Necati Özkan

Beş farklı Türkiye

13 Haziran 2022 Pazartesi

Son günlerdeki döviz artışlarıyla Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 690 milyar Amerikan Doları’nın altına geriledi. Böylelikle G20’deki pozisyonumuzu kaybettik. 3 Kasım 2002’de AKP iktidar olduğunda 1.67 TL olan Amerikan doları bugün 17.2 TL seviyesinde.

Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez’in tespitiyle “Kişi başına gelir açısından Türkiye 2015’te 66. sıradayken 2021’de 78. sıraya geriledi”. Bugün kim bilir nerede?

8.000 Amerikan Doları’nın altına inen kişi başı gelirle Türkiye ekonomik olarak dramatik şekilde düştü. Bu düşüş en çok zaten bozuk olan gelir dağılımını sarstı. TÜİK’in Haziran 2021’de açıkladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması yüzde 20’lik en yüksek gelir grubunun, toplam milli gelirden yüzde 47.5 pay aldığını gösteriyordu. İktidarın son politikaları gelir adaletsizliğini daha yönetilemez hale getirdi. 

Gelir dağılımının detaylarına baktığımızda bugün Türkiye’de beş farklı “ülke”nin iç içe yaşadığını söyleyebiliriz:

TÜRKİYE’NİN MONAKOSU

Türkiye’de öyle bir 50 bin kişi var ki, tam anlamıyla Monako’nun nüfus büyüklüğüne, gayri safi hasıla büyüklüğüne ve kişisel gelirine sahip. Bunların bir kısmı nesillerdir ticaret ve sanayiyle meşgul aileler ve sanayiciler ama büyük kısmı AKP döneminde zenginleşmiş inşaatçılar ile iktidarın nimetlerinden yararlanan kesimler. Ülkenin en varlıklı bölümünü oluşturan bu kesimin kişi başı ortalama yıllık geliri 200.000 Amerikan Doları civarında ve ülke ekonomisinden yılda 10 milyar dolar pay alıyorlar.

TÜRKİYE’NİN DANİMARKASI

Ülkedeki gelir dağılımından aslan payını alan ikinci grup toplam 6 milyon kişiden oluşuyor. Danimarka’nın nüfusuna ve standartlarına sahip bu kesim, küçük ve orta ölçekli işletme sahibi girişimciler, iyi eğitimli profesyoneller, rantiyeler, doktorlar, avukatlar ve sanatçılar gibi kesimlerden oluşuyor. Bu kesimlerin kişi başı gelirleri 54.000-55.000 Amerikan Doları seviyesinde. Türkiye ekonomisinden ise 325 milyar dolar gibi bir pay alıyorlar.

TÜRKİYE’NİN ROMANYASI

Türkiye’nin orta direği diyebileceğimiz 17 milyonluk bir kesim, Romanya vatandaşlarının nüfusuna ve standartlarına sahip. Ayda 900 ve yılda 11.000 Amerikan Doları’na yaklaşan gelirleriyle ülke ekonomisinden aldıkları toplam pay 190 milyar dolar. Ağırlıklı beyaz yakalılardan oluşan bu kesim ekonominin ana motor gücü.

TÜRKİYE’NİN CEZAYİRİ

Türkiye nüfusunun ağırlıklı bölümünün, bugünün Cezayiri’nin nüfusuna ve standartlarına yakın koşullarda yaşadığını söyleyebiliriz. 45 milyonluk büyük kitleyi oluşturan bu kesim, asgari ücretliler, emekliler ve küçük esnaflardan oluşuyor. Bu kesim ayda 275, yılda 3.300 Amerikan Dolarlık kişisel gelire sahip. Bu büyük grup GSMH’den 150 milyar dolara yakın toplam payı ancak alabiliyorlar. 

TÜRKİYE’NİN SURİYESİ

Bu kesim en alttaki yüzde yirmilik kesim. 17 milyonluk büyüklükleriyle bugünün Suriyesi kadar bir nüfusa sahipler ve çok benzeri koşullarda yaşıyorlar. Aylık sadece 150, yıllık ise 1.800 Amerikan Dolarlık gelirle yaşayan bu kesim ülke ekonomisinden sadece 30 milyar dolarlık toplam pay alabiliyor. Bir kısım emekliler, çiftçiler, işsizler ve sığınmacılardan oluşan bu kesim açlık sınırının altında yaşıyor. Ağırlıklı olarak devletin ve belediyelerin sosyal destekleriyle ayakta durmaya çalışıyorlar. 

Türkiye’de yan yana yaşayan bu beş farklı “ülke”nin her birinin farklı öncelikleri var. Ancak ilk kez, bu beş “ülke”nin hepsi birden kökten değişim istiyor. Çünkü hiçbirinin bu iktidarla artık işlerin düzeleceğine dair umudu yok. İktidarın devamından yana olanların motivasyonları da umuttan değil, kaygıdan besleniyor. 

Beş farklı Türkiye’nin gündem ve beklentileri ilk kez bu kadar yakınlaşmışken, değişim talebi bu kadar yaygın ve güçlüyken ve iktidar bu denli kötü yönetirken muhalefet yine de kaybedebilir mi? Seçmendeki değişim umudunun ve kaygıya dayalı direncin sosyopsikolojik boyutlarını doğru kavrayamazsa, beş farklı Türkiye’yi ortak bir duyguda birleştiremezse, maalesef evet!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Öfke ve değişim 12 Haziran 2023
Nasıl oldu? 30 Mayıs 2023
Yakın elmalar 22 Mayıs 2023

Günün Köşe Yazıları