Mustafa Kemal Ulusu

Futbolumuz nereye gidiyor?

10 Ocak 2020 Cuma

Bu benim başlığım değil. İlk lisansını 1970’te alıp futbola başlayan, sonra kaleci olarak başta Fenerbahçe ve Rizespor olmak üzere 12 yıl profesyonel liglerde, 4 yıl da amatör ligde oynayan, şu anda da amatör kümede Küçükyalı-Örnekspor’da fahri olarak teknik direktörlük yapan, UEFA-A lisanslı teknik direktör ve kaleci antrenörü, bir futbol misyoneri Alpaslan Tekin’in sözü bu.

Sonra ilave ediyor Tekin: “Sayın başkanım, İstanbul Amatör Ligi fevkalade kötü durumda. Çok fazla takım, çok az sayıda sahada antrenman yapmak durumundayız. Çoğu zaman da yarım sahada iki ayrı takım idman yapıyoruz. Yarım sahada idman, sonra tam sahada maç olur mu hiç? Ayrıca haftada 2 idmanla futbol mu öğrenilir? Sahaların çoğunun suni çimi bozuk ve kötü. Hele hele soyunma odaları çok kötü. Duşlar birçok sahamızda akmıyor. Güvenlikler yetersiz, gençler çekiniyor, korkuyor. Çoğu aileler çocuklarını göndermiyorlar. Yıllık maç sayısı çok az. 1. Amatör’de ligler eylülde başlayıp ocakta bitiyor. Yani 16 hafta. 2. Amatör’de ise şubatta başlayıp mayısta bitiyor. O da 16 hafta. Özetle 40 haftalık sezonda 24 hafta boş geçiyor. Bu zaman zarfında, bu futbolcular ne yapacak düşünen var mı? Evet var. TFF yetkilileri. Bölgesel Amatör Lig bitince 1. Amatör’de, o da bitince 2. Amatör’de oynasınlar ki, ne kadar çok futbolcu, takım değiştirirse, TFF lisans ücretlerinden o kadar çok para kazansın.

Tüm profesyonel liglerde 100 küsur takım olmasına rağmen, sadece İstanbul’da amatör ligde 700 civarında takım var. Yukarda belirtilen sıkıntıların yanında para da yok. Hocaların çoğu da parasız çalışıyor. Çalışanlar ise çok düşük ücretler alıyor. Özetle yarım sahada, haftada iki gün idman yapan ve bütün bu imkânsızlıklarla, çok zor şartlarda çalıştırılan bu gençlerden ne bekleyebiliriz ki? Ayrıca hakemlerde de sıkıntı var. Zira sırf kazanmak için sahaya çıkan takımların, maçları çok sert ve çok sık kavgalı oluyor. Dayak yediğimiz günler de oluyor. Hakemlerin çoğu çocuk yaşta ve de çok çabuk etkileniyorlar. Ayrıca hiç güvenceleri de yok. Netice olarak, profesyonel ligdeki kazanılan büyük paralardan, TFF’den amatörlere hemen hemen hiç destek yok. Profesyonel kulüplere verilen büyük banka kredileri ve destekleri de düşünülürse, amatör kulüplerin ne denli kötü ve öksüz durumda olduğu gerçeği ortaya çıkar. Futbolda ileri ülkelerde amatörlere saha, tesis ve eğitmenleri için çok büyük bütçeler hazırlanıyor. Neticesinde aldıkları süper sonuçları da görüyoruz.” Hocamızı dinledikten sonra yıllarca amatör futbol oynamış biri olarak, ilk lisanslı olduğum 1956’dan bu yıla kadar geçen tam 64 yılda amatör futbolumuz maalesef bir arpa boyu yol gitmemiş. Yani aynı tas, aynı hamam. Neden ülkede binlerce yabancı futbolcu var? Neden altyapılardan, amatörlerden üst yapıya futbolcu çıkmıyor? Neden profesyonel kulüplerimiz iflasta, Avrupa’da dünyada adımız yok? Yıllarını futbola vermiş hocamız sayın Yücel İldiz’in bir radyo programını dinledim, diyor ki, “Deniz bitti, kara göründü. Kulüp başkanları ve TFF yöneticileri, kulüpleri ve futbolumuzu kendi işyerleri gibi idare etseler, her şey o kadar güzel olacak ki. Bir de başkan ve yöneticilerin şuursuzca harcadıkları paralardan, onları sorumlu tutacak şu spor kulüpleri yasası da yıllardır TBMM’den neden çıkmaz? Bir çıksa...” diye devam ediyor. Hocalarımız ne güzel özetliyor değil mi? Bu arada Cumhurbaşkanımıza, Spor Bakanımıza yıllardır önerdiğim futbol şurasını, Sayın Bakan önümüzdeki hafta Ankara’da topluyormuş. Her ne kadar beni, eski TFF Başkanı ve TFF Genel Kurul Üyesi olarak gerekli görmeyerek(!) çağırmadıysa da kendisini kutluyorum. İnşallah hayırlı sonuçlar çıkar.

Bu hafta Adana’dayım. Çukurova Kitap Fuarı’nda 11-12 Ocak Cumartesi ve Pazar saat 15.00-17.00 arasında, salon 311’de İstek Yayınları’nın standında, “Atatürk’ün Yanı Başında” kitabımı Adanalı Atatürk severlere imzalayacağım.


Yazarın Son Yazıları

Tarihi sınavdayız 3 Nisan 2020
Sınıfta kaldık 27 Mart 2020
Derhal istifa 20 Mart 2020
Vur abalıya! 13 Mart 2020
Göksel Gümüşdağ 28 Şubat 2020
Bir Hilmi Ok vardı 21 Şubat 2020
Dur diyecek yok mu? 14 Şubat 2020
Ah Yılmaz Hocam! 7 Şubat 2020