Nefret haftası etkinlikleri
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Nefret haftası etkinlikleri

30.01.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ne haftaydı o öyle?

Dil kopartma fetvası, Kabaş’ın hapse atılması, Tepeli’nin RTÜK marifetiyle tepelenmesi, Say’a saydırılması, MOBESE’lerle adım adım izi sürülen İmamoğlu’nu “balıkçı molası” teşhiri ve linci... 

Kendimi eksiksiz Orwell dünyasında hissettim. 

Amazon’a göre Türkiye’de yakın dönemde en çok okunan romanmış 1984

Geniş okur kitlelerine mal olan Orwell’in “1984”ü, çarpıcı nefret haftası etkinlikleri ile başlar. 

Kitabın başkarakteri, propaganda bakanlığı anlamına gelen “Hakikat Bakanlığı”nda çalışmaktadır. 

Ülkeyi tek parti yönetmektedir. Bir tane lider vardır. 

Propaganda gereği, “savaş”ı “barış” etiketiyle takdim eden bir “Barış Bakanlığı”, ekonomik darlıklar ve yoksulluğu “bolluk” adı altında pazarlayan “Bolluk Bakanlığı”, “zulmü” sevgi adıyla dayatan “Sevgi Bakanlığı” ve bu güzellemeleri halka paketleyip sunan; haber, eğlence, eğitim, sanat adına ne varsa tüm kültürel faaliyetleri denetleyen “Hakikat Bakanlığı”, hükümeti oluşturmaktadır.   

“Bakan” diye ortalıkta kimse olmamasına karşın romanda icraatlarını tümüyle tek liderin belirlediği bu bakanlıkların adı geçmektedir.  

Sistemin kalbi Hakikat Bakanlığı’nda atar. 

Algı ve gerçeklik denetimi burada yapılmakta; geçmişle gelecek kil gibi arzu edilen şekle sokulmaktadır: “Şimdiyi elinde tutan geçmişi elinde tutar, geçmişi elinde tutan da geleceği” der Orwell. 

ELEKTRİK AKIMI GİBİ

Orwell’in başkahramanı bu stratejik bakanlığın “kurmaca dairesi”nde çalışmaktadır ve düzenli olarak bu dairede “nefret haftası etkinlikleri” tertip edilmektedir. 

Bu etkinlikler kapsamında, “haftanın elemanı” misali “haftanın düşmanı” belirlenip hedefe konur. 

“Nefret haftası”nın odağına yerleştirilen “düşman”ın 1984’ün hemen ilk sayfalarında gerçekte “ifade, basın ve toplanma hürriyetlerini, düşünce özgürlüğünü savunan; lider ve parti totalitarizmine karşı çıkan” biri olduğunu görürüz.

Yukarıdan verilen komutlarla başlatılan “nefret seansları”, Orwell’in söylemiyle kısa sürede “cinnete dönüşür”. 

“Nefret kampanyalarının en korkunç yanı insanın rol oynamak zorunda kalması değil” der özetle Orwell: “Bunlara katılmaktan kendini alamaması. Otuz saniye sonra rol yapmaya gerek bile kalmıyordu. Korku ve kindarlıkla karışık bir vecd hali, öldürme, işkence etme, yüzleri balyozla paramparça etme arzusu orada toplanan herkesin içinden bir elektrik akımı gibi geçiyordu. Öfke... Bir pürmüzün alevi gibi bir nesneden başka bir nesneye (ardı sıra) kaydırılabilirdi.”

Pürmüz alevi gibi “nefret”in bir düşmandan diğerine son sürat geçiş yaptığını; bu hızlı geçişe eşlik edemeyen ya da sorgulamaya başlayan kişilerin sistemde sert biçimde “unperson/yokkişi”ye dönüştürüldüklerini anlatıyor Orwell.  

TARİHİ SORUMLULUK

Biz bu gidişle Orwell’i de geride bırakacağız. 

Sezen Aksu’ya dil kopartma tehdidiyle açılan nefret haftası bizde bakın İmamoğlu’nun hedefe oturtulmasıyla sonlandı.  

“Pürmüz”, tek kişi üzerinde kalmadı. 

Hafta boyu Aksu’dan Kabaş’a, Tepeli’den Say’a, Say ve İmamoğlu’nun üzerinde bir olimpiyat meşalesi gibi dolaştırıldı. 

Çamlıca Camisi’nden verilen “dil kopartma” gözdağı, pek çok gözlemci tarafından bir “paradigma değişikliği” ve el artırmak olarak değerlendirildi. 

Orwell distopyasından farklı olarak bizde oysa ki hâlâ muhalefet partileri var ama etkisizler. 

Ana muhalefet başta olmak üzere bu geniş çaplı püskürtme, yıldırma, sindirme, pusturma operasyonu sırasında muhalefet liderleri ne yaptı? Ne söylediler?

Kılıçdaroğlu’nun aklımda kalan en beylik repliği: “Gündem yaratma peşinde. Provokasyona gelmeyiz” şeklinde. 

Ne gündemi Sayın Kılıçdaroğlu? 

Orwell’i geçtim bakın Prof. Ersin Kalaycıoğlu “yeni Abdülhamitçilik rejimi”nden bahsediyor.   

Sezen Aksu bir şiir yazdı ve bitti. “Kim yolcu, kim hancı” sorusunu ortaya bıraktı, konu kapandı mı? 

Başka bir nefret haftasında başka birinin “dil”inin peşine düşülmeyeceği, başkalarının gece yarıları derdest edilip götürülmeyeceğinin garantisi var mı? 

O zaman gene “gündem değiştiriyor” mu diyeceksiniz?

“Yeni Abdülhamitçiliğe kayış” karşısında stratejiniz, öngörünüz, vizyonunuz var mı? “Aman cız, muhafazakâr seçmenleri ürkütmeyelim” diye yoksa bu da mı ayrı tabu konusu? 

 Her şeye rağmen hâlâ “demokratik, laik, hukuk devleti” tanımı anayasada duruyor.

TV’ler önünde farklı yolsuzluk fasılları açmak, bu anayasal değerleri ve bu çerçeveyi korumaya sizce yetecek mi? Tarihin bu büyük yükünü ve sorumluluğunu üzerinizde hissediyor musunuz?

Yazarın Son Yazıları

Trump’a Andrew tuzağı mı?

İngiltere’de kralın kardeşi gözaltına alındı.

Devamını Oku
22.02.2026
Yıkım altında

Altmış yaşında bir kadın.

Devamını Oku
15.02.2026
Goril videosu

Faşizmin birinci dereceden tanıklığını yapan Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan?” adlı başyapıtında her şeyin insanları önce insanlıktan çıkarmakla başladığını anlatır...

Devamını Oku
08.02.2026
Yurtta sopa, cihanda sopa

İkinci Trump döneminin düsturu bu.

Devamını Oku
01.02.2026
Titanik’i de Grönland batırdı

Tarihin garip tecellisi.

Devamını Oku
25.01.2026
Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025