açık zihinlerini bir süre daha meşgul etmeye yarar.

\n

Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014