Amerika’nın ‘aydınlık yüzü’

Amerika’nın ‘aydınlık yüzü’

30.01.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Trump karşıtı kampanyayı izlemeye değer, ama demokrasi dersi olarak değil, Trump’ın kişiliğinde su yüzüne çıkan, Amerika’nın karanlık yüzü; ayrımcılık, nobranlık, Amerikan istisnacılığı ve hatta şımarıklığının kendini gizleyen biçimlerini gözlemlemek açısından.
Her şeyden önce, Trump’a karşı çıkan liberaller ve diğerlerinin pek azı konuyu ciddi bir sistem, toplum, siyaset eleştirisi temeline oturtuyor, çoğunun meselesi ise Trump’ın “Amerika’ya yakışmadığı, gerçek Amerika’yı temsil etmediği, bir anomali olduğu” noktasından hareket ediyor. Bu noktada ABD ve aslında genel olarak Batı dünyasının karanlık yüzü ile “aydınlık” yüzü birbirine karışıyor.
Geçenlerde New York Times’da yayımlanan Kevin Baker imzalı bir yazı (23 Ocak) ile ne demek istediğimi çok iyi özetler mahiyetteydi. Beyefendi, “Seçim günü Amerika’da uyandım, Ekvador, belki Belçika veya Tayland veya Zambiya’da uyumaya gittim gibi hissettim” diyor. Herhalde ırkçı falan denmesin diye araya Belçika’yı sıkıştırmış, asıl dediği, “bu tür şeyler geri kalmış ülkelerde olur ama bizde olmamalıydı”. Nitekim yazının devamında da aynı hava hâkim ve Trump karşıtı liberallerin söylediklerinde de benzer bir tını var. Baker, her şeye rağmen “Amerikan istisnasına” (American exceptionalism) inanıyormuş, seçim sonrası “bildiği Amerika’yı kaybet(miş)”.
Belli ki, onun bildiği Amerika ile, pek çok Amerikalının ve de bizim bildiğimiz Amerika çok farklı. Belli ki, pek çok liberal veya Trump karşıtı muhafazakâr Amerikalı, Clinton’un rakibi Sanders’in karşı çıktığı Amerika’dan bile habersiz. Clinton’un temsil ettiği, süslü laflar ardına gizlenmiş “şirketler sultası Amerika”, dış müdahaleler ile pek çok ülkeyi savaş ve yıkıma getirmiş Amerika’dan Trump’tan utandıkları gibi utanmıyorlar. ABD’nin uzun tarihinden bahsetmiyorum, o uzun bir mevzu, çok yakın geçmişten ve son seçimlerde yarışan iki aday ve iki kamptan söz ediyorum. Liberallerin pek çoğunun, kraliçeleri Clinton’un onca skandala, yolsuzluk suçlamasına imza atmış olması, onlar için sorun değil. Vaktiyle Irak müdahalesine destek vermiş olması, sonra Libya müdahalesinin mimarlığını yapmış olması, sonuçta bu nedenle Dışişleri Bakanlığı muadili makamından istifa etmek zorunda kalmış olduğu halde pişkinliği elden bırakmadan Başkanlığa aday olmakta ısrar etmiş ve Trump’ın kazanmasının önünü açmış olması da mevzu bahis değil, tek dert Trump’ın Amerika’nın fiyakasını bozması. Onlar bu işlerin kibarca, süslü laflar ile götürülmesinden yana, dert bu. Liberal kampın kadınlarının da, kocasının Trump’la yarışır kadın avcılığı-tacizciliği siciline rağmen, olayların üstünü kapatmayı seçen bir güç delisi kadının, kadın hakları şampiyonluğuna soyunmasına itirazları yok. Hiç itirazı olan yok, demiyorum; itirazı olan kadınlar çok şey yazdı, söyledi ve her şeye rağmen Clinton’u desteklemedi. Ama Demokrat Parti, hepimizin izlediği gibi, Amerika’nın aydınlık yüzü olabilecek Sanders muhalefetine yüzünü çevirdi, kendilerini asıl temsil ettiğini düşündükleri adaya güç verdi. Şimdilerde gürültü koparanlar da onlar, “limuzin liberalleri”.
En komik olanı, bu kafada olanların düzenlediği “Kadın Yürüyüşü”ne, şarkıcı Madonna’nın bir erkekler dünyası küfrü ile imza atmış olması. Gerçi, daha önce aktör Robert de Niro da Trump’ı yumruklamak istiyorum diyerek, eleştirel düzeyini pek güzel sergilemişti. Trump seçimi ile, Amerika’nın sadece karanlık değil “aydınlık yüzü” de çok iyi su yüzüne çıkmış oldu. Tabii ki, ne Amerika ne de başka bir ülke ve toplum için, toptancı olmak lazım. Benim söylediklerimin çok daha fazlasını pek çok Amerikalı yazar, çizer aktivist söylüyor, her toplumun aydınlık yüzü var, ben sadece Trump ve Trump karşıtlarının öne çıkardığı tablodan bahsediyorum. Pek çok ülkede, aydınlık yüz diye ortaya çıkanların aslında, önemli konularda karşı çıktıklarından farkı yok diyorum, dahası, onlar yüzünden sahici bir muhalefet yeşeremiyor, çoğunluk onlara tepkisi dolayısı ile popülist sağa savruluyor, bu konuyu ciddiye almak lazım diyorum.  

