Bir karış fazla şimendifer ve 20 Kasım 1925 - Recep YILMAZ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bir karış fazla şimendifer ve 20 Kasım 1925 - Recep YILMAZ

20.11.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Anadolu topraklarında demiryolu yapımının tarihi 1856 yılında İngiliz şirketi ORC’ye verilen imtiyazla yapılan İzmir-Aydın demiryolu ile başlamaktadır. Osmanlı döneminde İngiliz, Alman ve Fransız şirketlerince yapılan imtiyazlı demiryollarının Türkiye topraklarında kalan kısmının uzunluğu 4 bin 112 kilometredir. Bu hatların büyük çoğunluğu Batı Anadolu ile liman şehirleri arasında olup yabancı şirketlere aittir.

Cumhuriyetin kuruluşunun ardından Mustafa Kemal Atatürk ve kadrolarının en fazla önem verdiği alanlardan biri demiryolu yapımı olmuştur. Bir yandan yeni demiryolu hatlarının yapımına başlanırken bir yandan da yabancı şirketlerin elindeki hatlar kamulaştırılmıştır.

İLK ETAP YAHŞİHAN-YERKÖY HATTI

Dönemin en önemli ulaşım aracı olan demiryolları Anadolu’nun verimli ovalarında üretilen ürünlerin hızlı bir şekilde taşınmasına, sosyal ve ekonomik kalkınmaya hizmet edecektir. Aynı zamanda 13 Ekim 1923 tarihinde Ankara’nın başkent olarak kabul edilmesinin ardından Ankara’nın Anadolu ile bağının kurulması da gereklidir. Bunun için atılacak en önemli adımlardan biri Ankara-Sivas demiryolu hattının yapımı olmuştur.

Ankara-Sivas hattının tarihsel kökeni 1900’lere dayansa da Birinci Paylaşım Savaşı koşullarında ve Rusya’nın da baskısıyla bu hat yapılamamış ancak Ankara’dan Yahşihan’a kadar bir dar hat tamamlanabilmişti. İşte bu hat tamamlanacak ve Anadolu’nun içlerine ulaştırılacaktı. Bu doğrultuda Ankara-Sivas demiryolu hattının yapımı Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 23 Mart 1924 tarihli 449 sayılı kanun ile kararlaştırıldı.

Bu şekilde Ankara-Sivas hattının ilk etabı olan Yahşihan-Yerköy hattının inşaatına Nisan 1924 tarihinde başlanılmış ve “şimendifer” dönemin zor koşullarında 20 Kasım 1925 tarihinde Yerköy’e uzanmış ve istasyon işletmeye açılmıştır.

21 Kasım 1925 tarihli Cumhuriyet gazetesi, “Yerköy tren istasyonu dün merasimle açıldı” başlığıyla verdiği haberde açılışın 19 kişilik bir heyet tarafından yapıldığını yazar. Açılış için Yerköy (Yozgat) istasyonuna dönemin Meclis Başkanı Balıkesir Milletvekili Kazım Özalp Paşa gelir. Fotoğrafta kalın kürklü olan kişi Kazım Özalp Paşa’dır ve Atatürk'ün Harbiye’den sınıf arkadaşıdır. Kazım Özalp ile birlikte gelen heyette (tespit edebildiğim kadarıyla) Nafia Vekili (Bayındırlık Bakanı) İstanbul Milletvekili Süleyman Sırrı Aral, Kocaeli Milletvekili İbrahim Süreyya Yiğit, Trabzon Milletvekili Ahmet Hamdi Ülkümen ve Yozgat Milletvekili Süleyman Sırrı İçöz vardır.

SÜLEYMAN SIRRI BEY

Cumhuriyetin Anadolu’da ilk demiryolu eseri olan Yerköy demiryolu hattının açılışında hazır bulunan Nafia Vekili Süleyman Sırrı Aral ile ilgili anılar bizlere çok şey anlatmaktadır. Çünkü Nafia Vekili hasta yatağından kalkarak Cumhuriyetin inşa ettiği ilk demiryolu eserini görmeye Yerköy’e gelmiş ve kısa bir zaman sonra 15 Aralık 1925 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

Süleyman Sırrı Bey’in ölümünün ardından, Cumhuriyet gazetesi başyazarı Yunus Nadi şunları yazmaktadır;

“Süleyman Sırrı Bey, genç Cumhuriyetimizin milli siyasetini en iyi kavramış önde gelenlerinden biri idi. Nafia işlerinin bir memleketin geleceğinde oynayacağı rolleri ne kadar geniş ve güçlü bir bakış ile kavramış olduğuna yakinen vâkıf olduğum zaman, kendisine takdir ve hürmetlerim sonsuz bir surette artmıştı. Bu meseleleri İsmet Paşa’dan sonra en iyi anlayanlardan biri şüphesiz kendisi idi.

Süleyman Sırrı, kutsal bir vazife başında ölen şanlı ve kahraman bir kumandana ne kadar benziyor. Hasta hasta kalktı. Yerköy’e uzanan Ankara-Sivas hattının açılış töreninde hazır bulunmaya gitti. Nebizade Hamdi Bey’in bu merasime ait gönderdiği mektubun Süleyman Sırrı ile ilgili olan şu satırlarına bakınız.

‘Nafıa Vekili, bütün seyahat süresince ancak demiryollarımız söz konusu olurken söze karışıyor, bu mevzu değişince hastalığının tesiriyle hafif hafif inliyordu. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkarken nasıl söz söyleyebilecek diye düşündüm. Meğer aldanmışım. Söze başlar başlamaz, üzerindeki hastalıktan eser kalmadı. Karşımızda en neşeli zamanlardaki Süleyman Sırrı Bey vardı. Gür ve imanlı bir sesle hitabesini yaptı. Millete yarının başarıları için güvence verdi’.” [Bilsay Kuruç, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi-Büyük Devletler ve Türkiye]

Cumhuriyetin ilk eserlerinden olan bu demiryolu hattı, devamında 29 Mayıs 1927’de Kayseri’ye, 30 Ağustos 1930’da ise Sivas’a ulaşmış ve böylelikle Anadolu’nun verimli ovalarının önemi artmış, ekonomik kalkınma hızlanmıştır. İnşa edilen diğer hatlarla birlikte Atatürk döneminde yapılan demiryolları 3 bin kilometreyi aşmıştır.

EN BÜYÜK KAZANIM

Sonuca bağlarsak: Bundan yüzyıl önce çok zor koşullarda yapılan demiryolları Anadolu'nun tarım ürünlerini, madenlerini limanlarla, halkını ise başkentle ve diğer şehirlerle buluşturmuştur. Demiryolu tek ulaşım aracı olduğu için kalkınmanın ana aracı olmuştur. Demiryoluyla birlikte yapılan buğday siloları da kırsal kalkınmayı hızlandırmıştır. Anadolu’nun verimli ovalarında üretilen buğdayı önemli bir katma değere dönüştürmüş ve istasyonların etrafında yeni şehirler kurulmuştur.

İşte Cumhuriyetin en büyük kazanımı Anadolu'yu bu şekilde imar ederek yaşanabilir bir ülke kurmak olmuştur.

Cumhuriyetin onuncu yılında “Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Ancak yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz” diyen Mustafa Kemal Atatürk’e ve bu güzel ülkeyi yurt yapanlara saygıyla...

RECEP YILMAZ

İNŞAAT MÜHENDİSİ-YAZAR

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026