Yeter artık!
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Yeter artık!

24.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Bu meslek, iktidarların hoşuna gidenleri değil, toplumun bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmak üzerine kurulu.

Tam da bu nedenle gazeteciler çoğu zaman baskıyla, soruşturmalarla ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kalır. İktidarlar, her söylediklerini denetim altına almak ister.

Son olarak gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklanması, bu baskı ikliminin yeni bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Her iki gazetecinin de özellikle yargı, güvenlik bürokrasisi ve kamu yönetimine dair haberleriyle bilindiği unutulmamalı.

Tutuklanma gerekçelerini yazmakla vakit kaybetmek istemiyorum.

Bu suçlamaların nasıl temellendirildiği, hangi somut delillere dayandığı ve gerçekten kamu yararıyla nasıl bir çatışma içinde olduğu ise ayrı bir tartışma konusu.

‘SİSTEMATİK MÜDAHALE’

Çünkü gazetecilik faaliyeti ile suç isnadı arasındaki çizgi, özellikle bu tür dosyalarda giderek daha muğlak hale geliyor.

Oysa burada asıl sorulması gereken soru belli:

Var olan sorunları anlatan, açıklayan, onları bulan gazeteciler mi suçlu yoksa bu sorunları yaratanlar mı?

Eğer bir ülkede gazeteciler yazdıkları haberler nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılıyorsa o ülkede sorun yalnızca gazetecilerle sınırlı kalmaz; sorun, bilginin dolaşımına yönelik sistematik bir müdahale halini alır.

Yani sansür!

Gazetecinin görevi, devletin saklamak istediğini açığa çıkarmak değildir; toplumun bilme hakkını gözetmektir. Ancak pratikte bu iki alan sık sık kesişir. Kamu yararı taşıyan bir bilginin yayımlanması, iktidarı ve ona bağlı olan bürokratları rahatsız edebilir.

Bu rahatsızlık, hukuki bir yaptırıma dönüşmemeli. Aksi halde gazetecilik, eleştirel niteliğini kaybeder ve iktidarın onayladığı sınırlar içinde hareket eden bir faaliyete indirgenir. Yani ortada gazetecilik diye bir şey kalmaz.

Tutuklama tedbiri, ceza hukukunun en ağır araçlarından biri. Kaçma şüphesi ya da delilleri karartma ihtimali gibi somut gerekçeler olmadan başvurulmaması gerekir. Buna rağmen gazeteciler söz konusu olduğunda hemen tutuklanıyor. Bakın bu bir iktidar politikasıdır.

Yeter artık!

Gazeteciler her konuştuğunda, her yazdığında tutuklanacak bir meslek grubu değildir.

İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklanması, yalnızca iki gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılması anlamına gelmez. Bu durum, aynı zamanda haber kaynaklarına verilen örtük bir mesaj niteliği taşır: Konuşursanız bedel ödersiniz.

Böyle bir atmosferde kamu görevlilerinin yanlışları, usulsüzlükler ya da hukuka aykırılıklar daha az görünür hale gelir. Bunu Sayıştay raporlarından görüyoruz. Raporlarda artık hiçbir şey yazılmıyor.

Bu tür tutuklamaların bir diğer sonucu da otosansürdür. Gazeteciler, yazabilecekleri halde yazmamayı, sorabilecekleri halde sormamayı tercih etmeye başlar. Bu tercih, bireysel bir geri çekilme gibi görünse de aslında kolektif bir sessizliğin inşasına hizmet eder.

En önemlisi de burası. Gazeteciler susmamalı. “Yeter artık” demeli, toplumun önünde yürümeli; toplumun konuşamadıklarını, iktidarın hatalarını söylemeli.

Size bu satırları İBB davasını izlediğim sırada yazıyorum. Evet halimiz budur: Milyonlarca oy almış belediye başkanlarının yargılandığı davadan, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için yazıyorum.

Ne Alican Uludağ ne İsmail Arı’dan suçlu yaratabilirsiniz. Aylardır ikisini de tutuklamak için bahane aranıyordu. Bulamayınca sudan sebeplerle anında cezaevine attınız ki konuşamasınlar, haber yazamasınlar.

Bugün Alican, İsmail; yarın bizler. Buna sessiz kalamayız.

Yapılması gereken açık: Alican Uludağ ve İsmail Arı serbest bırakılmalı, yargılamaları tutuksuz yapılmalı. Yargılamak için değil susturmak için tutuklamayı kabul etmiyoruz.

Basın özgürlüğü, sadece gazetecilerin değil, toplumun tamamının nefes alanıdır. Bu alan daraldıkça, geriye kalan yalnızca sessizlik olur.

Yazarın Son Yazıları

Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025