Yazarın Son Yazıları

‘Yeni devlet’

‘Yeni devlet’

Devamını Oku
07.08.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim

Müftü nikâhı ve İslami rejim

Devamını Oku
04.08.2017
‘Hans’ın ne dediği’

‘Hans’ın ne dediği’

Devamını Oku
31.07.2017
‘Evrim teorisi’

‘Evrim teorisi’

Devamını Oku
28.07.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Devamını Oku
24.07.2017
15 Temmuz’un anlamı

15 Temmuz’un anlamı

Devamını Oku
17.07.2017
15 Temmuz

15 Temmuz

Devamını Oku
14.07.2017
Parayla saadet olmaz

Parayla saadet olmaz

Devamını Oku
10.07.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

Devamını Oku
07.07.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Devamını Oku
03.07.2017
Katar krizi

Katar krizi

Devamını Oku
30.06.2017
Yine hüzünlü bir bayram

Yine hüzünlü bir bayram

Devamını Oku
26.06.2017
Adalet istiyoruz! (23.06.2017)

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
23.06.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak

Nerden başlasak nasıl anlatsak

Devamını Oku
19.06.2017
Katar’ın başına gelenler

Katar’ın başına gelenler

Devamını Oku
09.06.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler

ABD, Türkiye ve Kürtler

Devamını Oku
05.06.2017
Toplum yorgunluğu

Toplum yorgunluğu

Devamını Oku
02.06.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Devamını Oku
29.05.2017
İki veda

İki veda

Devamını Oku
26.05.2017
‘Devrime hazır olun’

‘Devrime hazır olun’

Devamını Oku
22.05.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti

Kötü yönetim ve dış siyaseti

Devamını Oku
19.05.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’

‘Türbe, tarih, siyaset’

Devamını Oku
15.05.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Devamını Oku
12.05.2017
İslamcılık, çirkin itiraf

İslamcılık, çirkin itiraf

Devamını Oku
08.05.2017
Yeni siyasi arayışlar

Yeni siyasi arayışlar

Devamını Oku
05.05.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Devamını Oku
01.05.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi

Referandum sonrası Kürt meselesi

Devamını Oku
28.04.2017
Nafile analizler

Nafile analizler

Devamını Oku
24.04.2017
Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Devamını Oku
17.04.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Devamını Oku
14.04.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Devamını Oku
10.04.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Devamını Oku
03.04.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’

‘Vicdan ve adalet nöbeti’

Devamını Oku
31.03.2017
En büyük tehlike (27.03.2017)

En büyük tehlike

Devamını Oku
27.03.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Devamını Oku
24.03.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

Devamını Oku
20.03.2017
18 yaşında seçilme hakkı

18 yaşında seçilme hakkı

Devamını Oku
17.03.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde

‘Hollanda krizi’nin ötesinde

Devamını Oku
13.03.2017
‘Erdoğan ve liderlik’

‘Erdoğan ve liderlik’

Devamını Oku
10.03.2017
‘Milli Kültür Şûrası’

‘Milli Kültür Şûrası’

Devamını Oku
06.03.2017