İkinci Afganistan: İdlibistan!

21 Eylül 2021 Salı

Suriye’nin İdlib bölgesi ile ilgili gelişmeler yakın geleceğin belirleyicisi olacak.

Türkiye-Suriye sınırı 900 kilometrenin üstünde. Bunun 130 kilometresi İdlib. Buradaki tablo ister istemez Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor.

AKP iktidarı genel Suriye politikasının yanında İdlib’le ayrıca ilgilenmiş, küresel aktörlere, “Bu bölgedeki sorunları ben çözerim, terör örgütlerinden ben arındırırım” demişti. 

Bugün gelinen nokta şu:

Burada beslenen IŞİD uzantılı terör örgütleri askerlerimizi şehit ediyor!

Bu örgütleri kullananlar yakın geleceğe ilişkin de mesajlar veriyorlar.

***

Önce Ankara’da iktidar çevrelerinde pişirilen planın ana hatlarını özetleyelim:

- İdlib’de pek çok yatırım yaptık. Okul, hastane açtık. Bölge halkının sempatisini kazandık.

- Burası Türkiye’nin yanı başında! Güvenlik ile ilgili önlemler de aldık.

- Bu bölge bizim kontrolümüzde olsun, devamında Türkiye’deki Suriyelileri de buradan ülkelerine göndeririz. 

- Devamı ilhak olur, büyük bir güç gösterisi yaparız.

- 2023’e giderken buradaki varlığımız seçimin ibresini bize çevirir!

Bu hesaplar aklımıza ister istemez Özal’ın Birinci Körfez Savaşı sırasında, “Bir koyup üç alacağız” siyasetini getirdi.

Özal da Türkiye’nin güneyinde böyle bir genişlemenin hayalini kurmuştu. Bu siyasetin olası sonuçları arasında şu saptama öne çıkmıştı:

Bölgede “doğumu” Türkiye’ye yaptırmak istiyorlar!

O dönemde devlet kurumları içindeki denge, bu siyasetin olabildiğince aklın yoluna gelmesini sağlamıştı.

Bugün de iktidar katlarında bu kez Suriye’de böyle bir hayalin peşinde koşanlar var. 

Hemen dikkat çekelim:

Bu çok tehlikeli bir oyun!

Bugünün dünyasında, hele hele Ortadoğu bölgesinde bu tür hayallerin nasıl sonuçlar verdiği son 30 yılda yaşanarak görüldü. Bu bölgede etkin politika, işbirlikleri ile gelişir. Kaldı ki başta ABD ve Rusya olmak üzere büyük devletlerin hemen hiçbiri bölgeden elini çekmiş değil. Tam tersine doğrudan ya da dolaylı daha fazla olmanın yollarına bakıyor.

***

Suriye’den şehit haberlerinin geldiği süreçte Esad, altı yıl aradan sonra ilk kez Moskova’ya gitti. Putin’le yaptığı görüşmeden ana hatlarıyla şunların çıktığı anlaşılıyor:

- Suriye’nin yüzde 90’ına hâkim olan Şam yönetimi yakın gelecekte İdlib’de de var olacak.

- İdlib’de sorun yabancı güçlerin varlığıdır. Bunlar en kısa sürede buradan çekilmelidir. (Türkiye ve ABD kastediliyor.)

- Yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Suriye’de merkezi yönetim halktan güvenoyu almıştır. Meşruiyet tartışması yoktur.

Kuzey komşumuz Rusya’nın en uzun sınırımızın olduğu güney komşumuzla iman tazelediği görülüyor. Bunun Türkçesi şu:

Görünür gelecekte Rusya hem kuzey hem güney komşumuzdur!

ABD de bölgeden askeri varlık olarak çekilse bile mutlaka maşa bulunduracaktır.

İdlib’deki karmaşa fiilen ikinci bir Afganistan tablosudur.

Böyle bir ortamda iktidar dibimizdeki sorunun çözümü yerine sorunun parçası haline geleceğimiz adımlar atmaktadır. 

Burada yaşanabilecek iki milyonluk potansiyel göç de unutulmamalıdır.

İktidar, önümüzdeki seçimleri kazanmak için önünüzdeki nesilleri hiçe saydığı gibi ülkenin kaderiyle oynamaktan da çekinmemektedir.

Yap-mayın!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

5+40+Bütçe=1 30 Kasım 2021