Kültür ve bilimin koruyucu anıtları: Kütüphaneler, arşivler, müzeler
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kültür ve bilimin koruyucu anıtları: Kütüphaneler, arşivler, müzeler

27.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bilgi yönetimi konusunda ileri düzeyde olan ülkelerden çok gerideyiz. İlerlemek bilgiyle olur, bilgi birikimini denetlemeyen toplumlar geri kalmaktan kurtulamazlar. “Bilgi Yönetimi Politikaları” ile ilgili yapılan bu öneriler, ülkemizin Batı ülkeleriyle bilgi yarışında, bilgi ve bilim bağlamında geri kalmaması için olmazsa olmaz bazı koşullardır.

 

Öncelikle tüm meslektaşlarımın, kitapseverlerin, araştırmacı ve akademisyenlerin ve tüm halkımızın bu önemli haftasını (25-29 Mart) kutluyorum. Okuma alışkanlığı yaşam boyu elde edilen bir alışkanlıktır: Kreşlerden başlayarak ilkokullara, liselere ve üniversitelere kadar herkesin kolayca erişebileceği, eğitimlerini destekleyen iyi donanımlı okul ve halk kütüphaneleri olmalıdır. “Örgün eğitim” sonrasında toplumun her mahallesinde bulunması gereken halk kütüphaneleri, yaşamın her aşamasında “sürekli eğitimi” destekleyen kurumlardır. Her dönemde biz varız!
Bilgi birikimsiz toplumlar ulusal kimliklerinden kolayca koparılarak, bilgi öncüsü olan ülkelerin güdümüne girerler ve gelecekte de onların sömürgeleri olarak kalmaya mahkûm olurlar. J. L. Borges’a göre (1941) çok doğrudur ki, büyük güçlerin en büyük hedefi “tarih boyunca düşman istilacılar olarak girdikleri ülkelerin kültür miraslarını daima yok etmek” olmuştur. Bir ülkeyi egemenliği altına almanın en önemli aşaması da istila edilen ülkenin kültür mirasını ve bilgi birikimini ortadan kaldırmak olmaktadır. Böylece amaç o toplumun geçmişiyle bağlarını koparmaktır. Bu nedenle, kütüphaneler, arşivler, müzeler bizim kültür anıtlarımızdır.

Kültür-Bilim Anıtları
Değişik uygarlıklar bin yıllardır kendi kültür birikimlerini korumak amacıyla gerek devlet tarafından gerek bireyler, kurumlar, vakıflar tarafından kütüphaneler, arşivler ve müzeler kurmuştur. Böylece insanlığın kültür mirasları günümüze dek taşınmıştır, bu bir kültürel varoluş nedenidir.
Kütüphaneler: Kütüphaneler kitaplar ve süreli yayınların yanı sıra, değişik formatlarda üretilmiş bilgi ve belgelerin, bilinçli bir şekilde toplandığı ve düzenlendiği dermelerdir. Bu amaçla, her ülkede devlet ve/ veya özel kuruluşlar tarafından kurulan kütüphaneler eğitim ve araştırma amacıyla halkın hizmetine sunulur.
Arşivler: Günümüze kadar gelmiş tarihi belgeler, el yazmaları, eski fotoğraflar ve posterler, özel raporlar, mektuplar, anılar, tutanaklar, vb. materyallerden oluşur. Bunlar devlet veya kent arşivleri olarak kurulan şirket veya özel kuruluşlara ait kurumlardır. Arşivler bir ülkenin olduğu kadar, özel kurum ve kuruluşların gelişimini belgeler, kültürünü yaşatırlar.
Müzeler: Müzelerde saklanan sanat eserleri ödünç alınamayan ancak yerinde gezilerek görülen, incelenen objelerdir: heykeller, resimler, portreler, vazolar, mozaik ve seramik işleri, tekstil, takılar gibi. Kitaplarda olduğu gibi, objenin yapım tarihi, sanatçı adı, boyutları, türü, şekli, rengi nedir, hangi uygarlık veya hangi ülkeye aittir gibi künye bilgileri kaydedilir.
Kişisel Arşivler ve Müzeler: Bu kurumlar bazen kamuya açık olmayan, hizmete sunulmayan, çoğu zaman da bilinmeyen kişisel dermelerdir; kendi dar çevrelerinde sınırlı kullanımları vardır. Bazı girişimci koleksiyoncular da halka açık hizmet veren özel arşiv ve müzeler kurabilir. Ne yazık ki, bunların birçoğu saklı halka açık olmayan koleksiyonlardır, bunları toplayan ile onun yakın çevresi bilir.
Şunu önemle belirtmek gerekir ki buralarda bulunan çok sayıda eser kişilere değil, aslında topluma aittir. Her ne koşulda olursa olsun, bu değerli belge ve objelerin tümü kayıt altına alınarak, bölge merkez kütüphanesi, arşivi ve/veya müzesinin veritabanında yerlerini almalıdır. Bunlar bir ulusun kültür mirasıdır, kullanımları kamu yararına, araştırma ve eğitim amaçlı, yasalarla belirlenen koşullarda olmak üzere hizmete sunulabilmelidir.

