Feridun Andaç

Çakallar, ifritler, muhterisler

21 Haziran 2023 Çarşamba

Yüzünüz sizin

Aynasız kalmak demeli buna.

Görmeyen, bakmayan, hissetmeyen...

Bakışsız yaşamak öte adı.

Çünkü her yere kolaylıkla sızıyorsunuz. Gösteriş budalası olduğunuzda, elinizdeki kandille gezinmeyi hüner sayıyorsunuz.

Bir yanınız tufeyli, öte yanınız çakallar soyundan. Çağımızın yetiştirdiklerinden yani.

Çalmak en büyük hüneriniz: Rol çalmak, ruh çalmak, hak çalmak, akçe çalmak...

Yüzünüz sizin, yüzsüzlüğünüzü anlatır daha çok.

Budalalık çağı

Yakışanı yaptığınızı söylüyorsunuz her yerde. Tufeyliliğin birincil özelliğidir bu. Çünkü bukalemunlukla budalalık aynı yerde nefes alır.

Kafdağının ardı sandığınız bir ülke yarattınız kendinize. Tepinerek yaşayıp, öğürerek soludunuz. Kir ve pas kokan nefesinizle yalanlar bahçesi yarattınız kendinize. Ne emek vardı gözünüzde ne de insan onuru. Vaşak gibi bakıyor, sansar gibi kaçıyordunuz yalanla ördükleriniz duyulunca. Ama daha çok, şairin “Akrep gibisin kardeşim” şiirini yakıştırıyorum sizlere.

Budalalık çağının cüceleriydiniz, farkında değildiniz. Bilmiyordunuz doğanın yasalarını. Yaşamda “temel itici güç”ün ne olduğu ise umurumuzda değildi. Oysa, Marx tanımlamıştı sizin gibileri: Tufeyli.

Oysa çalışmak aynı zamanda kendini üretmektir. Sizse her şeyi tüketmek için vardınız.

Gelip dayandığınız duvar hem tükettikleriniz hem de budalalığınızı anlatıyordu biraz.

Farkında olmak da erdemdir!

Bir çıyanı kınayamam. Doğada yeri olduğuna göre değeri de vardır.

Peki, aklı olan bir canlıyı neden kınar, eleştiririz? Örseleriz kimi zaman da! Yaptığı eylemin verdiği zararlar, açtığı yaralar, getirdiği yıkımlardır elbette bizi tepkisiz bırakmayan.

Şu da var ki; çağımız soysuzluğun önünü açıyor ha bire. Küresel kapitalizm hayatın yağması kadar insanın da ruh kamaşmasına yol açıyor. Yıkıcılığın kökenleri burada aranmalı.

Kapitalizmle yeni tanışan ülkemiz ne idüğü belirsiz “yeni insan” prototipini yarattı... Her gün her yerde, her olay ve durumda karşımız çıkıp duruyorlar.

Değer yaratmadan her şeyi değersizleştirerek bir hamamböceği gibi yaşıyorlar. Artık dilimize yerleşti şu kavramlar, deyimler:

- Vole vurmak

- Kendine iyi bak

- Harika

- Para her kapıyı açar...

- Önemlisin

- Bırakınız yapsınlar...

Oysa çürüme her yanda. Değer yitimi, yozlaşma, iki yüzlülük, aldatma, yalan, muhteris bir gözün hem canı hem de sancısı.

Emek nedir bilmezsiniz, üretmenin nasıl bir değer olduğunun çok uzağındasınız. Bilgi, beceri çok ötenizde, ancak gösteriş budalalığında varsınız.

Ortak yaşama kültürü nedir, insana saygı neden gereklidir, hayatın sürekliliği nerededir bilmezsiniz. Ama ancak tüketerek var olduğunuza inanırsınız. İnsan tüketmekte üzerinize yoktur. Oysa farkında olmak da bir erdemdir. Dönüp bakmak, “ne yaptım ne yapıyorum” demek de...

Çıkışsız yol

Bir korusunuz siz. İki sesli, iki tınılı, iki benli. Yalansınız siz. Çıkışsız yol işaretleri gibi. Dönülemez, bakılamaz, geçilemez...

Bir zamanlar yol işaretlerinizde; “Her şey mübah” yazıyordu. Her şeye geçit veriyordu ruhunuz, aklınız.

İnsan emeğini hiçe saydığınızın farkında bile değildiniz. Sonradan görmelik bir yakan toptu. Yalansa lavlardan kalan kül.

Tepinip durdunuz burada.

Kimin bu ülke demediniz hiç!

Kimin bu yer bakmadınız hiç!

Kimin bu konuştuğumuz dil bilmediniz hiç!

Kimin bu yalan görmediniz hiç!

Bir çakaldınız belki; yolsuz, izsiz...

Belki de ifrittiniz eski masallardan çıkıp gelen.

Ama ben, yalanlarınıza bakarak sizi muhterisler safında görüyorum daha çok.

Sabahımızı çalan, göz nurumuzu tüketen, insan onurunu aşağılayan; ancak tükettikçe var olduğunu sanan bir “hiç”siniz belki de!

Evet; açın Elias Canetti’nin Körleşme’sini okuyun isterseniz. Söylediklerim ne bir eksik ne de bir fazla.

İnsan soyu eğer ruh/duygu kamaşmasını yaşıyorsa; çakallaşır, ifrit içindeki zehir, muhterislik ruhundaki kamaşmanın acısıdır. İşte aynılaşma yolu/yolculuğu burada başlar ki; simgesel şiddetin öznesi olma hali de o muhterislerin çok da istediği bir şeydir...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir bahçe kurmak 18 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları