Afganistan: ABD kaçıyor... Türkiye koşuyor!

14 Temmuz 2021 Çarşamba

Yeni bir gündem konumuz daha oldu. ABD, NATO şemsiyesi altındaki güçlerini Afganistan’dan hızla çekiyor. Eylül ayında resmen çekilme tamamlanmış olacak. Bu aşamadan sonra ABD’nin bölgedeki politikalarının sürmesini sağlayacak planlama yaparken Erdoğan şahsım yönetimi devreye girdi.

Erdoğan, başkan seçildikten sonra Biden’la 14 Haziran’da yaptığı ilk görüşmenin hemen öncesinde dedi ki:

“Kâbil Havaalanı’nda güvenliği sağlayacak yegâne güç Türkiye’dir!”

Bir aydır Türkiye dışındaki yetkililerin yaptığı açıklamalarla kısıtlı da olsa gelişmeleri öğrenmeye çalışıyoruz. Yabancı yayın organlarında yayımlanan haberlere göre Türkiye, Kâbil’de güvenlik sorumluluğu almayı kabul etti, lojistik, teknik konular üzerinde konuşuluyor.

İyi bildiğimiz şahsım yönetiminin yaptığı pazarlığı Türkçeye şöyle çevirebiliriz:

Verin doları, istediğiniz görevi yapalım!

***

Bu durumun bir başka açıdan özeti şu:

ABD, Türkiye’nin uluslararası alandaki ve Afganistan’daki itibarını piyasaya sürdü!

Bu ülkede görev yapan diplomatların dile getirdiklerini satırbaşlarıyla aktaralım:

- ABD’li askerler bile riskli bir bölgeden geçerken Türk bayrağı taşıyorlar. Türkiye’nin burada tarihten gelen bir ağırlığı, güvene dayalı bağları var.

- Türkiye, Afganistan’da NATO şemsiyesi altında bulunurken hiçbir zaman muharip görev üstlenmedi. Afganistan yurttaşlarına silah doğrultmadı.

- İnsani yardım konusunda deneyimli olan Türkiye, Afganistan’da da bu kimliği ile önde.

Aynı kişiler bu saptamalardan sonra, “Türkiye, Kâbil Havaalanı’nın güvenliğini üstlenirse” diye başlayıp şöyle devam ediyorlar:

- Bütün algı negatife döner.

- İş, Kâbil Havaalanı ile kalmaz.

Devamını söylemeye gerek yok. “İmparatorluklar bataklığı” diye de bilinen Afganistan’a girmek kolay görünebilir ama çıkmak o kadar kolay değildir. ABD’nin durumu ortada! 

ABD’nin 20 yıl sonra başarısızlıkla çekildiği yorumları çok yapılıyor ama madalyonun öteki yüzü de şu:

ABD, bilerek, planlayarak güçlü bir merkezi yönetim olmamasını sağladı. Böyle bir yönetim olsa, bir adım sonra şunu diyecekti:

“Yabancı güçler ülkemden çekilsin!”

Bunu dedirtmemek için ülkenin parçalı durmasını benimsedi. Şimdi çekilirken bu parçalanmışlığı sürdürecek bir kâhya arıyor. Bu kâhya, Afganistan’ın Çin ve Rusya’nın ortasında bir kama gibi durmasını sağlasın yeter!

İngiltere Genelkurmay Başkanı Sir Nick Carter, birkaç gün önce BBC’ye yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Afganistan’da üç olasılık var. Bir, mevcut parçalı durumun devam etmesi. İki, siyasal parçalamanın ülkenin parçalanmasına dönüşmesi, her etnik grubun ayrı yönetim oluşturması. Üç, sürmekte olan uluslararası müzakerelerden yeni bir anlaşmanın doğması...”

Carter’in tezlerinde Afganistan’daki güçlerin bir araya gelip yabancıları kapı dışarı ettiği bağımsız bir devlet kurması yok!

Şu anda ABD çekilirken merkezi Afgan yönetiminin güçleriyle Taliban’ın çatışması kıyasıya sürüyor. Kimse tek başına egemen değil. 

Tam ABD’nin istediği durum!

***

Afganistan’da bunlar olurken Türkiye’nin bu ülkeye ilişkin gündeminde birinci sırada göçmenler var. Ankara’ya göre son haftalarda günde bine yakın Afgan göçmen sınırları aşıp yasadışı yollardan Türkiye’ye giriyor. 

Şimdiden böyleyse... 

Tahminler şöyle:

Taliban yönetiminden kaçıp Türkiye’ye sığınanların sayısı milyonu geçebilir!

Van’da göçmen taşıyan bir minibüs devriliyor; 12 kişi ölüyor 26 kişi yaralanıyor! 

Sorun şimdiden yakıcı!

AKP, bu konu dahil her şeye “para getirir mi” diye bakıyor. Her türlü etik dışı pazarlığa da müsait! Bugünlerde iktidar adına Taliban’la görüşenler, “Bakın, bir Müslüman ülke askeri sizi korusun. Ötekilerden daha iyidir” diyor. ABD ile görüşürken de şöyle diyorlar:

“Sizi orada en iyi biz temsil ederiz!”

Bunların yanında bukalemun silik kalır!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Almanya ezeli vatan! 23 Mayıs 2024
Gizli tanık terörü! 21 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları