Cevat Yurdakul’u anarken - Av. M. Ziya YERGÖK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Cevat Yurdakul’u anarken - Av. M. Ziya YERGÖK

28.09.2021 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cevat Yurdakul, 1979 yılında, ülke genelinde ve Adana’da terörün kol gezdiği, her gün onlarca kişinin terör örgütlerince katledildiği, ülkenin büyük illerinde ve Kahramanmaraş olayları nedeniyle de Adana’da sıkıyönetim ilan edildiği bir süreçte Hatay Emniyet Müdürlüğü’nden Adana Emniyet Müdürlüğü’ne atanmıştı ve henüz 37 yaşındaydı. 

Adana, o dönem etnik ve ekonomik çelişkileriyle, terör olaylarının en yoğun yaşandığı ve can güvenliği kaygısının günlük yaşamı derinden etkilediği illerin başında geliyordu. Mesleğin henüz başında bir avukat olarak birçok meslektaşımızı da teröre kurban verdiğimiz bir dönemdi.

GÖZÜNÜ BUDAKTAN SAKINMADI

İyi bir eğitime ve kariyere sahip, mesleğine âşık genç ve yurtsever bir Emniyet müdürü olan Cevat Yurdakul bu koşullar altında görevine hızlı başladı ve gözünü budaktan sakınmadan suç örgütlerinin üzerine gitti. Cumhuriyete ve devlete bağlı yansız bir kamu görevlisi olarak halkın can güvenliği ve esenliği için çalışmasına rağmen suç örgütlerinin hedefi olmakta gecikmedi. Adana’daki kısa görev döneminde birçok faili meçhul olayı aydınlatmayı başarmıştı.

TERÖR EYLEMLERİ

10 Eylül 1979’da TİP Adana İl Başkanı Av. Ceyhun Can, gündüz saatlerinde bürosunda, masasının başında partisinin yayın organı Yürüyüş dergisini okurken içeri giren silahlı teröristlerin başına sıktığı kurşunla katledilmişti. Hemen büroya gittiğimde meslektaşımızın başı okumakta olduğu Yürüyüş dergisinin üzerine düşmüş ve kanlar içindeydi. O arada Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul da olay yeri büroya geldiğinde çok üzgündü. Ben “Müdür bey, çok değerli bir arkadaşımızı kaybettik” dediğimde “Merak etmeyin failleri en kısa zamanda yakalayacağız” demişti. 

Yine o dönem 18 Eylül’ü 19 Eylül’e bağlayan gece Adana Yapı Meslek Lisesi’nin 6 öğretmeni kaldıkları okula ait bekâr lojmanında katledilmişti. Ne yazık ki bu olayların üzerinden henüz 18 gün geçmişti ki 28 Eylül 1979 sabahı göreve giderken şehrin merkezinde çapraz ateşe tutularak Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul da katledildi. Ertesi gün gazeteler, birinci sayfalarından “Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Emniyet müdürü katledildi” diye haberler yaptı. Sevilen, başarılı Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul’un katledilmesi kentte büyük bir üzüntü yarattı ve bir anda protesto gösterileri, yürüyüşler ve iş bırakma eylemleriyle tam bir kaos ortamı oluştu. Art arda yeni cinayetler işlendi ve terör eylemleri yaşandı. Nitekim 3 Şubat 1980’de Adana Barosu üyesi Av. Halil Sıtkı Güllüoğlu, 3 Mayıs’ta da yine Adana Barosu Üyesi ve CHP Adana İl Başkanı Av. Ahmet Albay uğradığı terör saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Her üç avukat meslektaşımızın ortak özelliği Adana Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görülmekte olan Kahramanmaraş Katliamı ile ilgili davanın müdahil avukatları olmasıydı. 

Ülke genelinde ve Adana’da yaşanan bütün bu terör eylemleri sonucunda “şartlar olgunlaşmış” (!) olacak ki 12 Eylül faşist askeri müdahalesi geldi, hukuk ve demokrasi askıya alındı. Artık “Asmayalım da besleyelim mi?” noktasına gelinmişti. Özgürlükler kısıtlandı, örgütlü toplum yok edildi. İhtilalcilerin “Bir sağdan, bir soldan asıyoruz” demelerine rağmen özellikle solcular hedef alındı. Gençler işkencede öldü, göz altında kayboldu.

CİNAYETLER KARANLIKTA KALDI

Bunun acı sonuçlarını aradan geçen bunca yıla rağmen ülke ve toplum olarak hâlâ yaşıyoruz. Daha üzücü olan da yaşanan bu cinayetlerin bazı failleri yakalanmış, yargılanmış ve ceza almışlarsa da cinayetlerin tam olarak aydınlatıldığı söylenemez. Emniyet müdürümüz ve meslektaşlarımızın cinayet emrini veren ve suça azmettirenlere dönük etkili bir soruşturma yapılamamış ve cinayetler bu yönüyle karanlıkta kalmıştır. Bu da demokratik bir topluma ve hukuk devletine yakışmayacak bir ayıptır. Ülkemiz, bir an önce demokrasi ve hukuk toplumu olmalı, etkin soruşturma yapılmalı, faili meçhul tüm cinayetler aydınlatılmalıdır.

Bu vesileyle, 42 yıl önce bugün ilimizde görev yaparken katledilen yiğit, cesur ve dürüst bir kamu görevlisi olarak efsaneleşen şehit Emniyet müdürümüz Cevat Yurdakul’u ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

AV. M. ZİYA YERGÖK

ADANA BAROSU

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026