Adaletsizlik, isyan ve itiraz - Abdullah YÜKSEL
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Adaletsizlik, isyan ve itiraz - Abdullah YÜKSEL

16.12.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dünyada insana var olduğunu hissettiren önemli duygulardan biridir adalet duygusu. Onun azlığı çokluğu değil, var olup olmadığıdır önemli olan. Yoksa adı adaletsizlik olur, insanı çok yaralar ve onun yerini başka hiçbir şeyle dolduramazsınız. Adaleti merhametle takas edemezsiniz. Adaletsizliği fıtrata, kadere, helalleşmeye bağlayamazsınız. İnsan bir kez adaletsizlikle karşılaşır, adalet duygusu zedelenir ve bu yolla haksızlığa uğrarsa yüreğinde açılan yarayı onarmak çok zor, bazen de olanaksızdır. Hele kendini yalnız hissederse...  

Haksızlık, zulüm ve adaletsizlik hepimizin derdi olmalı. Bunca acı, eşitsizlik, adaletsizlik varken bunu görmezden gelemez, bunun dışında kalamazsınız, kalmamalısınız! Çünkü bugünkü suskunluğumuz, isyan etmeyişimiz geleceğimizdeki karanlığı biçimlendirir. Eğer bugün adaletsizlik karşısında itiraz ve isyan etmiyorsak yarın geç olabilir. Akvaryumun suyu kirlenirken aynı akvaryumda yaşayan balık ben temizim deyip başını çeviremez. Eğer insan olmanın bütün gereklerini yerine getirmekten kaçarsanız siz de bir gün o kirli suyun sizi de hasta edeceğinden ve orada boğulacağınızdan emin olun çünkü bakın, hâlâ o kirli sudasınız.

UMUT TÜKENMEZ

Diken ile taş arasında ekmeğini kazanan insanın adaletini devlet sağlamak zorundadır. Değilse vatandaşın devletine aidiyet duygusu kalmaz. Adaleti olmayan bir hayat, geleceği olmayan bir hayattır. Böyle bir hayatın da ne insanın kendine ne de toplumuna bir yarar olur. İnsan o toplumda kendini ne güvende hisseder ne de o topluma değer katmak ister.  

Adaletsizliğe uğrayan bir kişi, bu haksızlığın giderildiğini görmek ister. Mazlum, kendisine zulmedenin cezasını çektiğini görmesini ister. Uğradığı tüm haksızlıkların hesabının sorulmasını ister. Aksi durumda değersizlik duygusu yaşar.

Adaletsizlik, dünyanın bütün renklerinin solduğu, gece ile gündüzün, suçlu ile suçsuzun, haklı ile haksızın sınırlarının belli olmadığı uzun bir yoldur. Adaleti sağlanmayan, uğradığı haksızlık ve mağduriyet uzun süre giderilmeyen kişi sonunda isyan eder. Bazıları ellerini açar havaya, kutsalına dualar eder. İlahi adaletin yerine gelmesini ister. O da olmuyorsa kendilerini koruyacak, güvenliğini sağlayacak, derdini söyleyecek bir gruba, bir cemaate veya bir mafya grubuna giderek uğradıkları haksızlığın giderilmesini ister. Tabii bunun da bedelini öderler.

AYDINLIK GELECEK

Mutsuzluk, değersizlik ve hayal kırıklığı yaşatılanlardan bazıları da zamanı geldiğinde bu duygularının yanına itiraz da koyarak öfkeyle isyan ederler. Çünkü uzun süredir yaşanan umutsuzluğun keskin uçlu bıçağı, bu karanlık bir yerlerde yeni bir umudu da doğuracaktır. Umut tükenmez.

Adaletin sağlanacağına dair söylenen sözler, söylemler, popülist vaatler; haksızlığa uğrayan kişiyi tatmin etmez. 18. yüzyılda yaşayan Oliver Gold Smith, “Yaşamınızla dilinizden daha kuvvetli yol gösterici olabilirsiniz” der.

Damıta damıta biriktirdiği emeği, sevgisi ve bilgisini insanlığın harcına katanlar; bir gün kendi korkularının da cehaletin, zulmün ve zalimin de üstüne üstüne yürür ve hesabı keserler. Onların hesapları daha güzel, daha adaletli, daha eşitlikçi bir dünya içindir. Tüm sevdaları, kavgaları, umutları, hatta itirazları, isyanları insanlığın aydınlık geleceği içindir.

ABDULLAH YÜKSEL 

EĞİTİMCİ-YAZAR 

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026