Kitle imal silahları!

07 Ocak 2021 Perşembe

En tehlikeli silah türlerinin başında kitle imha silahları (KİS) gelir. Adı üstünde kitleleri imha etmeyi amaçlar. KİS’ler “nükleer, biyolojik ve kimyasal” olmak üzere üç alt gruptan oluşur.

Her biri ötekinden vahşi! Bir nebze vicdan sahibi olan yöneticiler bu silahların tümüyle yasaklanmasından yana tavır koyar. Uluslararası anlaşmalar yapılır.

Ne var ki emperyalist emelleri olan devletler, diktatoryal yönetimler bu tür silahları da envanterlerine koyarlar.

Ancak kitleleri imha etmek için değil ama yeni bir kitle imal etmek için de yöntemler üretilir. Böylece tamamen iktidar güdümünde bir toplum yaratılmak istenir. Bunun tarihteki en bilinen örneği Hitler’dir. Nisan 1945’te Sovyet tankları Berlin’e girinceye kadar Almanlar, Hitler ordularının Moskova önlerinde olduğuna inanıyordu. Çünkü Alman medyası öyle yazıyordu!

***

Türkiye’de de her şeyi iktidarın istediği gibi yazıp söyleyecek bir medya, iktidarın istediği yönde hareket edecek bir toplum, iktidar söylemlerini bayrak yapacak örgütler isteniyor. Bunun için gerekli olan araç ve yöntemlere toplu olarak şu adı versek uygun düşer:

Kitle imal silahları!

Demokrasilerde topluma nasıl düşünmesi gerektiği öğretilir, otoriter yönetimlerde ne düşünmesi gerektiği anlatılır.

Demokrasilerde medya dördüncü kuvvettir, halka gerçekleri aktarır. Otoriter yönetimlerde medya, iktidarın halka söylemek istediklerine aracıdır.

Demokrasilerde medya gücü diye tarif edilen kamuoyunda etkili bir güç vardır. Otoriter yönetimlerde medya gücü yoktur, güçlerin medyası vardır.

Demokrasilerde sivil toplum kuruluşları fikir ve ifade özgürlüğünün etkili bir şekilde kullanımının aracıdır. Otoriter yönetimlerde bu tür kuruluşlar yerine halkın iktidar sopasını hissetmesini sağlayacak sözüm ona sivil örgütler kurulur.

Sonunda iş o noktaya varır ki, demokrasinin olmazsa olmazı olan bütün kurumlar ve değerler iktidar aracına dönüşür. İşte Türkiye’de bu zorlamayla karşı karşıyayız. AKP, kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist, hain ilan etmekle kalmıyor.

Ne yapıyor?

Onlara karşı, halkın içinden karşıt üretmeye girişiyor.

Kutuplaşmadan beter bir durum. Kutuplaştırma var olan karşıt düşünceleri derinleştirip çatıştırmayı, böylece iktidarın tabanını birleştirmeyi hedefler. Muhalefete karşı toplumun içinde yaratılan karşıt örgütleme ise devleti yıkar.

***

Bu yıkıcı etkisi nedeniyle kitle imal silahı benzetmesini yaptık.

Son olarak AKP, İlker Başbuğ, Fikri Sağlar ve Can Ataklı için 81 ilde suç duyurusunda bulunma kararı aldı.

Bizce az, 973 ilçenin ne eksiği var?

AKP, bu yolla hangi ilde hangi savcının ne tür davranış içinde olduğunu test etmiş olacak. Her birini zorlu bir sınav bekliyor. İlk iddianameyi yazan tez zamanda başsavcılığı, orada da böyle bir testi geçen de Yargıtay üyeliğini kapar!

Böyle bir kitle imal etmeye girişmek AKP’nin ne kadar işine yarar bilemeyiz ama Türkiye’yi yeni gerilimlere sürükleyeceği kesin.

Noktayı bugünü en iyi anlatan diktatörlük tarifiyle koyalım:

Diktatörlük, bir kişinin milyonlarca insana hükmetmesi değildir, milyonların bir kişiye boyun eğmesidir!

Hiç denemeyin... Bu, Türkiye’de mümkün değil!


Yazarın Son Yazıları

Hatalar zinciri... 3 Mart 2021
Gara-bet durum! 23 Şubat 2021