Bibliyografyaİndeks- Kataloglar:
Yukarıda sayılan özel / tüzel kurumsal yapılar dışında, yüzyıllar boyunca bibliyofiller (kitapseverler) tarafından bibliyografyalar ve kataloglar yayımlanmıştır. Bu tür kaynakçaların hazırlanması için kütüphanelerde, arşivlerde, müzelerde bulunan basılı yayınlar, el yazması ve el yapımı eserler özden geçirilir, künyeleri hazırlanır ve resimlendirirler. Bu tür kataloglar, bibliyografyalar, süreli yayın listelerinde yer alan bilgi ve belgeler ile ülkenin kültür varlıkları kayıt altına alınmış olur, bunlara kolay erişim sağlanır.
Aynı şekilde açık havada bulunan mimarlık eserleri, anıtlar, gömütler, tapınaklar, mezar taşları, yazıtlar ve ören yerleri de kayıt altına alınmalı, bunların özellikleri de belirlenerek tanımlanmalı, konu başlıkları verilerek veri tabanlarında yer almalıdır. Kütüphaneler, arşivler ve müzeler UNESCO tarafından, insanlığın bilgiye dayanan kültür hazinelerinin korunduğu yerler olarak tanımlanmıştır.

Sorunlar:
Ülkemizdeki durumu irdeleyecek olursak, bilgi yönetimi konusunda ileri düzeyde olan ülkelerden çok gerideyiz. Öncelikle meslek içinde çalışan görevlilerin tüm çabalarına karşın, devletin ilgili birimleri tarafından konunun yeteri kadar önemsenmediği bir gerçektir; bu biraz da genel düzeyde bilgi yönetimi ve bilgi denetimi konusunda toplum olarak duyarsız olmamızın sonucudur. Diğer taraftan bilginin kullanıcıları olarak araştırmacılar ve akademisyenler de bu alanda gerekli olan duyarlılığı ve istemi göstermemişler, uluslararası standart ve kuralların kendi kültür varlıklarımıza uygulanması için baskı oluşturmamışlar. Dış dünyadan kolaylıkla elde ettikleri bilgilerden yararlanırken, kendi bilgi veri tabanlarımız nerede diye sorgulamamışlardır. Son olarak şunu söylemek isterim ki, ilerlemek bilgiyle olur, bilgi birikimini denetlemeyen toplumlar geri kalmaktan kurtulamazlar. Aşağıda belirtilen “Bilgi Yönetimi Politikaları” ile ilgili yapılan bazı öneriler, ülkemizin Batı ülkeleriyle bilgi yarışında, bilgi ve bilim bağlamında geri kalmaması için olmazsa olmaz bazı koşullardır.

Bilgi Yönetimi Politikaları Üzerine Öneriler:
Bilgi Politika sı: Öncelikle ülkemiz için ivedilikle bir “Bilgi Politikası” geliştirilmesi şarttır; bunu hazırlarken başta kütüphaneci, arşivci ve müze yöneticileri olmak üzere, akademisyen, araştırmacılar, sanatçılar, kültür, sosyoloji ve tarih alanlarından uzmanlar bir araya gelerek, ülkemize özgü bir kültür politikası oluşturulmalıdır.
Standartlar ve Planlama: Değişik alanlarda hizmet veren kütüphaneler için (üniversite, okul, halk, çocuk, özel kütüphaneler, milli kütüphane, vakıf kütüphaneleri, özel kütüphaneler) ulusal amaçlar ve hedefler saptanmalı, ülkemize özgü standartlar getirilmelidir. Toplumun her kesimine “örgün, yaygın, sürdürülebilir” eğitim olanakları sağlanmalıdır.
Ulusal VeriTaba nı: Kütüphanelerde bulunan tüm kitap ve süreli yayınlar için toplu kataloglar/bibliyografyalar hazırlanmalı, kitap ve süreli yayınların hangi kütüphanelerde olduğu belirlenmelidir. Ayrıca özel ve kişisel kütüphaneler, arşiv ve müzelerde bulunan yapıtlar da ulusal veri tabanlarında standartlara uygun olarak kayıt altına alınmalı, çevrimiçi erişim yoluyla hizmete sunulmalıdır. Bunların tanımlanması için ülkemize özgü konu başlıkları hazırlanmalı, indeksler geliştirilmeli, belgelere en kolay ve çabuk erişim sağlanmalıdır. Bu faaliyetlerin gerçekleşebilmesinde devlet desteği şarttır.
Süreli yayınlarLA veritaba nı oluşturulma - sı: Dergi indeksleri projesine bir an önce başlanmalı (özellikle sosyal bilimler, tarih, sanat, arkeoloji, mimarlık, dil ve edebiyat vb. konularda) alanında belli başlı dergiler seçilerek kavramsal dizinler (thesaurus) hazırlanmalıdır. Özel proje olarak da uzmanlar tarafından belirlenecek bilimsel dergilerin de eski sayılarına doğru gidilerek indekslenmeleri sağlanmalı, böylece günümüze kadar bu bilgilere çevrimiçi erişim mümkün olmalıdır. Hazırlanacak konu başlıkları Türkçe ve İngilizce olarak verilerek, uluslararası düzeyde erişime açılmalı, bunlara internet ortamında erişim sağlanabilmelidir. Uluslararası ortamda da çok gereksinim duyulan bir eksikliği tamamlamış olacaktır.
Gazete indeksleri: Halen yayımlanmakta olan, süregelen veya yayın hayatını tamamlamış gazetelerin bibliyografik künye bilgileri derlenmelidir: Başlık, yayıncı, başlangıç tarihi, bitiş tarihi, nerede yayımlandığı vb. Ayrıca belli başlı ağırlığı olan bir ulusal gazetenin (Cumhuriyet Gazetesi) indekslenmesine kaldığı yerden ve geriye doğru, devam edilmeli, bunun için de İngilizce-Türkçe konu başlıkları kullanılmalıdır.
Başvuru kitapları: Türkiye ile ilgili temel ve belirli kaynak kitapların İngilizce ve önemli yabancı dillere çevrilerek yayın ve dağıtımlarının sağlanması (efsanelerimiz, töreler, törenler, gelenekler, müzik, danslar, folklor gibi özgün faaliyetler) ülkemiz tanıtımında bir boşluğu doldurması bakımından çok önemli etkisi olacaktır. Bunun gerçekleştirilmesi için devlet veya özel kurum ve kuruluşlarımızın yayınevleri (Kültür Bakanlığı, bankalar, şirketler) bu önemli görevi üstlenmelidir.
Konu ve ad dizinleri: Konu başlıkları ve denetimli sözcükler dizinleri (thesaurus) yanı sıra, özel-tüzel, adlar, tarihi ve coğrafik adların dizinleri de standart yazım biçimiyle ulusal / uluslararası kullanıma sunulmalıdır. Sosyal bilimler, din, tarih, sanat, arkeoloji gibi alanlarda kavramsal dizinler hazırlanmalıdır.
Sanat eserleri ve Ören Yerleri: Müzelerdeki eserlerin yanı sıra, açık alan anıtları, heykel, seramik vb. yapıtların toplu veri tabanları oluşturulmalı her birinin özellikleri ve künyeleri uluslar arası standartlara göre hazırlanmalı, yerleri belirtilmelidir. Bunların tümü resimleriyle birlikte veri tabanlarında yer almalıdır.
Gerek ülkemiz için gerek uluslararası düzeyde eksiklerimizi tamamlayabilmemiz için, bunlara bir an önce başlanması önemlidir ve bunlar bir ekip çalışması sonucu gerçekleştirilebilir. Kütüphaneciler ve değişik bilim dallarından akademisyenler, araştırmacı ve uzmanlardan oluşan bir komisyon / komisyonlar kurulmalıdır. Sorunları birlikte saptayıp, birlikte çözümler getirmek üzere ortak girişimlerde bulunulmalıdır.

Meral Alakuş

Yazarın Son Yazıları

Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026
Migros depo işçileri neden direniyor? - E. Haktan Altın

22 Ocak’tan bu yana Migros depolarında DGD-SEN öncülüğünde işçiler “insanca yaşayabilmek” için direniyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Yaşlı hakları ve emekli aylığı - Ahmet Münci Özmen

Yaşlılık hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, daha önce var olanların azalmasıyla, eksilmesiyle ilgili bir durumdur.

Devamını Oku
14.02.2026
Hukuki güvenlik ile ‘açık hata’ arasında - Abdullah Dörtlemez

İdare hukukunun en kırılgan eşiklerinden biri, hukuki güvenlik ilkesi ile hukuka uygunluk talebi arasındaki gerilimde ortaya çıkar.

Devamını Oku
13.02.2026
İliç’te yaşanan çaresizlik - Duran Güldemir

“Tüm siyasi partilerden ve muhtarlardan ortak çağrı: Çöpler Altın Madeni açılsın!..”

Devamını Oku
13.02.2026
Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026