Olaylar Ve Görüşler

2023’ten önce 2019

17 Ekim 2018 Çarşamba

19 Mayıs 2019, Ulusal Bağımsızlık Savaşımızın yüce önderi Mustafa Kemal’in işgal altındaki yurdumuzu kurtarmak amacıyla birinci sınıf yürek taşıyan arkadaşlarıyla Samsun’a çıktığı tarihin 100. yıldönümüdür. 1919 olmasaydı 1923 olabilir miydi? Bağımsızlık savaşı verilmeseydi Cumhuriyet kurulabilir miydi?

Birkaç yıldır iktidar çevrelerince sık sık dile getirilen bir tarih konuyor önümüze: 2023
Birileri, bunu 1923’te kurulan Cumhuriyetimizin 100. yılını anımsatan bir tarih olarak algılayabilir.
Aynı duygular çerçevesinde çoğu kişi, milletini canından çok seven(!) efendilerin bu tarihsel yıldönümünü bütün güçleriyle kutlamanın hazırlığını yıllar öncesinden planlıyor diye de düşünebilir.
Kazın ayağı hiç de öyle değil!
16 yıldır siyaseti kendi baht açıklığı için yapan iktidar şürekâsının bilinçaltındaki niyetini falcılara, kâhinlere, medyumlara okutmaya gerek yok. 2023’ün düpedüz Cumhuriyetin ortadan kaldırılma tarihinin mezar taşı olarak tasarlandığı gerçeği ortada.

Basının tetikçileri
Yıllardır, her türlü propagandayı araç yaparak yıkmaya çalıştıkları Cumhuriyetin o gün son kalıntılarının temizleneceğinin düşünü kurmuyorlar mı?
2023 yılı afişlerle, seçim konuşmalarıyla, kiralık basının tetikçilerinin sonsuz gayretiyle sürekli gündemde tutulmak isteniyor.
Bilmeyen de bu Cumhuriyet ne asil evlatlar yetiştirdi diye sevinebilir! Öyle ya o tarihsel güne yakışır bir çabaya omuz verenlerin sayısı giderek artıyor.
Yıllardır sergilenen tutumun bir devamı olarak o gün kutlanacak bir yönetim bulunur ancak bu bildiğimiz Cumhuriyet mi olur bilinmez.
Görünen köy kılavuz istemez. Eğitimden sağlığa, bilimden sanata, tarımdan endüstriye yok edilmeyen bir birim mi kaldı? Cumhuriyetin hangi kurumu ayakta bugün? Türk Tarih Kurumu’ndan, Türk Dil Kurumu’ndan, laik eğitimden eser kaldı mı? Hukuktan, insan haklarından, demokrasiden bir iz var mı ortada? “T.C.” kavramını, yer aldığı çoğu birimin adından silip atmadılar mı?
2023’te efendiler bir şey kutlayacaklar. Tarih belli de kutlanacak şeyin ne olduğuna dair bir açıklama duydunuz mu?
Onlar 2023’ü düşüne dursunlar. Biz farklı bir tarih önerelim mi?
Buyurun size bir tarih: 2019
2019 denilince çoğu kişi birden düşünür oldu değil mi?
Bu tarih 2023’ten de önemli.
Çünkü bu tarih Ulusal Bağımsızlık Savaşımızın yüce önderi Mustafa Kemal’in işgal altındaki yurdumuzu kurtarmak amacıyla 19 Mayıs 1919’da on sekiz arkadaşıyla Samsun’a çıktığı tarihin 100. yıldönümüdür. 1919 olmasaydı 1923 olabilir miydi? Bağımsızlık savaşı verilmeseydi, Cumhuriyet kurulabilir miydi?
Ülkenin bütün yurtseverleri, bütün cumhuriyetçileri, yurdunu, toprağını seven, bu ülkenin toprağında alınteri göz nuru el emeği olanlar adına bu tarihi öne çıkarıp birilerinin kafalarının kuytusunda biriktirdikleri kini kusmaya fırsat vermeden, bütün ülkede bağımsızlığa arka çıkıp topyekûn bir yürek birlikteliği oluşturmaya ne dersiniz?
İsterseniz gelin 1919’un o günkü koşullarını Ulusal Kurtuluş Savaşımızın önderinden dinleyelim ve 2019’un 2023’ten önce niçin kutlanması gerektiğini inceden inceyle düşünelim:

Kutlanacak tarih 2019
“1919 yılı Mayısının 19.’uncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, Büyük Savaş’ta yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş’ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi Büyük Savaş’a sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükümet âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...
” İşte kutlanacak 2019 tarihi, yukarıda belirtilen kötü mirasın yerine tam bağımsız bir ülke kurmaya ant içenlerin giriştiği savaşımın 100. yılıdır.
Şimdi bir dönemeçteyiz. Dünyanın mazlum ülkelerine örnek oluşturan Bağımsızlık Savaşı’mızın 100. yılı yaklaşıyor. Gelecek yıl 2019. Bütün yurtseverler, kendini muhalefet olarak niteleyen siyasi güçler, ülkenin geleceğinin aydınlık olmasını isteyenler, mutlu ve güzel bir yurdun insanları olarak özgürce yaşamanın bir erdem olduğunu düşünenler, bu önemli tarih adına görev ve sorumluluk bilincinizi harekete geçirmeye ne dersiniz?  

Ahmet Özer
Bilkent Üni. (E.)Öğr. Gör


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları