Türk-İslam sentezi ve sonuçları - Nihat TAYDAŞ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Türk-İslam sentezi ve sonuçları - Nihat TAYDAŞ

31.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Batı uygarlığı ve laikliğe karşı olmak, Türkiye’de “Türk- İslam Sentezi” denen anlayışı doğurmuştur. Bu anlayışın ortaya çıkmasında, emperyalizmin etkisi belirleyicidir. Emperyalizmin, “solcu Türkler” korkusu, Türkiye’deki Türklüğü ve İslamiyeti komünizm karşıtlığının payandası yapmış; böylece Türk-islam sentezi’nin oluşmasını sağlamıştır. 

Ali Nejat Ölçen’e göre, Türk-İslâm sentezinin amaçları şu beş maddede toplanır: 1) Din ve ahlakın yerini alan materyalist görüş nedeniyle, Batı çökmeye yüz tutmuştur. Onun, kültürü ve moral değerlerini değil, sadece bilim ve tekniğini almakla yetinmek gerekir. 2) Türklük bilinci İslâmiyet içinde eritilmelidir. İslamiyet’ten ayrı ve bağımsız ulusçuluk anlayışı ortadan kaldırılmalıdır. Çünkü tarih boyunca, İslamiyet içinde erimiş ümmet bilincine sahibiz. 3) Bütün bireyler bir kültür plânlaması içinde, İslamın kabul ettiği ölçülere uygun, dindar olarak yetiştirilmelidir. 4) Türkler, İslamiyetin yeniden öncüsü olarak uygarlığı Doğu’da parlak bir düzeye yükseltebilir. (Ali Nejat Ölçen, İslamda Karanlığın Başlangıcı ve Türk İslam Sentezi, Ekin Yayınları, Ankara 1991, s. 128.)               

Buna göre, Atatürk Devrimlerinin temellerinden olan ulusçuluktan vazgeçilip ümmetçiliğe dönülecek; bireyler din temeline dayalı olarak biçimlendirilecek, Türklerin öncülüğünde bir İslam birliği oluşturulacaktır.

KEMALİST MİLLİYETÇİLİK

Türkiye’de milliyetçilik, üç kümede toplanır. Birincisi, Anadolucu bir Türkçülüğe, soy ve köken birliği anlayışına yönelen milliyetçiliktir, yani Türkçülük. 

İkincisi,  yurttaşlık hukukunu ve yurt bağını temel alan milliyetçiliktir, yani Kemalist milliyetçilik. Kemalist milliyetçilik, Batılı olmayı çağdaşlaşma ve ilerleme olarak almakta, böylece milliyetçiliği, yerel ölçeklerin üstüne çıkararak yeniden kurmaktadır. Kemalist milliyetçilik, devleti kurarken Batıcı yaklaşımı gözettiğinden “kurucu milliyetçiliktir”. 

Üçüncüsü, dinin birleştirici olduğu milliyetçiliktir, yani muhafazakâr ve dinci milliyetçilik. Muhafazakâr ve dinci milliyetçilik, 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra, darbecilerin “Türk-İslam sentezi” anlayışları doğrultusunda biçimlendirilmiştir. Bu türden milliyetçilik, darbeden sonra, NATO’nun Türkiye’ye biçtiği milliyetçilik örneğidir.     

ÖZDEĞERLERE DÖNMELİ

Emperyalistler, İslam dinini sömürü aracı olarak kullanarak; Araplara boyun eğdirdiler, onları kendi amaçları doğrultusunda yönetmeyi başardılar. Emperyalistlerin karşılarına çıkabilecek tek güç, Türk ulusuydu. Türk ulusunu, antiemperyalist özünden koparıp emperyalizmin hizmetine sokmayı; Türkiye’deki Türkleri, Türk-İslam sentezine katarak sağladılar.

Türkiye’de yaşayanların tek çaresi, emperyalizmin işbirlikçisi olan Arap kültüründen sıyrılmaları; Türk’ün haksızlığa, sömürüye, adaletsizliğe karşı çıkan özündeki değerlere, solun değerlerine, geri dönmeleridir.

NİHAT TAYDAŞ 

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026